Eğer çocuğunuz zehir içerse, derhal hastaneye götürün.If your child drinks poison, rush him to the hospital.
Bazı yılanlar zehirlidir.Some snakes are poisonous.
Birinin çorbasına zehir koyduğunu düşündü.He thought someone had put poison in his soup.
Birisi köpeğimizin yiyeceğini zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison our dog's food.
Yanlış kullanılırsa, ilaç zehir olacaktır.If it is wrongly used, the medicine will be a poison.
Zehirli bitkilerden uzak durmalıyız.We should keep away from the poisonous plants.
Kurbanın yanlışlıkla büyük miktarda zehir aldığı düşünülüyor.The victim is thought to have taken a large quantity of poison by mistake.
Bu zehir hamam böceklerinden kurtulmakta çok etkilidir.This poison is very effective in getting rid of roaches.
Bu ilaç doğal bir zehirdir.This medicine is a natural poison.
Bu madde tek başına zehirli değildir.This substance is not poisonous in itself.
Bu madde kendi içinde zehirli değildir.This substance is not poisonous in itself.
Bu saydam sıvı bir tür zehir içerir.This transparent liquid contains a kind of poison.
Bu saydam sıvı zehir içerir.This transparent liquid contains poison.
Hiç gıda zehirlenmesi geçirdiniz mi?Have you ever had food poisoning?
Uygun şekilde kullanılırsa, belirli zehirler yararlı olacaktır.Properly used, certain poisons will prove beneficial.
O zehirlendi.She's been poisoned.
O yediği kirpi balığından zehirlendi.He was poisoned by the globefish he ate.
O yanlışlıkla zehir aldı.He took poison by mistake.
O umudunu kaybetti ve zehir alarak intihar etti.He lost hope and killed himself by taking poison.
Zehir alarak kendini öldürdü.He killed himself by taking poison.
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.One drop of the poison is enough to kill 160 people.
O bir hata yaptı ve zehir içti.He made a mistake and drank poison.
Zehir ve iksir kelimeleri kökteştir.The words poison and potion are cognates.
Bu yılan zehirli değil.This snake is not venomous.
Zehir bütün vücuduna yayıldı.The poison spread through his whole body.
Bu balıkta hiç zehir yok.There's no poison in this fish.
Kötü bir aşçı ve bir zehirleyici arasındaki tek fark niyettir.The only difference between a bad cook and a poisoner is the intent.
Zehir alarak intihar etti.He committed suicide by taking poison.
Bir çıngıraklı yılanın ısırığı zehirle doludur.A rattlesnake's bite is filled with poison.
Birçok ev temizlik malzemeleri zehir içerir.Many household cleaners contain poison.
Zehir sizi öldürebilir.Poison can kill you.
Mızrağın ucu, ölümcül bir zehire batırıldı.The tip of the spear was dipped in a deadly poison.
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?Which snake has the longest fangs?
Dünyadaki en zehirli yılan hangisidir?Which is the most venomous snake in the world?
Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.The inland taipan, a snake found in Australia, is the most venomous snake in the world.
Sıcak hava devam edecek, bu nedenle gıda zehirlenmesine karşı dikkatli olun.Hot weather will continue, so please watch out for food poisoning.
Bu zehirin bir damlası 160 kişiyi öldürmek için yeterlidir.One drop of this poison is enough to kill 160 people.
O, zehir alarak intihar etti.She committed suicide by taking poison.
Tom yılandan korkmaz, zehirlilerinden bile.Tom isn't afraid of snakes, even poisonous ones.
Tom zehir alarak intihar etti.Tom committed suicide by taking poison.
Tom'un Mary'yi zehirlemesinin mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it was possible that Tom poisoned Mary.
Tom'un Mary'yi zehirlediğinden şüphe yok.There's no doubt that Tom poisoned Mary.
Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.Hold your breath! It's poisonous gas.
Savaş dünyanın zehiridir.War is the poison of the world.
Eşek arıları zehirli midirler?Are wasps poisonous?
Biz bir taşa çok benzeyen bir tür zehirli kurbağa inceliyoruz.We study a species of poisonous frog very similar to a stone.
Zehirlenmek istemiyorum.I don't want to be poisoned.
Örümceklerin hiçbir türü zehirli değildir.Not all species of spiders are poisonous.
Bu örümcek zehirli mi?Is this spider poisonous?
Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.Tom accidentally ate some rat poison.
Tom yanlışlıkla biraz fare zehiri içti.Tom accidentally ate some rat poison.
Tom zehirli bir okla vuruldu.Tom was shot with a poisoned arrow.
Bu zehirdir.It's poison.
Ben sadece bunun zehir olmadığından emin olmak istiyorum.I just want to make sure it's not poison.
Zehirli bir kiraz bir dükü öldürebilir.A poisoned cherry may kill a duke.
Birisi Tom'u zehirledi.Somebody poisoned Tom.
Zavallı adam. Gıda zehirlenmesi hiç eğlenceli değil.Poor guy... Food poisoning's never fun.
Oh, tanrım, benim tanrım, zehir, bana zehir verin.Oh, gods, my gods, poison, bring me poison!...
Beni zehirliyorsun.You're poisoning me.