Ana içeriğe geç
Sözlük

zem ile cümle

zem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ölüler, zeminlerin altına veya terk edilmiş binaların moloz dolgularına gömülmüştür.Les morts ont été enterrés sous les planchers ou dans les décombres comblés de bâtiments abandonnés.
Yüzeyi, sert zemindir, özellikle DecoTurf'tur.La surface utilisée est le dur et plus spécialement le Decoturf II.
Uçuş, Robert Zemeckis imzalı 2012 ABD yapımı bir dram filmi..Flight, un film américain de 2012 de Robert Zemeckis.
Film, Robert Zemeckis'in ilk yönetmenlik denemesidir.C'est le premier film de Robert Zemeckis comme réalisateur.
Gemi otomatik olarak çalışabilir ya da bağımsız zemin kontrolü bir pilot tarafından yapılabilir.Il vole de façon autonome piloté par un contrôleur au sol.
Ayrıca Zemzem kuyusu da kutsal kabul edilmekteydi.En réalité, le Saint-Siège aussi avait été convaincu.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Les terrains artificiels doivent être de couleur verte.
Zemini dibi, uzak anlamına gelir.Le cri territorial porte loin.
Kaliforniya'ya dönüğü zaman, aklındaki düşünceyi Robert Zemeckis'e açıkladı.Lors de son retour en Californie, à Los Angeles, il parle de son nouveau concept à Robert Zemeckis.
Orada günde 20 saat fabrikada çalışıp aynı fabrikanın zemininde uyuyarak büyüdü.Travaillant 20 heures par jour, il fit preuve d'une grande activité durant cette période de crise.
Mozaikler hem duvar hem de zeminde dikkat çekmektedirler.Les mosaïques recouvrent alors les sols mais aussi les murs.
Mühendisin zemine çakılan gemisi Vickers'i ezer.Le vaisseau des Ingénieurs s'écrase alors au sol, tuant Vickers.
Zemin kat genelde sokak cephesinde kapalı tutulmuştur.En réalité, la porte au bout du couloir est habituellement fermée.
28'i zemin katta, 32'si ise üst katta olmak üzere 60 odaya sahiptir.Il compte 60 salles : 28 au rez-de-chaussée et 32 à l'étage.
Esnaflar üst katta yaşar, zemin katta dükkanlar bulunur.Les magasins sont au rez-de-chaussée et les ateliers à l'étage.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Ceux-ci firent raser les murailles pour se faire des jardins ou des habitations.
Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner.C'est pour cela qu'elles plongent elles aussi vers le sol.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.Le tournoi se joue sur dur extérieur.
Güreşi bırakan pehlivan, zembilini duvara asmasından belli olur.Des panneaux accrochés au mur montrent comment il est devenu sourd.
Tavanları ve zemin kaplamaları ahşaptır.Les planchers et les plafonds sont en bois.
İniş iletkenleri 50 mm2 som bakır ve döşeneceği zeminden 5 cm açıkta olacak şekilde olmalıdır.Il sera nécessaire de les semer dans des boîtes à semis à mi- ombre avec 15 cm de terre au moins en dessous.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Les nids sont bien camouflés et placés de 1,3 à 7,6 mètres du sol.
Bisikletçiler, toprak zeminde bisikletlerini yönlendirirler.Dans ce cas, des cyclistes placent leur vélo en hauteur.
Bu da finans sektörünün batmasına zemin hazırlamıştır.Il révèle l’appétit de la finance pour ce nouveau secteur économique.
Odalar kireçten yapılmış kırmızı veya pembemsi terrazzo zeminlere sahiptir.Les chambres ont des sols en granito rouge ou rosâtre constitué de chaux.
Grebbe Hattında kaybettiği zemini kazanmaya yönelik girişimler de başarısız oldu.Los intentos de ganar el terreno perdido en la línea Grebbe también fracasaron.
Hem mavi hem sarı zemin ikisi de zengin elmas üreticisiydi.La tierra azul y amarilla fueron prolíficas productoras de diamantes.
Gece: Siyah bir zeminde beyaz metin.Queremos Libertad: Una Vida En Los Panteras Negras.
Sears ve Zemansky'nin Üniversite Fiziği.Sears and Zemansky's College Physics (9ª edición).
Araç Dünya dışında bir zeminde uzaktan kumanda ile hareket ettirilen ilk robottu.Es el primer robot con control remoto que aterriza en otro planeta.
