ze ile cümle

ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, zengin bir adam.Tom is a wealthy man.
Tom'un çalışmasına gerek yok. O zengindir.Tom doesn't need to work. He's rich.
Tom zehir alarak intihar etti.Tom committed suicide by taking poison.
Tom zengin bir adamın oğlu olduğunu iddia etti.Tom claimed he was the son of a rich man.
Tom'un zebralarla ilgili çok şey bildiğine dair bir fikrim yoktu.I had no idea that Tom knew so much about zebras.
Tom'un Mary'yi zehirlemesinin mümkün olduğuna inanıyoruz.We believe it was possible that Tom poisoned Mary.
Tom Mary ile olmaktan zevk alırdı.Tom used to enjoy being with Mary.
Tom Mary'nin zengin olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was rich.
Tom Mary'nin çok zengin olduğunu duydu.Tom heard that Mary was very rich.
Tom Mary'nin zengin olduğunu öğrendi.Tom found out that Mary was wealthy.
Tom ve Mary her ikisi de zemin üzerine bağdaş kurmuş oturuyordu.Tom and Mary were both sitting cross-legged on the floor.
Tom ve Mary yağmurda yürümekten zevk almadı.Tom and Mary didn't enjoy walking in the rain.
Tom'un Mary'yi zehirlediğinden şüphe yok.There's no doubt that Tom poisoned Mary.
Tom Mary'yi mutfak zemininde bilinçsizce yatarken buldu.Tom found Mary lying unconscious on the kitchen floor.
Mutfak zeminini temizlemek için daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time cleaning the kitchen floor.
Tom'un zengin bir kadınla evlendiğini duydum.I heard that Tom got married to a rich woman.
Geri zekalı olduğumu söylüyorlar.They say I'm retarded.
Gerçekten zeki, Sfenks o!Really smart, that Sphinx!
Tom'un zengin bir adam olduğu belliydi.Tom was obviously a rich man.
Tom Mary'nin nasıl o kadar zengin olduğunu bilmek istedi.Tom wanted to know how Mary had become so rich.
Mary bulaşıkları yıkarken, Tom mutfak zeminini süpürdü.Tom swept the kitchen floor while Mary washed the dishes.
Tom ne kadar zengin olursa olsun herkese yalan söylemeye devam ediyor.Tom keeps telling everyone how rich he is.
Tom insanların düşündüğü kadar zengin değildir.Tom isn't as rich as people think he is.
Tom tanıdığım en zeki adamdır.Tom is the smartest man I know.
Tom tanıdığım en zengin kişidir.Tom is the richest man I know.
Tom Mary'nin onun zengin olduğunu bilmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to know he was rich.
Tom Mary'nin o kadar zengin olduğunu farketmedi.Tom didn't realize Mary was so rich.
Tom mutfak zeminini temizleyerek çok iyi bir iş yapmadı. O hâlâ kirli.Tom didn't do a very good job cleaning the kitchen floor. It's still dirty.
Tom bir paspas ile zemini temizledi.Tom cleaned the floor with a mop.
Tom kesinlikle zeki olduğunu düşünüyor.Tom certainly thinks he's clever.
Tom kesinlikle zengin bir aileden geliyor gibi görünüyor.Tom certainly sounds like he comes from a rich family.
Tom kesinlikle zengin gibi görünüyor.Tom certainly looks like he's rich.
Tom kesinlikle Mary'nin olduğunu düşündüğü kadar zeki değil.Tom certainly isn't as smart as Mary thinks he is.
Tom kesinlikle düşündüğü kadar zeki değil.Tom certainly isn't as smart as he thinks he is.
Ben zengin olacağım.I will prosper.
Bütün zenginliğine rağmen o hiç mutlu değildi.In spite of all of his riches, he is not at all happy.
Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy watching horror movies.
Geri zekalı!Dumbass!
Sizinle konuşmak bir zevkti.It's been a pleasure talking to you.
Herkes senin ondan daha zeki olduğunu biliyor.Everybody knows you're more intelligent than she is.
Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.Tom was vacuuming the rug while Mary was mopping the kitchen floor.
Onlar yasemin ve zeytin diktiler.They've planted jasmine and an olive.
Tom zemini paspasladı.Tom mopped the floor.
Tom'un müzikte iyi zevkleri vardır.Tom has good tastes in music.
Nefesinizi tutun! Bu zehirli gaz.Hold your breath! It's poisonous gas.
Bunu zevkle yapacağız.We'll do it with pleasure.
Benim zekama hakaret etmeyin.Don't insult my intelligence.
Savaş dünyanın zehiridir.War is the poison of the world.
Zengin olmak, yoksul olmanın karşıtıdır.Becoming rich is the opposite of becoming poor.
Onlar Yeni Zelanda'ya gittiler.They went to New Zealand.
Birçok insan hemen zengin olmak hayaliyle piyango bileti alır.Many people buy lottery tickets with the dream of immediately becoming wealthy.
O, ondan daha zeki.She's cleverer than him.
Seyahat hayatın en acı zevklerinden biridir.Travelling is one of the saddest pleasures of life.
Zengin olsam sana para veririm.If I'm rich, I'll give you money.
O, sahip olduğu sayısız evleriyle, zengin olmuş gibi görünüyor.He appears to be wealthy, with the numerous houses he has.
O, erkek kardeşi gibi çok zekidir.He is very intelligent, as is his brother.
Maori dili Yeni Zelanda'da konuşulur.The Maori language is spoken in New Zealand.
Görevlerimi zevkle yerine getireceğim.I will perform my duties with pleasure.
Tehlike maceraya zevk verir.Danger gives relish to adventure.
O kesinlikle zengin ama onun çok zeki olduğunu sanmıyorum.She is rich, certainly, but I don't think she's very smart.

İlgili Sayfalar