Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.I zatrwożył się Zacharyjasz ujrzawszy go, a bojaźó przypadła nań.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Ja hänet nähdessään Sakarias hämmästyi, ja hänet valtasi pelko.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Ketika Zakharia melihat malaikat itu, ia bingung dan takut
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.사가랴가 보고 놀라며 무서워하니
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Och när Sakarias såg honom, blev han förskräckt, och fruktan föll över honom.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Og da Sakarias så ham, blev han forferdet, og frykt falt på ham.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Og da Sakarias så ham, forfærdedes han, og Frygt faldt over ham.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Quando lo vide, Zaccaria si turbò e fu preso da timore
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Und als Zacharias ihn sah, erschrak er, und es kam ihn eine Furcht an.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Xa-cha-ri thấy thì bối rối sợ hãi.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Xa-cha-ri thấy thì bối_rối sợ_hãi .
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Zacarías se turbó cuando le vio, y el temor se apoderó de él
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Zacharie fut troublé en le voyant, et la frayeur s`empara de lui.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Zaharia s'a spăimîntat, cînd l -a văzut; şi l -a apucat frica.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.και ο Ζαχαριας ιδων εταραχθη, και φοβος επεπεσεν επ' αυτον.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.Захария, увидев его, смутился, и страх напал на него.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.И яви му се ангел от Господа, стоящ отдясно на кадилния олтар.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.ויבהל זכריה בראותו אתו ואימה נפלה עליו׃
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.فلما رآه زكريا اضطرب ووقع عليه خوف.
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.撒 迦 利 亞 看 見 、 就 驚 慌 害 怕
Zekeriya onu görünce şaşırdı, korkuya kapıldı.撒迦 利亞 看見 、 就 驚慌 害怕
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.A ľud očakával Zachariáša a divil sa, keď predlieval v chráme.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.A lud oczekiwał Zacharyjasza; i dziwowali się, że tak długo bawił w kościele.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.A nép pedig várja vala Zakariást, és csodálkozék, hogy a templomban késik.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Bấy giờ, dân chúng đợi Xa-cha-ri, và lấy làm lạ, vì người ở lâu trong nơi thánh.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Bấy_giờ , dân_chúng đợi Xa-cha-ri , và lấy_làm lạ , vì người_ở lâu trong nơi thánh .
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Cependant, le peuple attendait Zacharie, s`étonnant de ce qu`il restait si longtemps dans le temple.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.El pueblo estaba esperando a Zacarías, y se extrañaba de que él pasara tanto tiempo en el templo
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.In ljudstvo je čakalo Zaharija, in čudili so se, da se tako dolgo mudi v svetišču.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Intanto il popolo stava in attesa di Zaccaria, e si meravigliava per il suo indugiare nel tempio
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Ja kansa oli odottamassa Sakariasta, ja he ihmettelivät, että hän niin kauan viipyi temppelissä.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.백성들이 사가랴를 기다리며 그의 성소 안에서 지체함을 기이히 여기더니
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Lid pak očekával Zachariáše, a divili se, že on tak prodléval v chrámě.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Norodul însă aştepta pe Zaharia, şi se mira de zăbovirea lui în Templu.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Och folket stod och väntade på Sakarias och förundrade sig över att han så länge dröjde i templet;
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Og folket biede efter Sakarias, og de undrede sig over, at han tøvede i Templet.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Og folket stod og ventet på Sakarias, og de undredes over at han blev så lenge i templet.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.O povo estava esperando Zacarias, e se admirava da sua demora no santuário.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Sementara itu, orang-orang terus menantikan Zakharia. Mereka heran mengapa ia begitu lama di dalam Rumah Tuhan
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Und das Volk wartete auf Zacharias und verwunderte sich, daß er so lange im Tempel verzog.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Και ο λαος περιεμενε τον Ζαχαριαν, και εθαυμαζον οτι εβραδυνεν εν τω ναω.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.И людете чакаха Захария, и се чудеха, че се бави в храма.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.І ждав народ Захарії, і дивував ся, що барить ся він у церкві.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.Между тем народ ожидал Захарию и дивился, что он медлит в храме.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.והעם היה מחכה לזכריה ויתמהו כי אחר בהיכל׃
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.وكان الشعب منتظرين زكريا ومتعجبين من ابطائه في الهيكل.
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.百 姓 等 候 撒 迦 利 亞 、 詫 異 他 許 久 在 殿 裡
Zekeriyayı bekleyen halk, onun tapınakta bu kadar uzun süre kalmasına şaştı.百姓 等候 撒迦 利亞 、 詫異 他 許久 在 殿裡