ze ile cümle

ze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Her ikisi de son derece zengindi.Both were extremely rich.
Onun aklı zekiliğini kaybetmiştir.His mind had lost its sharpness.
İnsanlar zengin olmak için bir şans istedi.The people wanted a chance to become rich.
On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.The Thirteenth Amendment freed all Negro slaves.
Yağmurda ve karda bile dağ tırmanışından zevk alırım.Even in rain and snow I enjoy mountain-climbing.
O benden daha zengin değildir.He isn't richer than me.
Benim mutfak yardımım bir spatula'nın zekasına sahiptir.My kitchen help has the intelligence of a spatula.
O bir zenci.He's a nigger.
Lezzetli yiyecek yemek, hayatın en yoğun ve dokunaklı zevklerinden biridir.The eating of delicious food is one of the most intense and poignant pleasures of life.
Zemin suyla ıslaktı.The floor was wet with water.
Para harca ve hayattan zevk al!Spend money and enjoy life!
Her zaman seni işe alan insanlardan daha zeki ol.Always be smarter than people who hire you.
Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?Which snake has the longest fangs?
Dünyadaki en zehirli yılan hangisidir?Which is the most venomous snake in the world?
Avustralya'da bulunan bir yılan olan "içbölge taypanı" dünyanın en zehirli yılanıdır.The inland taipan, a snake found in Australia, is the most venomous snake in the world.
Burada insanlar zengin.People are rich here.
Sadece sezon sebzeleri yiyen çok zengin bir kız tanıyorum.I know a very rich girl who only eats seasonal vegetables.
Thomas onu çok zeki olarak dikkate almadı.Thomas didn't consider him very intelligent.
O, onu daha zengin bir adam için terk etti.She dumped him for a richer man.
O, o zengin oluncaya kadar onu görmezden geldi.She ignored him until he became rich.
O onu zengin yaptı.She made him rich.
Sıcak hava devam edecek, bu nedenle gıda zehirlenmesine karşı dikkatli olun.Hot weather will continue, so please watch out for food poisoning.
Bu zehirin bir damlası 160 kişiyi öldürmek için yeterlidir.One drop of this poison is enough to kill 160 people.
Zengin olmak ister misiniz?Would you like to be rich?
Onun zengin olduğunu biliyordum.I knew he was rich, but I didn't think he was that rich.
O, köpeğini her gün etle beslemek için yeterince zengin değildi.She wasn't wealthy enough to feed her dog meat every day.
Ben gerçekten zengin olsam böyle bir yerde asla çalışmam.If I were really rich, I would never work in a place like this.
Bir insan zengin ya da fakir olup olmamasına göre işleri farklı görür.One views things differently according to whether one is rich or poor.
İnsanlar zengin ya da fakir olmalarına bağlı olarak işlere farklı olarak bakarlar.People look at things differently depending on whether they are rich or poor.
Yağmur yağdıktan ve zemin nemlendikten sonra yabani otları çekmek daha kolaydır.After it rains and the ground is damp, it's easier to pull weeds.
O bana bir kravat verdi, zevkimle tamamen eşleşiyordu.She gave me a necktie, which entirely matched my taste.
Zengin olmana rağmen, ben senin mutlu olduğundan şüpheliyim.Although you are rich, I doubt you are happy.
Sao Paulo, Güney Amerika'nın en zengin eyaletidir.São Paulo is the richest state in South America.
Zeus'un varlığı konusunda agnostik olan birine hiç rastlamadım.I've never met anyone who is agnostic about the existence of Zeus.
Ben sınıfında en zeki çocuk olduğuna inanamıyorum.I can't believe that you were the smartest kid in your class.
Çok zengin olmanın hayalini kurardım.I used to dream about becoming very wealthy.
Zengin olmak acaba nasıl bir şey?I wonder what it feels like to be rich.
2009 yılında, Yeni Zelanda'da bir adam evcil köpeğini pişirdi ve yedi.In 2009, a man in New Zealand cooked and ate his pet dog.
Zeki için bir ipucu yeterlidir.For the intelligent, a hint is sufficient.
O kesinlikle zeki biridir.He's definitely somebody clever.
O zengin ama çok mutsuz.She's rich but miserable.
Kirli ev, kirli zemin.Dirty house, dirty floor.
Ben senden daha zekiyim.I'm smarter than you.
O bir fırçayla mutfağın zeminini fırçaladı.She scrubbed the floor of the kitchen with a brush.
O, zehir alarak intihar etti.She committed suicide by taking poison.
Kalmaktan zevk aldığınızı umuyoruz.We hope you enjoyed your stay.
Yapay zeka, doğal aptallığı yenemez.Artificial intelligence cannot beat natural stupidity.
Sen bir geri zekalısın.You are a moron.
Tom'un müzik zevki benimkine benzer.Tom's taste in music is similar to mine.
Tom'un oturma odası zevkle döşenmiştir.Tom's living room was tastefully furnished.
Tom, hızlı zengin olmak istiyor.Tom wants to get rich quick.
Tom zengin olduğunu söylüyor.Tom says he is rich.
Tom onun zengin olduğunu söylüyor.Tom says he is rich.
Tom şakayla çok zengin olmadığını söyledi.Tom said jokingly that he was not very rich.
Tom zengin olmalı. O çok güzel bir araba sürüyor.Tom must be well off. He drives a very nice car.
Tom hava hakkında zerre kadar endişeli değil.Tom isn't the least bit worried about the weather.
Tom göründüğü kadar zeki değildir.Tom isn't as smart as he looks.
Tom yılandan korkmaz, zehirlilerinden bile.Tom isn't afraid of snakes, even poisonous ones.
Tom zevk için tartışan insan türüdür.Tom is the kind of guy that argues for fun.

İlgili Sayfalar