ze ile cümle

ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami antifriz ile zehirlendi.Sami was poisoned with antifreeze.
Sami antifriz ile ölümüne zehirlendi.Sami was poisoned to death with antifreeze.
Sami kendi kızını zehirlemeye çalıştı.Sami tried to poison his own daughter.
Sami antifrizle zehirlendi.Sami has been poisoned with antifreeze.
Sami kızını zehirledi.Sami poisoned his daughter.
Sami, Leyla'yı onu antifrizle zehirleyerek öldürdü.Sami killed Layla by poisoning her with antifreeze.
Sami hem Leyla hem de Ferit'i zehirledi.Sami poisoned both Layla and Farid.
Korku filmlerini izlemekten zevk alır mısınız?Do you enjoy watching horror movies?
Tom göründüğünden daha zengindir.Tom is richer than he seems.
Sami'nin zengin bir babası var.Sami has a wealthy papa.
Bunu Tom'la yapmaktan zevk almıyorum.I don't enjoy doing that with Tom.
Tom zevk ve eğlenceye düşkün biridir.Tom is fun-loving.
Nasıl zengin olunur? Tom bize sırrı anlatır.How to become rich? Tom tells us the secret.
Tom'un pahalı zevkleri ailenin mali durumuna bir yük oluyordu.Tom's expensive tastes put a strain on the family's finances.
Mary'nin pahalı zevkleri var.Mary has expensive tastes.
Senin zengin bir adamla evlendiğini duyuyorum.I hear you married a rich man.
"Onu benim için yapar mısın, Tom?" "Zevkle sevgilim!""Will you do that for me, Tom?" "With pleasure, my darling!"
Gıda zehirlenmesi yüzünden hastaydı.She's sick with food poisoning.
Gıda zehirlenmesinden hızlı bir şekilde kurtulduk.We recovered quickly from the food poisoning.
Sami, Leyla'nın itibarını zedeledi.Sami damaged Layla's reputation.
Sami zemin kattaydı.Sami was in the basement.
Ben bir zamanlar olduğum kadar zengin değilim.I'm not as rich as I once was.
Tom kadar zeki değilim.I'm not as smart as Tom.
Polis, Tom'un Mary'yi zehirlediğini düşünüyor.The police think Tom poisoned Mary.
İlk zenginlik sağlıktır.The first wealth is health.
Tom'un benden daha zeki olduğunu biliyorum.I know Tom is smarter than I am.
Tom zeki bir adam.Tom is an intelligent guy.
Tom'un golü zevksiz geçen maçı canlandırdı.Tom's goal livened up an otherwise dull game.
Tom'un grubunu dinlemekten zevk aldım.I enjoyed listening to Tom's band.
Tom, sınıfımızdaki en zeki çocuk.Tom is the smartest kid in our class.
Tom kadar zenginim.I'm as rich as Tom.
Tom'un olduğu kadar zenginim.I'm as rich as Tom is.
Tom'un teyzesi benimkinden daha zengin.Tom's aunt is richer than mine.
Tom'un benden daha zengin arkadaşları var.Tom has richer friends than I do.
Tom'un arkadaşları benimkinden daha zengin.Tom's friends are richer than mine.
Tom'un zengin olduğunu düşündüm.I thought that Tom was rich.
Bisikletimi sürmekten zevk alıyorum.I enjoy riding my bicycle.
Sen zekisin, değil mi?You're smart, aren't you?
Tom çok zeki değil, değil mi?Tom isn't so bright, is he?
Tom'dan daha zekisin, değil mi?You're smarter than Tom, aren't you?
Tom ve Mary müzikte aynı zevke sahipler.Tom and Mary have the same taste in music.
Tom zeki, değil mi?Tom is bright, isn't he?
Sen benden daha zekisin, değil mi?You're smarter than me, aren't you?
Sen çok zeki bir çocuksun, değil mi?You're a pretty smart kid, aren't you?
Benden çok daha zekisin, değil mi?You're much smarter than me, aren't you?
Tom zeki bir çocuk, değil mi?Tom is a bright boy, isn't he?
Tom zeki bir adam, değil mi?Tom is a bright guy, isn't he?
Tom zengin bir adam değil mi?Tom is a wealthy guy, isn't he?
Tom zengin bir adam, değil mi?Tom is a wealthy man, isn't he?
İstediğin her şeyi alabilecek kadar zenginsin, değil mi?You're rich enough to buy anything you want, aren't you?
Sen zaten istediğin şeyi satın almak için yeterince zenginsin, değil mi?You're already rich enough to buy anything you want, aren't you?
Tom ve Mary oldukça zeki.Tom and Mary are pretty smart.
Tom gerçekten zeki, değil mi?Tom is really clever, isn't he?
Zeytinyağını severim.I like olive oil.
Tom, Mary'den daha zengin, değil mi?Tom is richer than Mary, isn't he?
Tom ve ben birbirimizle konuşmaktan zevk aldık.Tom and I enjoyed talking with each other.
Zencefili tadabilir misin?Can you taste the ginger?
Boston'u ziyaret etmekten zevk aldım.I enjoyed visiting Boston.
Oyun gösterilerini izlemekten zevk almıyorum.I don't enjoy watching game shows.
Tom çok zengin bir adam, değil mi?Tom is a very rich man, isn't he?

İlgili Sayfalar