ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biri beni zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison me.
Biri onu zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison him.
Sana inanacak bir geri zekalıydım.I was an idiot to believe you.
Onlara inanacak bir geri zekalıydım.I was an idiot to believe them.
Tom'un babası zengin.Tom's father is rich.
Tom çok zengindi.Tom was very rich.
Tom dağa tırmanmaktan zevk alır.Tom enjoys mountain climbing.
Tom hızla zengin oldu.Tom got rich quickly.
Tom Jackson, zengin iş adamı, projeye yatırım yapmayı kabul etti.Tom Jackson, a rich businessman, agreed to fund the project.
Zengin tüccar ölüm saatinin yaklaştığını hissetti.The rich merchant felt the hour of his death approaching.
Dan elması zengin bir iş adamının karısından çaldığını iddia etti.Dan claimed he stole the diamond from a rich businessman's wife.
O, zevkten dört köşe oluyor.She's jumping with joy.
Dan tren istasyonunun yanındaki yaşlı bayana zevzeklik etti.Dan mugged an old lady near the train station.
Polis, Dan'i mutfak zemininde ölü buldu.The police found Dan dead on the kitchen floor.
Dan mutfak zemininde kan gördü.Dan saw blood on the kitchen floor.
Bu bir zevk, dostum.It's a pleasure, my friend.
O çok zeki bir kadın.She's a very intelligent woman.
Tom'un zengin olduğunu öğrendim.I found out that Tom was wealthy.
O zengin bir tüccarın oğluydu.He was the son of a wealthy merchant.
Tom'un kız arkadaşı ondan daha uzun boylu, daha güçlü, ve daha zeki.Tom's girlfriend is taller, stronger, and smarter than he is.
Zevki neye borçluyum?To what do I owe the pleasure?
Tom oldukça zengindi ama yoksullaştı.Tom used to be quite wealthy, but he's come down in the world.
Arsin zehirli bir gazdır.Arsine is a poisonous gas.
Yaroslav az nüfuslu büyük bir ülke olan Yeni Zelanda'yı sever.Yaroslav likes New Zealand, a big country with a small population.
Birçok Pasifik halkları, Polinezya Maorilerin vatanı Yeni Zelanda'ya göç ederler.Many Pacific peoples immigrate to New Zealand, the home of the Polynesian Maoris.
2015'te, Yeni Zelenda'nın nüfusu 5 milyondan azdır.In 2015, New Zealand's population is less than 5 million.
Yüzmenden zevk aldın mı?Did you enjoy your swim?
Tom olduğunu düşündüğümüz kadar zengin değil.Tom isn't as rich as we thought he was.
Ne tür zehir kullandın?What kind of poison did you use?
Tom'u zehirleyen kişi sen miydin?Were you the one who poisoned Tom?
Sanırım o bir fare zehiri.I think that's rat poison.
Bunun zehir olmadığından emin misin?Are you sure this isn't poison?
Bu muhtemelen sadece gıda zehirlenmesi.It's probably just food poisoning.
Ne beklenmeyen bir zevk!What an unexpected pleasure!
Tom partiden zevk alıyor gibi görünüyor.Tom looks like he's enjoying the party.
Ebeveynlerinden daha zeki olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think you're smarter than your parents?
Tom bana filmden zevk aldığını söyledi.Tom told me that he enjoyed the movie.
Beni zehirlemeye mi çalışıyorsun?Are you trying to poison me?
Tom'un Mary'den daha zeki olduğunu düşünüyorum.I think Tom is more intelligent than Mary.
Tom çok zengin bir adamın oğludur.Tom is the son of a very rich man.
Tom bildiğim en zeki adamdır.Tom is the smartest guy I know.
Tom Harvard'a girmek için yeterince zeki olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think he's smart enough to get into Harvard.
Tom çok zeki bir adamdır.Tom is a very intelligent guy.
Neden tüm zevki Tom çıkarsın ki?Why should Tom have all the fun?
Zengin olmayı mı yoksa ünlü omayı mı tercih edersin?Would you rather be rich or famous?
Bu, zengin insanların yaptığı şey.It's what rich people do.
Yapmaktan zevk aldığın bazı şeyler nelerdir?What are some things you enjoy doing?
Şüphe, dostluğun zehiridir.Suspicion is the poison of friendship.
Yeme ve içme, doktoru zengin yapar.Eating and drinking makes the doctor rich.
Fakir bulabildiğinde, zengin canı istediğinde yer.The poor man eats when he can, but the rich man eats when he wants.
Neden bahsediyorsun zerre kadar fikrim yok.I haven't got the foggiest notion what you're talking about.
Sebzeleri hâlâ zeytinyağlı salamurada bırakıyor musun?Are you still marinating the vegetables?
O uzun boylu, ünlü ve zengindir.He's tall, famous, and rich.
Ben üç zeytinli bir martini istiyorum.I want a martini with three olives.
Mary nasıl dinleneceğini ve hayattan nasıl zevk alacağını bilmiyor.Mary doesn't know how to relax and enjoy life.
Buraya gelmekten gerçekten zevk alıyorum.I really enjoy coming here.
Zevkler üzerine tartışmanın hiçbir anlamı yok.There's no point in arguing over tastes.
Bazen iyi bir kitapla oturmaktan zevk alırım.Sometimes I enjoy sitting down with a good book.
Ben yüzmekten zevk alırım.I enjoy swimming.
Başkalarının hayatını tatsız yapmadan hayatından zevk almalısın.You should enjoy your life without making others' lives unpleasant.