zed ile cümle

zed kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Bu, Almanya'nın dostluklarını zedelemiştir.Αυτό σήμανε τη νίκη της Γερμανίας.
Mao Zedong'un 1 Ekim 1949 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan ettiği mekândır.Porten er det sted, hvor Mao Zedong den 1. oktober 1949 udråbte Folkerepublikken Kina.
Napolyon'un itibarı ağır biçimde zedelendi, Avrupa'daki Fransız hegemonyası ciddi ölçüde zayıfladı.Reputasi Napoleon hancur seketika, dan hegemoni Prancis di Eropa melemah secara drastis.
Loeak 11'e karşı 21 oy ile görevdeki cumhurbaşkanı Jurelang Zedkaia'yı yendi.Loeak mengalahkan jabatan presiden Jurelang Zedkaia pada 21 suara menjadi 11.
Brakial pleksus zedelenmesine bakın.Nervus suprascapularis dari plexus brachialis.
Zedd, "filmdeki önemli bir sahne için müzik yayınlandı".Zedd "chơi nhạc nền cho một cảnh quan trọng của bộ phim".
Napolyon'un itibarı ağır biçimde zedelendi, Avrupa'daki Fransız hegemonyası ciddi ölçüde zayıfladı.Danh tiếng của Napoleon bị rung chuyển nặng nề và quyền bá chủ của Pháp ở châu Âu đã suy yếu đáng kể.
Tüm bunlar eski yazarların gözünde itibarını zedelemiştir.Những sự kiện này đã gây hại danh tiếng của ông đối với những nhà văn cổ đại.
Sincan Üretim ve İnşaat Kolordusu, 1954 yılında Mao Zedong'un emriyle kuruldu.Binh đoàn sản xuất và xây dựng Tân Cương được Vương Chấn thành lập vào năm 1954 theo lệnh của Mao Trạch Đông.
Misinayla bağlarken misinayı sıkıştırmadan önce ıslatmak zedelenmeyi en aza indirir.為了同樣理由,最好在性交前後排尿。
Fakat çıkarları zedelenenler ve inisiyasyona alınmayanlar bir süre sonra karşılık vermekte gecikmediler.行人經過尋陽者,莫不降意折節,於是至者如歸。
Ağırlık taşırken ipin belli yerlerini zedeleyip zayıflatmaz.초구 정리는 구간을 ( 1 , 4 ] {\displaystyle (1,4]} 에서 {\displaystyle } 로 약화시키면 성립하지 않는다.
Şarkının sözleri Zedd, Bellion, Antonia Armato, Tim James, Desmond Child ve David Jost tarafından yazılmıştır.השיר נכתב על ידי זד, בליון, אנטונינה ארמטו, דייוויד ג'וסט, טים ג'יימס ודזמונד צ'יילד.
Ağırlık taşırken ipin belli yerlerini zedeleyip zayıflatmaz.При нагряване се овъгляват без да се стопяват.
Yazımı ile yapımı Gaga ve Zedd tarafından tamamlandı.Pieseň napísali a produkovali Gaga a Zedd.
Brakial pleksus zedelenmesine bakın.Pozrite si ako vyzeral Dúhový pochod Bratislavou .
Bununla birlikte, Mao Zedong 1976'da öldükten sonra, bu çabalar geri ölçeklendi.Po smrti Mao Ce-tunga v roku 1976 sa situácia uvoľnila.
Mao Zedong'un 1 Ekim 1949 tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan ettiği mekândır.Práve tu na tribúne Mao Ce-tung vyhlásil 1.októbra 1949 Čínsku ľudovú republiku.
Çin Komünist Partisi tarafından Maoizm tanımlamasının yerine Mao Zedong Düşüncesi tercih edilmelidir.Na Kitajskem se, v primerjavi z izrazom maoizem, veliko pogosteje uporablja izraz misel Mao Zedonga.
Mao Zedong döneminde Çin'de yapılan kültürel dönüşümde etkin rol oynadı.Mao Zedong je zelo pomemben za komunizem v tem času na Kitajskem.
Brakial pleksus zedelenmesine bakın.Tumala mõisnike Stackelbergide vapp.
