ze ile cümle
ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Zengin olduğunu duyuyorum.I hear you're rich.
Zengin olacağını her zaman biliyordum.I always knew you were going to be rich.
Eskiden zengindim.I used to be rich.
Gerçek bir zevkti.It was a real pleasure.
Klasik müzikten zevk alırım.I enjoy classical music.
O filmden zevk alacağını biliyorum.I know you'll enjoy that movie.
Tom'un bu filmden zevk alacağını düşünmüyorum.I don't think Tom will enjoy this movie.
Tom bile filmden zevk alıyor gibi görünüyordu.Even Tom seemed to enjoy the movie.
Tom'un ona çok para bırakan zengin bir amcası vardı.Tom had a rich uncle who left him a lot of money.
Tom Mary'den daha zengin.Tom is richer than Mary.
Sen zengin bir adamsın.You're a rich man.
Hepimiz ondan zevk aldık.We all enjoyed it.
Ondan zevk alıp almadığını Tom'a sor.Ask Tom if he enjoyed it.
Yardımcı olmaktan zevk duyarım.I'd be more than happy to help.
Tom zengin değil ama mutlu.Tom isn't rich, but he's happy.
Ne kadar uzun yaşarsam o kadar zeki olurum.The longer I live, the smarter I get.
Tom yapmaktan zevk aldığı şeyi yapıyor.Tom is doing what he enjoys doing.
Çok zekiydin.You were very clear.
Boston'u ziyaret etmekten her zaman zevk alırım.I always enjoy visiting Boston.
Sanırım birçok insanın olduğunu düşündüğünden çok daha zenginsin.I think you're a lot richer than most people think you are.
Tom benden daha zengin.Tom is richer than I am.
Ailem zengin olduğumu düşünüyor.My family thinks I'm rich.
Ailem zengin olduğumu sanıyor.My family thinks I'm rich.
Bazı böcek zehirleri arılar için son derece zehirlidir.Some pesticides are highly toxic to bees.
Neden bu kadar zekisin?Why are you so smart?
Hong Kong dünyanın en zengin kentlerinden biridir.Hong Kong is one of the wealthiest cities in the world.
Robin Hood zenginleri soydu.Robin Hood robbed the rich.
Yeni zemin kaplaması ahşap gibi görünüyor ama aslında vinil.The new floorcovering looks like timber but is actually vinyl.
Onun giyimde çok kötü zevki var.She has very bad taste in clothing.
Senin zeytinlerini toplamam.I don't harvest your olives.
Onların zeytinlerini toplamam.I don't harvest their olives.
Demokrasi petrol zengini ülkelerde savunulmalı ama Suudi Arabistan'da değil.Democracy must be defended in all oil-rich countries, but not in Saudi Arabia.
Zengin olursam, bir şato alacağım.If I get rich, I'll buy a castle.
O zevkti.It was enjoyed.
Jane ile vakit geçirmek bir zevk.It is a pleasure to spend time with Jane.
Seninle birlikte çalışmaktan zevk alıyordum.I enjoyed working with you.
Onlarla birlikte çalışmaktan zevk alıyordum.I enjoyed working with them.
Onunla birlikte çalışmaktan zevk alıyordum.I enjoyed working with him.
Seninle zaman geçirmekten zevk alıyorum.I enjoy spending time with you.
Onlarla zaman geçirmekten zevk alıyorum.I enjoy spending time with them.
Onunla zaman geçirmekten zevk alıyorum.I enjoy spending time with him.
Onlarla konuşmaktan zevk alıyorum.I enjoy talking with them.
Onunla konuşmaktan zevk alıyorum.I enjoy talking with him.
Sen onlardan daha zekisin.You're smarter than them.
Sen ondan daha zekisin.You're smarter than him.
Ben onlardan daha zekiyim.I'm smarter than them.
Ben ondan daha zekiyim.I'm smarter than him.
Biri bizi zehirledi.Somebody poisoned us.
Biri onları zehirledi.Somebody poisoned them.
Biri beni zehirledi.Somebody poisoned me.
Biri onu zehirledi.Somebody poisoned him.
Onları zehirledin mi?Did you poison them?
Onu zehirledin mi?Did you poison him?
Neden bizi zehirledin?Why did you poison us?
Neden onları zehirledin?Why did you poison them?
Neden beni zehirledin?Why did you poison me?
Neden onu zehirledin?Why did you poison him?
Biri seni zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison you.
Biri bizi zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison us.
Biri onları zehirlemeye çalıştı.Someone tried to poison them.