D’Alembert İlkesi Konunun inşa edildiği zemin D’Alembert ilkesidir.Finalmente sumando las N ecuaciones anteriores se sigue exactamente el principio de D'Alembert.
Abdurrahman Faris (30 Ocak 1911, Amalou - 13 Mayıs 1991, Zemmouri), Cezayirli siyasetçi.Abderrahmane Farès (Akbou, 30 de enero de 1911-Zemmouri, 13 de mayo de 1991), político argelino.
Yunan tapınağı zeminden üç basamak üstündeydi.La base del edificio griego tenía tres escalones.
Bu dönemde sol öğrenci olaylarına karşı ortak bir zemin oluştu.En este período se vinculó a los movimientos estudiantiles universitarios de izquierda.
Maçlar sert zeminde oynanmaktadır.Se juega en superficie dura.
Ayrıca Zemzem kuyusu da kutsal kabul edilmekteydi.Asimismo, el roble se consideraba un árbol sagrado.
Motor, zemberek ya da elektrikle çalıştırılabilir.El motor puede ser diésel o eléctrico.
Yuvalarını zemine veya ağaç ya da kaya kovuklarına yaparlar.Las pistas pueden ser de tierra (arena) o de hierba (césped).
Daha çok film yapımcı ve yönetmenleri Richard Donner ve Robert Zemeckis’in projelerinde yer almıştır..Apareció frecuentemente en las películas de Richard Donner y de Robert Zemeckis.
Zema Ion, Jack Evans ve Low Ki’yi mağlup ederek kontrat imzaladı.Austin Aries derrotó a Zema Ion, Low Ki y Jack Evans.
Böylelikle zemin kapasitesi 1000'den 38.500'e çıkmıştır..Por lo tanto la capacidad del estadio aumentó de 13 500 a 31 800 asientos.
"MARAŞ KATLİAMI ZEMİNİNDE YABANCILAŞMA".«"La ingrata conducta del pueblo catalán..."».
Merdivenle birinci kata çıkılır, burası da biçim bakımından zemin katına benzer.Es parecido al primer grado, y representa el camino ascendente por la escalera.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.El torneo se disputa en pista dura cubierta.
Ancak Zam Zam Cola için Zemzem suyu kullanılmamaktadır.No existen tarifas por la utilización del agua subterránea.
Tenis dikdörtgen düz bir zemin üzerinde oynanır.El tenis se juega en una pista rectangular.
Sahınların zemini mermer döşelidir.Las escalinatas exteriores serán de mármol.
Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner.Durante el avance el agua infiltra en el suelo.
Binanın zemin katı süper marketlere kiraya verilmektedir.Esta marca explota supermercados de mediana superficie.
Mermer zeminler güzeldir.I pavimenti di marmo sono belli.
Yeni evimde oturma odası zemin katta ve yatak odası birinci katta.Nella mia nuova casa il salotto è al pianterreno e la camera da letto al primo piano.
Kaliforniya'ya dönüğü zaman, aklındaki düşünceyi Robert Zemeckis'e açıkladı.Quando tornò in California, raccontò a Robert Zemeckis la sua idea.
Kore’de zemin ısıtması (ondol) yüz yıllardır kullanılıyordu.Il riscaldamento del pavimento (ondol) si usa da secoli in Corea.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Dopo la perdita degli elefanti, Metello Scipione cominciò a perdere terreno.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Il contratto ha forza di legge tra le parti.
Doğuda Tiberius'un kazandığı zemini kaybetti ve fikirlerini papaya empoze etti.Perse i territori ripresi ad est da Tiberio, ed impose le sue visioni anche al papa.
Walter Zeman (1 Mayıs 1927 - 8 Ağustos 1991), Avusturyalı futbolcudur.Walter Zeman (1º maggio 1927 – 8 agosto 1991) è stato un calciatore austriaco, di ruolo portiere.
Tipik zemin kuşlarıdır.Si tratta di uccelli tipici delle foreste.
60 konuk odasının on altısı zemin kattadır.Circa sessanta ospiti possono sedersi intorno al tavolo.
Viyana'daki müzik eğitimi sırasında Alexander von Zemlinsky ve Robert Fuchs ona hocalık yapmışlardı.Studiò musica sotto la guida di Alexander von Zemlinsky e Robert Fuchs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod