Ana içeriğe geç
Sözlük

zeki ile cümle

zeki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
IV. Mihail çok yakışıklı, zeki ve eli açıktı ama hiç eğitim görmemişti.Miguel IV era bem parecido, inteligente e generoso, mas não tinha instrução e sofria e de epilepsia.
Sanırım yaşı için biraz fazla zeki.Um garoto um tanto arrogante para a própria idade.
Zeki Alasya (Tv.Viver Bem - Televisão.
Heathcliff güçlü ve zeki bir kediyken,Marmaduke ise sakar bir köpektir.Inteligente e bastante brincalhão, o Dachshund é também um excelente cão de vigia.
Kurnaz, zeki, tâlihli bir çocuktur.Garoto Bonito, inteligente e gentíl.
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.É um garoto inteligente como sempre foi desde pequeno.
Çok zekidir ve derslerinde başarılıdır.É inteligente e muito bom em matemática.
Türkiye'nin ilk LP'si (uzunçaları) Zeki Müren'in 1968 yılında çıkardığı Kimi Dertten İçermiş'tir.Esta é a faixa de abertura do LP O Inimitável, de 1968.
Aynı zamanda çok zeki ve öğrenmeyi seven biridir.Considera-se uma pessoa ambiciosa e sempre disposta a aprender.
Bu özelliği onda çok dikkat çeker çünkü yaşıtlarına göre çok daha zekidir.Quem o vê pela primeira vez, acha que ele é pequeno demais para sua idade.
Keşke zeki olsam.Gostaria de ser inteligente.
Tom zekidir.O Tom é brilhante.
Paul Otto'dan daha zeki.Paul é mais inteligente que Otto.
Stephanie Beatriz: Rosa Diaz zeki ve sert bir dedektifdir.Stephanie Beatriz als Rosa Diaz, een slimme, mysterieuze en hardnekkige rechercheur.
Çoban köpekleri zeki ve hareketli köpeklerdir.Groenendaelers zijn intelligente en attente honden.
Oldukça zeki ve analitik düşünebilen biri.Hij ziet zichzelf als iemand die pragmatisch en intelligent is.
Troian Bellisario, Spencer Hastings adlı, grubun en zeki ve başarılı kızını canlandırıyor.Troian Bellisario speelt Spencer Hastings, de intelligentste en meest ambitieuze Liar.
Buna rağmen filler oldukça zeki hayvanlardır.Sno-Bees zijn erg intelligente beesten.
Tarihçiler Şecerüddür'ü çok güzel, çok zeki ve gayet dindar bir kadın olarak tasvir etmektedirler.Zij wordt door tijdgenoten beschreven als een zeer mooie, intelligente en charmante vrouw.
Zeki Rıza Sporel (28 Şubat 1898, İstanbul - 3 Kasım 1969, İstanbul), Türk futbolcudur.Zeki Rıza Sporel (Istanboel, 28 februari 1898 – aldaar, 3 november 1969) was een Turks voetballer.
Uzmanlar tarafından da en zeki tür olarak nitelenir.Dat is wat onder intelligent zijn moet worden verstaan.
Babası gibi zeki bir kızdır.De domme is als zijn vader.
Sanırım yaşı için biraz fazla zeki.Hij blijkt abnormaal slim voor zijn leeftijd.
Uzaylı zeki yaşam formları mevcut olmakla kalmayıp, Dünya üzerinde bulunuyor da olabilirler.Meer intelligente levensvormen mogen zich niet vestigen op de planeet.
Cesur ve zekidir.Hij is moedig en intelligent.
Zeki Bey, Jaguar hediye etmek istedi.Ze hebben de prins een jachtkat cadeau gedaan.
Jazz: Zeki ve cesur bir Cyber-Ninja'dır.Zenjubo: Ervaren en betrouwbare ninja.
Ancak pek zeki değildir ve kelime haznesinde sadece kendi ismini söylemek vardır.Ze zijn erg aardig en kunnen niets anders zeggen dan hun eigen naam.
"Türkiye Zeki Müren'dir".Men verkoopt de Russische burger voor dom".
Odysseus çok zeki bir adamdı.Mucianus was een intelligent man.