Tüm bunlar eski yazarların gözünde itibarını zedelemiştir.Selles koondab ta kokku varasemate kirikukirjanike vaated.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Ce n'est pas tant qu'ils pourraient gagner, mais c'est un indice de la corrosion de l'autorité.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.E se la fanno, non è detto che vincano. Ma è un indizio del deterioramento dell'autorità.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.I wcale nie o to chodzi, że mogliby wygrać, ale o to, że widać upadek autorytetów.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.승소할 것이라는 의미도 아니죠. 중요한 점은 권위손상을 나타낸다는 사실입니다.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Nem mintha lenne esélyük nyerni, de ez a tekintély erodálódását jelzi.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.No es que vayan a ganar, pero es una indicación de la corrosión de autoridad.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Nu că ar câştiga, dar aceste ameninţări sunt un semn al disoluţiei autorităţii.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Pravdepodobne by ani nevyhrali, ale je to znak úpadku autority.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Spíše by ani nevyhráli, ale je to ukazatelem úpadku autority.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Und nicht, dass sie gewinnen würden. Es geht darum, dass dies die Untergrabung von Autorität ist.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Và sẽ thắng kiện, nhưng nó ám chỉ sự thái hóa quyền lực.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Waarschijnlijk zouden ze niet winnen. Maar het geeft aan dat de autoriteit afbrokkelt.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.Не че биха спечелили, но това е индикация за подкопаването на авторитета.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.זה לא שהם יזכו, אבל זו אינדיקציה להתנוונות הרשויות.
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.وان وصل فان المدعي لن يربح .. ولكنه دليل بالغ على تآكل مفهوم السلطة
Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.権力が劣化していることも明らかです では法律の制度は政府にはどう働くのでしょうか
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.in altre parti del mondo.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.베트남 전쟁은 세계에 대한 미국의 영향력에 상처를 주었다.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.Nó tổn hại sức ảnh hưởng của Mỹ lên những gì xảy ra lúc đó ở những nơi khác trên thế giới.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.Poškodilo to americkou schopnost ovlivňovat to, co se dělo v jiných koutech světa.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.Війна позначилась на здатності Америки впливати на світову політику.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.世界の他の部分で何が起こっているのです。 あなたが知っている封じ込め理論を持っていた
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.Cette femme a de plus fini sous la voiture, alors elle est assez gravement abîmée par l'accident.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.Den här kvinnan hamnade dessutom under bilen, så hon är i ganska dåligt skick på grund av olyckan.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.En de vrouw belandde ook onder de auto, Ze werd hierdoor heel erg toegetakeld.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.E questa donna è anche finita sotto la macchina, quindi è stata gravemente colpita da questo scontro.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.Esta mujer terminó debajo del auto así que sufrió un fuerte impacto en esta lesión.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.여성은 차에 깔려 있었습니다. 여성은 심각한 상해를 입었죠. 손상이 심했어요.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.Și femeia asta a ajuns sub mașină, așa că ea este destul maltrată de acest accident.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.Женщина оказалась под машиной, поэтому на теле довольно много повреждений.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.И тази жена също се озовала под колата, така че тя е доста зле пребита от нараняванията.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.והאישה הזאת גם נמצאה מתחת למכונית, כך שהיא נחבטה בצורה חמורה בפגיעה הזאת.
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.وهذه المرأة انتهى بها الامر اسفل السيارة مما أدى الى تهشيمها تماماً كما ترون من الجروح على الرسم
Aynı zamanda araba bu kadının üzerinden de geçmiş, bu kaza gerçekten onu çok ciddi şekilde zedelemiş.その怪我によって体に 重度の損傷を負っています 別の事例を紹介します 刺殺事件です
Banka bu süreçte kendi sürdürülebilirlik politikalarını zedeledi.1億3千万ドルほどを稼いでいました
Banka bu süreçte kendi sürdürülebilirlik politikalarını zedeledi.A bank megsértette saját fenntarthatósági előírásait az ügyletben, de keresett kb.
Banka bu süreçte kendi sürdürülebilirlik politikalarını zedeledi. Ama 130 milyon dolar civarında para kazandı.Banka v tomto procese porušila vlastné pravidlá o udržateľnosti, ale zarobila okolo 130 miliónov dolárov.
Banka bu süreçte kendi sürdürülebilirlik politikalarını zedeledi. Ama 130 milyon dolar civarında para kazandı.Banken bröt mot sin egen miljöpolicy i processen, men den tjänade cirka 130 miljoner dollar.

İlgili Sayfalar