ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Piknik yapmaktan zevk alır mısınız?Do you enjoy going on picnics?
Tom nerede zerdeçal alabileceğini bilmek istedi.Tom wanted to know where he could buy turmeric.
Zemin ıslak ve kaygan. Dikkatli ol!The floor is wet and slippery. Be careful!
Az önce zemini cilaladım.I've just waxed the floor.
Mutluluğun anahtarlarından biri yapmaktan zevk aldığınız şeyi yapmaktır.One of the keys to happiness is to do what you enjoy doing.
En sevdiğin zeka oyunu hangisi?What's your favorite brain teaser?
Pirinç karbonhidratça zengindir.Rice is full of carbs.
Mary çok güzel, ama çok zeki değil.Mary is very beautiful, but she's not very smart.
Zengin olmanın nasıl bir şey olacağını merak ediyorum.I wonder what it would be like to be rich.
Bu zehirli bir mantar.This is a poisonous mushroom.
O ne kadar da zeki!How clever she is!
O Kanadalı ve o Yeni Zelandalı.She’s from Canada and he’s from New Zealand.
Tom ve Mary zebraları gördüler.Tom and Mary saw zebras.
Belki bir zeka testi almalısın.Maybe you should take an intelligence test.
Eskiden zengin olmak isterdim.I used to want to be rich.
Arkadaşların çok zeki.Your friends aren't very intelligent.
Tom şimdi çok daha zeki, değil mi?Tom is a lot smarter now, isn't he?
Tom'a karşı içimde zerre sevgi yok.I have no love for Tom.
Bu mantarlar zehirlidir.These mushrooms are poisonous.
Televizyonda futbol izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching football on TV.
Sami Fazıl'a zekat verdi.Sami gave zakat to Fadil.
Sami deprem sırasında Zelzele Suresi'ni okumaya başladı.Sami started to recite Surah Zalzalah during the earthquake.
Zengin gibi görünüyorlardı.They looked like they were rich.
Uçmak zevklidir.Flying is fun.
Sami zemzem suyu içti.Sami drank Zamzam water.
Sami zemzem içti.Sami drank Zamzam water.
Sami Zemzem Kuyusu'ndan su içti.Sami drank water from the Well of Zamzam.
Zengin olduklarını söylüyorlar.They say they're rich.
Tom ne kadar zengin olduğumu bilmiyor.Tom doesn't know how rich I am.
Tom'un benim ne kadar zengin biri olduğumdan haberi yok.Tom doesn't know how rich I am.
Bunu yapmaktan zevk alacağımı düşünmemiştim.I didn't think that I'd enjoy doing that.
Tom zenginden de fakirden de çalıyordu.Tom stole from both the rich and the poor.
Tom zehirli bir okla öldürüldü.Tom was killed with a poisoned arrow.
Buradaki en zengin kişi Tom'dur.Tom is the richest one here.
Tom o zamanlar şimdiki gibi zengin değildi.Tom wasn't as rich back then.
Zemin çok ıslak.The ground is very wet.
Büyük olasılıkla buradaki en zengin kişi benim.I'm likely the richest person here.
Muhtemelen buranın en zengini benim.I'm likely the richest person here.
Tom benden çok daha zengin, değil mi?Tom is way richer than me, isn't he?
Zebraların çizgileri vardır.Zebras have stripes.
Buradaki en zengin benim.I'm the richest one here.
Söylerler, ki bizi maymunlardan farklı kılan tek şey zekâdır.They say that intelligence is all that differentiates us from the apes.
Tom en az Mary kadar zengin.Tom is at least as rich as Mary is.
Tom alkol zehirlenmesinden dolayı hastaneye kaldırıldı.Tom was taken to the hospital for alcohol poisoning.
Tatile Yeni Zelanda'ya gitmiyorsun.You are not going on holiday to New Zealand.
Yeni Zelanda'ya tatile mi gidiyorsun?Is it a holiday you're going on to New Zealand?
Bir mantarın zehirli olduğunu nasıl anlarsınız?How do you tell if a mushroom is poisonous?
Bir mantarın zehirli olduğunu nereden anlıyorsun?How do you tell if a mushroom is poisonous?
Çabucak zengin olmak istiyorum.I want to get rich quickly.
Zenci olmak suç değildir.Being black is not a crime.
Zeytinyağı gibi kokuyorsun.You smell like olive oil.
"Bu koku ne?" "Zeytinyağı.""What's this smell?" "It's olive oil."
Bir gecede Zekeriya peygamber, RAB'dan sekiz görüm aldı.In one night, the prophet Zechariah received eight visions from the Lord.
Tom zekâ sorularını sever.Tom likes brainteasers.
Avustralya'da zehirli yılan çok var mı?Are there many poisonous snakes in Australia?
Bu zeytinler markette satılmıyor.These olives are not in the market.
Beni zengin etmek istedi.He wanted to make me rich.
Tom'un zengin olmadığını biliyorum.I know Tom's not rich.
Artık zenginim.I'm rich now.
Bana oyun oynamaktan zevk alır.He enjoys playing tricks on me.