Olaylara soğukkanlı yaklaşabilir ve oldukça zekidir.Hij kan dingen bevriezen en is erg krachtig.
Bu yılda yapılan portresinde ise ressam bu deformasyonu zekice gizlemiştir.Op de portretten hebben de schilders deze misvorming gecamoufleerd.
Zeki Önder Özen (d.Een goede indruk maken bij de leider(s).
Zekidir ve yazılılardan hep yüksek not alır.Hij is erg wijs en heeft altijd een boek bij zich.
Albümde yer alan şarkıların birçoğu Zeki Müren yorumuylada bilinmektedir.De meeste nummers die op het album te horen zijn, zijn dan ook covers van bekende zangeressen.
Zeki Demirkubuz (1 Ekim 1964, Isparta) Türk film yönetmeni, senarist, yapımcı, oyuncu.Zeki Demirkubuz (Isparta, 1 oktober 1964) is een Turks filmregisseur, scenarioschrijver en producer.
Fazla zeki ve entelektüel sayılmaz.Ze zijn niet bepaald sterk en intelligent.
Yaşına göre oldukça olgun, zeki ve başarılı bir kızdır.Ze is erg intelligent, ernstig en volwassen voor haar leeftijd.
Oldukça zeki ve sevimli bir köpektir.Hij is een lieve en zachtaardige hond.
O çok zekidir.Zij is heel handig.
Maymunlar zekidir.Apen zijn intelligent.
O, arkadaşı kadar zekidir.Hij is net zo slim als zijn vriend.
Köpek zeki bir hayvandır.Een hond is een intelligent dier.
Sen eşek kadar zekisin, değil mi?Je bent net zo slim als een ezel, niet?
Babası gibi zeki bir kızdır.Dziewczynka jest, podobnie jak jej tata, bardzo mądra.
The Guardian, 4chan topluluğunu “çılgınca, çocukça… zekice, saçma ve endişe verici” olarak tanımlamıştır.Dziennik The Guardian nazwał 4chan „błyskotliwym, śmiesznym i niepokojącym”.
Uzaylı zeki yaşam formları mevcut olmakla kalmayıp, Dünya üzerinde bulunuyor da olabilirler.Możliwe, że inteligentni obcy nie tylko istnieją, ale są obecni na Ziemi.
Buna rağmen filler oldukça zeki hayvanlardır.Gawrony są bardzo inteligentnymi ptakami.
Köpeğe göre daha zekidir.Jest najmądrzejsza z kucyków.
Damien Maslin Damien çok zeki, cana yakın ve gururlu bir gaydir.Damien Maslin – przystojny, bardzo wrażliwy, opiekuńczy i sympatyczny adept.
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.Już jako dziecko był znany z inteligencji.
Kehribar renginde gözleri vardır ve oldukça zekidir.Ma profil głowy nieco garbonosy i wygląda bardzo inteligentnie.
Zeki bir kuş türüdür.Jest ostrożnym ptakiem.
Troian Bellisario, Spencer Hastings adlı, grubun en zeki ve başarılı kızını canlandırıyor.Troian Bellisario jako Spencer "Spence" Hastings (Mądra) – najmądrzejsza dziewczyna w grupie.
Kapuçin maymunu, Yeni dünya maymunları arasındaki en zeki türdür.Wyjce należą do najbardziej wyspecjalizowanych zwierząt liściożernych wśród małp Nowego Świata.
Aynı zamanda çok zekidir.Jest też wysoce inteligentna.
Zeki Bey, Jaguar hediye etmek istedi.Sam Genzeryk zobowiązywał się do składania cesarzowi darów.
Zeki ve akıllı olmayanlar ise yeniçeri ocağına gönderilirdi.Więźniowie chorzy i niezdolni do pracy kierowani byli do obozu macierzystego.
Bu birleşmeye karşın Zeki el-Arsuzi kuruluş konferansına katılmadı.Z uwagi na to, nie brali udziału w spotkaniu plus-minus.
Sonuçta dünyanın en zeki adamı, büyük bir dost ve bir dans öğretmenidir.Chce być najlepszym mężem, ojcem, przyjacielem i trenerem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zeki ile cümle - Sayfa 16 - zeki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App