O aslında zeki birisi ama biraz şaşkın.Byl znám jako inteligentní, ale trochu tajnůstkářský.
Aşırı zekidir.Je vysoce inteligentní.
Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu..."Bývala jsem 'šprt' školy a děti mi záviděly, protože jsem na tom byla lépe než všichni ostatní.
Zeki bir kişi olduğu için kendisine mahsus program uygulandı.Protože byl šikovný, dostal se do učení ke knihvazači.
Buddy daha aklı başında ve Ed'den daha zekidir.Bucket je o trochu více chytřejší než jeho kamarád Skinner a realističtější.
Ayrıca, Masumiyet'in Zeki Demirkubuz'la birlikte iki yapımcısından biridir.Je také jedním ze dvou vynálezců dyšny Kylchap.
Köpeğe göre daha zekidir.Protože pes je chytřejší než ocas.
Primatlar, memelilerin en zekilerindendir.Orangutani patří mezi nejinteligentnější primáty.
Scarpia zekice Çavdarossi'nin Angelotti'nin hapisten kaçışı ile bir bağlantısı olduğunu düşünmeye başlar.Cavaradossi popírá, že by o Angelottiho útěku cokoliv věděl.
Tom da en az Jerry kadar zekidir ama çok ağırdır.Jeho čistě německá výchova však byla velmi přísná, ba tvrdá.
Buna rağmen filler oldukça zeki hayvanlardır.Prasata jsou totiž velice čistotná zvířata.
Sanırım yaşı için biraz fazla zeki.El este considerat a fi prea inteligent pentru vârsta sa.
Jeanne-Antoinette zeki, güzel ve eğitimliydi.Jeanne Antoinette a fost inteligentă, frumoasă și rafinată.
Togan, Zeki Velidi.Antauri, maimuța înțeleaptă.
Çok zeki değildir.Dar nu este prea deștept.
Jeremy Belpois: Grubun zeki üyesidir.Jeremie Belpois este membrul intelectual și științific al grupului.
Josephine, zeki bir kadındı.Monique este o fată deșteaptă.
Grubun en zeki ve mantıklı olanıdır.Ar fi lucrul cel mai înțelept și mai binecuvântat.
Çok zeki birisi.Ea este foarte inteligentă.
Heathcliff güçlü ve zeki bir kediyken,Marmaduke ise sakar bir köpektir.Când un câine Rottweiler este complet educat și dresat, va fi un bun tovarăș de joacă pentru copii.
Zeki öldürür.Bátorszív öli meg.
Zeki ve akıllı olmayanlar ise yeniçeri ocağına gönderilirdi.Persoanele singure sau fără copii au fost trimise direct la lagărul de la Drancy.
Türü Jack Russell olan çok zeki bir terrier cinsi.Are mai multe animale de companie, incluzând un Jack Russell Terrier numit Raquel.
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Mihail era superficial și nu era o mare inteligență însă era înalt și frumos.
Burada Zeki Velidi Togan ile çalıştı.A colaborat mult cu regizorul Stere Gulea.
Cesur ve zekidir.El este inteligent și sever.
O, zekidir.Ő intelligens.
Ejderhalar en zeki hayvanlardır.Animalele vertebrate sunt cele mai dezvoltate dintre speciile de animale.
Yunus çok zeki bir hayvandır.Delfinii sunt animale foarte inteligente.
Uzaylı zeki yaşam formları mevcut olmakla kalmayıp, Dünya üzerinde bulunuyor da olabilirler.Lehetséges, hogy az intelligens idegen életformák nemcsak, hogy léteznek, de már jelen is vannak a Földön.
Zekidir, eğitilebilir.Intelligens, tanítható.
Salih Zeki Çavdaroğlu".Egy okos seggfej”.
Ayrıca çok zekidir.Nagyon okos is.
Zeki Demirkubuz (1 Ekim 1964, Isparta) Türk film yönetmeni, senarist, yapımcı, oyuncu.Zeki Demirkubuz (Isparta, 1964. október 1–) török filmrendező, forgatókönyvíró, producer.
