Buradaki zeki biri.Toto je chytré.
Buradaki zeki biri.Yang ini pintar.
Buradaki zeki biri.И умный.
Buradaki zeki biri.Това е по-умно.
Buradaki zeki biri.זה דבר נפלא ומדהים.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.De les die we hieruit leren is dat je geen hersens hoeft te hebben om begunstigd te worden.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Die Lektion die wir davon lernen ist: man muss keinen Geist haben um Nutznießer zu sein.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Ebből azt tanulhatjuk meg, hogy a haszonélvezethez nincs szükség agyra.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.여기서 얻을 수 있는 교훈은 이득을 얻기 위해 정신이 꼭 필요한 게 아니라는 겁니다.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.La lección que podemos obtener de todo esto es que no necesitas tener un cerebro para recibir los beneficios.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.La lezione che ne ricaviamo è che non c'è bisogno di un cervello per trarre vantaggio da qualcosa.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Lecția pe care am învățat-o este că nu trebuie să ai cap ca să devii beneficiar.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Não precisam de ser. A lição que tiramos daqui é que não é preciso ter inteligência para se ser favorecido.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Pelajaran yang kita dapat dari sini adalah Anda tak perlu bisa berpikir untuk dapat memperoleh sesuatu.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Poučení, které si z toho můžeme odnést je, že k tomu, abyste z něčeho těžili, nepotřebujete být chytří.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Tästä opimme sen, ettei edunsaajalla tarvitse olla ymmärrystä.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Ta zależność uczy nas, że nie trzeba mieć rozumu, by korzystać z sytuacji.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Αυτό που διδασκόμαστε είναι ότι δεν είναι απαραίτητο να έχεις μυαλό για να ωφεληθείς.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Урок, который мы из этого выносим состоит в том, что вы не должны иметь разум чтобы получать выгоды.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.Урокът, който научаваме от това е, че не е нужно да имаш ум, за да бъдеш облагодетелстван.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.הלקח שאנו לומדים מכך הוא שאין צורך להיות בעל מוח כדי להיות זה שיוצא נשכר.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.والدرس الذي نتعلمه من هذا لا تحتاج الى عقل حتى تكون مستفيدا.
Buradan öğreniyoruz ki, fayda sağlamak için zeki olmak gerekmez.利益を受ける為に知性は必要ではない デザインは自然に存在しますが 誰かの頭にあるわけではない
Burunları daha dardı. Dünyayı renkli olarak görebiliyorlardı. Daha zekiydiler.Ihre Schnauzen waren schmaler, sie konnten Farben erkennen und sie waren intelligenter.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Ein System was darauf gebaut ist neugierige, intelligente und motivierte Individuen zu erschaffen.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.É o começo de uma revoloção. Um sistema assim cria curiosidade, inteligência e indivíduos criativos
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Es el inicio de una revolución.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Sistem seperti itu akan membuat individu-individu yang penasaran, cerdas dan inventif.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.System jak ten stworzy ciekawe, inteligentne i innowacyjne jednostki.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Un sistema così creerà individui curiosi, intelligenti e inventivi.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Un sistem ca ala va crea indivizi stimulati ,inteligenti si curiosi.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Un système comme celui-ci créera de curieux, intelligents et inventifs individus.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Ενα σύστημα σαν και αυτό θα δημιουργεί περιέργεια,ευφυΐα και διαδραστικά άτομα
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.Подобна система ще създаде любопитни, интелигентни и изобретателни индивиди.
Bu tür bir sistem, meraklı, zeki ve yaratıcı bireyler üretecek.単なる労働者とは少し違う。
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Es ist beschämend und unwürdig für eine intelligente Spezies.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Es una vergüenza para una especie inteligente.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Het is een schande voor zo'n intelligent ras.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Ini adalah hal yang memalukan, untuk spesies yang "katanya" pintar
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.Това е унижение за вид, който притежава интелект.
Bu tür işler bizim gibi zeki bir ırk için utanç verici.どんな仕事も繰り返したり模倣したりすることは非常に簡単です。
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice. Deltaların hepsi bunu yapar.Et tarvitse tuota kamu.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice. Deltaların hepsi bunu yapar.Nu sticker vi.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice.To přináší smůlu.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice..זה מביא מזל רע .לא, זה חכם-
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.Acestea şi multe alte experienţe similare m-au convins că sunt tone de copii isteţi în Africa
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.Deze en vele andere voorbeelden overtuigden me ervan dat er massa's briljante jongeren zijn in Afrika
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.Diese und viele ähnliche Erfahrungen überzeugten mich, dass es massenhaft kluge Kinder in Afrika gibt
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.Et toutes ces expériences similaires m'ont convaincu qu'il y a des tas d'enfants doués en Afrique
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.Ez, és az ehhez hasonló tapasztalatok győztek meg arról hogy mérhetetlen számú tehetséges gyerek van Afrikában
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.I to i wiele podobnych doświadczeń przekonało mnie, że w Afryce jest masa bystrych dzieci
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.이런 비슷한 경험들이 저로 하여금 아프리카에는 정말 많은 똑똑한 아이들,
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.Questa e molte altre esperienze simili mi convinsero che l'Africa era piena di bambini brillanti
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.וזה ועוד הרבה מקרים דומים שיכנעו אותי שפשוט יש המון ילדים מבריקים באפריקה
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.و هذه الخبرات و الكثير مما ماثلها أقنعني أن هنالك أطنان من النوابغ في أفريقيا
Bu ve buna benzer daha birçok deneyimler beni Afrika'da bir çok zeki çocuğun olduğuna ikna etti.アフリカには聡明な子供達が 大勢いることを確信しました -- 発明の得意な子供 知的な子供 -- その才能を活かすチャンスが不足しています
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.C'est le résultat de la forte intention, l'effort sincère et l'exécution intelligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.Det er resultatet af store hensigter, oprigtig flid og intelligent udførelse.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur.È il risultato di una grande aspirazione, uno sforzo sincero e di un agire intelligente.
Büyük istek, samimi çaba ve zekice uygulamanın bir sonucudur."É o resultado de uma intenção firme, de esforço sincero e execução inteligente.