Aynı zamanda zehirli olup, doğrudan deriyle temas ederse şiddetli dermatite yol açabilir.Obenem pa je strupena in lahko ob neposrednem stiku s kožo povzroči hud dermatitis.
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.Je kijkt naar de toxische bloei van één soort van dinoflagellaat wat vis kan doden.
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.Katselette yhtä toksista panssarileväkukintoa, joka voi tappaa kaloja.
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.여러분이 보고 있는 것은 물고기를 죽이는 유독성 편모조류 대증식입니다.
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.Patrzycie na olbrzymi toksyczny zakwit bruzdnic, który zabija ryby.
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.Sie sehen hier eine einzige toxische
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.אתם מתבוננים בתפרחת שוטונים ענקית שמסוגלת להרוג דגים,
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.انتم تنظرون الى زهرة سامة واحدة التي من الممكن أن تقتل السمك
Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması.魚を殺すことのできる有毒な渦鞭毛藻の発生です これをもたらす小さな美しい生き物は
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.그 사고로 유출된 폐기물이 환경에 수백, 수천년간 유해한 독이 되지는 않을 거라 말씀하실 수 있나요?
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Kommer de olyckorna aldrig orsaka att material hamnar i miljön som är giftiga i hundratusentals år?
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Powiedzcie, że te wypadki nie spowodują emisji materiału do środiska, które będą trujące na setki tysięcy lat.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Řeknětemi, že důsledku těch nehod se do prostředí nedostane materiál, který je jedovatý po stovek tisíc let.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Spuneţi-mi că acele accidente nu vor pune materiale în mediu care e otrăvitor pentru sute de mii de ani.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.אמרו לי שכל התאונות הללו לא הולכים להפיץ חומר בסביבה שיישאר רעיל למשך מאות אלפי שנים.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.أخبروني أن تلك الحوادث لن تقوم بترك مواد في البيئة مواد سامة لمئات الآلاف من السنوات
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.交通事故により 生活環境に放出されないと限りません 毎日走っているそれらのトラックや電車が
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Das Gift war am Glas von j-Cubs Lippen.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Il veleno sul bicchiere veniva dalle labbra di J Cub.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Le poison a été transféré des lèvres de J-Cub au verre!
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.O veneno que estava no copo era dos lábios do J Cub.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Το δηλητήριο ήταν στο ποτήρι από τα χείλια του Τζέι-Καμπ.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.Его мартини не был отравлен. Яд на бокале остался от его губ.
Bardaktaki zehir J Cub'ın dudaklarındaki zehirdi.だから警察が来る前に奪いに来たのね
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Asszonyom, ha nem talált meg, de egy embert ellátni méreg, azt indulat is,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Doamnă, dacă aţi putea afla, dar un om să suporte o otravă, mi-ar tempera,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Fru, hvis du kunne finde ud af, men en mand til at bære en gift, ville jeg temperament det,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Fru, om du kunde ta reda på, men en man bära en gift, skulle jag temperament det,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Gospa, če bi lahko izvedeli, ampak človek, ki nosi strup, jaz bi jo temper,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,부인, 당신은 알아낼 수 있지만 독약을 견디기 위해서는 사람이, 내가 성질면,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Madame, si vous pouviez trouver, mais un homme de porter un poison, je le trempe,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Madam, jika Anda bisa mencari tahu tetapi orang Untuk menanggung racun, saya akan marah itu,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Madam, kdybyste zjistili, ale muže mít jed, bych to náladu,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Madam, keby ste zistili, ale môže mať jed, by som to náladu,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Madam, nếu bạn có thể tìm hiểu nhưng một người đàn ông chịu một chất độc, tôi sẽ bình tĩnh,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Mevrouw, als je zou kunnen vinden, maar een man om een gif te dragen, zou ik het humeur,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Rouva, jos voisitte selvittää, mutta mies karhu myrkkyä, olisin luonne sitä,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Senhora, se você pode descobrir, mas o homem a suportar um veneno, eu temperá-lo,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Señora, si usted podría descubrir que un hombre llevar un veneno, yo lo temperamento,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Signora, se si potesse trovare, ma l'uomo portare un veleno, avrei temperamento,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Szanowna Pani, jeśli można dowiedzieć się, ale człowiek Dawać trucizną, chciałbym go temperament,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Κυρία, αν θα μπορούσατε να μάθετε, αλλά ένας άνθρωπος να φέρουν δηλητήριο, θα το ψυχραιμία,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Дами и Господа, ако бихте могли да разберете, но човек, който да носи отрова, щях да го нрав,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,Мадам, если бы вы могли узнать, но человек Нести ядом, я бы его нрав,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,גבירתי, אם אתה יכול לברר אלא גבר לשאת רעל, הייתי רוח זה,
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,سيدتي ، إذا كنت قد تجد من رجل ولكن لتحمل السم ، وأود أن نخفف عليه ،
Bayan, bulabildiğim ama bir zehir taşıyan bir adam, onu temper olsaydı,そのロミオは、その受け取り次第、すぐに静かに寝てください。 O、どのように私の心のabhors
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Aceste aceleaşi infecţii creează înfloriri dăunătoare ale algelor.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Dezelfde infecties veroorzaken schadelijke algengroei.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Et ces mêmes infections créent des éclosions d'algues dangereuses.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Genau diese Infektionen verursachen schädliche Algenblüten.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Infeksi yang sama menyebabkan ledakan ganggang berbahaya.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.일부 전염병이 해로운 해조류의 번영을 만듭니다.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Những bệnh lây nhiễm này tạo ra những vụ bùng phát tảo độc hại.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Queste stesse infezioni danno vita a pericolose crescite di alghe.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Te same zakażenia tworzą zakwity.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Същите тези инфекции създават вредни цъфтежи на водорасли.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.Те же самые инфекции провоцируют образование вредных скоплений водорослей.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.אותם הזיהומים יוצרים תפרחות אצות מזיקות.
Bazı enfeksiyonlar... ...zehirli alg çoğalmasına yol açar.نفس هذه الالتهابات تصنع ازدهارا لطحالب مضره