Babası gibi zeki bir kızdır.Reméljük van olyan tehetséges, mint az apja.”
Zeki Rıza Sporel (28 Şubat 1898, İstanbul - 3 Kasım 1969, İstanbul), Türk futbolcudur.Zeki Rıza Sporel (Isztambul, 1898. február 28. – 1969. november 3. ) török válogatott labdarúgó.
Türü Jack Russell olan çok zeki bir terrier cinsi.Jó barátja lett a jó Jack Spicer.
Oldukça zeki ve analitik düşünebilen biri.Rendkívül ravasz és kiváló elemző.
Komik ve zeki biridir.Szigorú és ravasz ember.
Zeki bir röportajında ise “En büyük hedefim şampiyonluk yaşamak.Ahelyett, hogy arra gondoltam volna: »Világbajnok vagyok.
Zirvedeki Şarkılar, Zeki Müren'in 22 Kasım 1989 yılında çıkardığı stüdyo albümü.A Plastic Surgery Disasters a Dead Kennedys 1982 novemberében rögzített stúdióalbuma.
Zekidir fakat zekâsını pek kullanmaz.Bölcselkedik, de valójában nem bölcs.
Filler dünya üzerindeki en zeki hayvan türlerinden biridir.A faj a Föld egyik legveszélyeztetettebb állatfaja.
Blossom gibi oldukça akıllı ve zekidir.Kedves, megértő, főleg Bloommal.
Ailesiyle birlikte Tophane Müşiri Zeki Paşa Yalısı’nda yaşadı.Jó hazafi uri családnál maradt a piczula zsebemben”.
Zeki maçın ardından ise "Buraya puan ya da puanlar için gelmiştik.Görgei Klapka érzelmeire is próbált hatni: „Ma kell győzni, vagy mehetünk vissza a Tisza mögé!
Zeki Nijad öldürülür.Az öröket meggyilkolják.
Sünger Bob'dan daha zekidir.Okosabb vagy, mint egy csimpánz?
Zeki Bey, Jaguar hediye etmek istedi.A hadsereget gazdag ajándékokkal engesztelte ki.
Türkolog ve tarihçi Zeki Velidi Togan'ın kızıdır.Zeki Velidi Togan történész, turkológus.
Zeki Ömer Defne, Aralık 1992’de yaşama gözlerini yumdu. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.1992-ben az isztambuli Karacaahmet temetőben temették el.
Zeki Ömer Defne (d. Çankırı, 1903 - ö. Aralık 1992), Türk şair.Zeki Ömer Defne (Çankırı, 1903 – Isztambul, 1992. december), Türk şair.
Sekiz yaşında çok zekidir ve şovdaki en zeki karakterlerden biridir.Lisa on kahdeksanvuotias, mutta hän on ikäistään henkisesti kypsempi ja sarjan älykkäimpiä hahmoja.
Yapılan deneyler sonucunda köpekbalıkları, olduğundan çok daha zeki özellikler kazanırlar.Clark todisti, että hait ovat oletettua älykkäämpiä eläimiä.
Zeki ve gözlüklüdür.Hän on lihava ja silmälasipäinen.
Ayrıca zekice espriler içermektedir.Mukana oli kuitenkin myös puhtaita vitsisarjoja.
Togan, Zeki Velidi.Urhea Judit, Viisas Sirak.
Albert Glass (Terbiyeli Albert): Okulun en zeki öğrencisidir.Roteva-Reiska (Beefy Bert): Tyhmin oppilas koko koulussa.
Diğer çocuklardan fazla zekiydim, bize öğrettikleri bu saçmalık beni sıkıyordu...Toisten oppilaiden kiusaaminen oli pojilla yhtä yleistä kuin kiusatuksi tuleminen.
Rhaegar son derece zeki biriydi ve kafasına koyduğu şeyi yapardı.Sundqvist oli tinkimätön ja halusi tehdä asiat oman päänsä mukaan.