Bu, şu anda zaten oluyor.It's already happening.
Rockett: Zaten kim o partide olmak ister ki?Who'd want to show up at that party anyway?
İşin yarısı zaten bitti.Half the work is already done.
Aslında tüm değerler için zaten hep 1'deydi. iks 1'e yaklaşırken fe iks'in limiti 1'dir.As we get closer we can get unbelievably, infinitely close to 1 as long as we're not at 1...
Bunu zaten bir önceki derste öğrenmiştik.We learned that in the last video.
Zaten Luneville de çok kısa sürdü.But that doesn't matter, it was a very short-lived treaty.
Zaten böyle birşeyin mümkün olamayacağınında farkındaydı.He realized that he could never realistically do that.
Zaten Sonsuza kadar Konsül ünvanını alıyorsun. Aynı anda da tüm güç senin elinde zaten.You already were Consul for life, you have power for your whole life.
Efendim, zaten yaralısınız.Your Majesty.
Zaten o şekilde yapıldılarThey were made as a pair.
Tamam ! zaten zamanı gelmişti !Fine. I think it is about time to end.
Evet ! zaten öyle olmasa bile, artık hatırımda bile sayılamazYes. Even if it wasn't, I could no longer remember.
Zaten evleniyoruz, ve o hep benimle olacakWe're getting married soon, and she's already by my side.
Ters türevi zaten biliyoruzWe're already familiar with it as an antiderivative.
Ama Mahmut ve oğlu zaten oradaydı.But Mahmoud and his son were already there.
Henüz bilmiyorum, ama eminim Necmettin ve arkadaşları, zaten kafalarında planlamışlardır bile.Well I don't know yet, but I'm sure Najmuddin and his friends, they have it already in mind.
Şarkı da bunu soruyor zaten.And that's what the song is asking.
Yapılmsı gereken o şeye zaten daha önce değinmiştim.And I've already hinted what that something is.
(Kahkahalar) Ama zaten bunun üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçmiş.But in any case, that was more than 100 years ago.
Eğer nüfussa, zaten çizelgenin tepesindeyiz.If it's population, we're on course to top the charts.
Senin gibi bir dost edinerek hata yaptı zatenHe made a mistake of having a friend like you
Bugün bir kaç tanesini dövdüm zaten beni tanıyamadılarI fought with a few of them today They didn't recognize me
Ama bakın, zaten beni dinliyorsunuz.But hey, you're listening to me.
Zaten pozitifse pozitif kalır.If it's already positive, it stays positive.
Olaya zaten elde birikmiş birçok sıkıntı ve sorunla başlıyoruz.We're starting with something that's had a lot of stresses and a lot of problems to begin with.
Zaten her şeyi ayarlamış olduk.We did, we really setup everything already.
Her şeyi önceden kurmuştuk zaten.We had setup all of the mechanics already.
Bunu sebebi de zaten yapılmış olması.And the reason is, it's been done.
Ya ihtiyacımız olan bütün vücut parçalarımız zaten doğada ya da kök hücrelerimizde zaten mevcutsa.What if all the replacements our bodies need already exist in nature, or within our own stem cells?
Yani hücre zaten büyüktü ve tekrar hücreye odaklanacağım.So the cell was already big-- I'll focus on the cell again.
Hücre zaten büyüktü ve gittikçe büyüyor.The cell was already big and it gets bigger.
Şapşal, Hyung bizim farkımıza çoktan varmıştır zaten.Idiot, Hyung probably already recognized us.
Seung Jo Shi zaten ilk yardımı yaptı.Seung Jo Shi already gave you first aid.
Aslında çok iyi bir çalışan denizaltı, ve bu sebeple üretildi zaten.It actually is a very good working sub -- that's what it was designed for.
Tam olarak değil, zaten bu da yapılmıştı.Not really, that had already been done too.
Bu zaten bilimsel gösterimde.It's in scientific notation already.
Sanıyorum, bu konuda bir video yapmıştım, zaten ispatı son derece kolay. -I believe I've done a video on that, but it's very easy to prove.
Görmesi çok zordur ve gökyüzü de oldukça büyük zaten.They're hard to see, and the sky is really big.
Kuyruklu yıldızı biraz olsun hareket ettirebildik, çok değil ama hedef de bu değildi zaten.We did move the comet a little tiny bit, not very much, but that wasn't the point.
Göktaşının yerçekimi, uzay aracını kendine çeker ve zaten aracın da birkaç tonluk kütlesi vardır.The gravity of the asteroid pulls on the probe, and the probe has a couple of tons of mass.
Bu fotoğraftaki zaten Talking Heads değil.This is not Talking Heads, in the picture anyway.
O tutkunun nereye gideceğini zaten biliyoruz.We already know where that passion is going.
Müşteriler zaten ne istediklerini bilirler.Incredibly simple.
Eğer zaten öleceksek... ...ölümümü hayranlık verici şekilde gerçekleştir.If we're to die anyway, make it an ecstatic death for me.
- Buna bakarak anlamıştım zaten.- Life in Seoul is hard, isn't it? Still, what the hell is this you're wearing?
Çoğu insanın hikaye anlatmaya başvurmasının nedeni, kaçma isteğidir zaten.That's why most people turn to storytelling, is to escape.
zaten hissettiğimden daha kötü hissetmemi sağlayamazsın.Come on...
Onun tasarımı zaten korsandı diyebilirsiniz.You might say his design was pirated.
Zaten maymun-askısı denmesinin sebebide buydu.That's why they were called ape hangers.
Ailemizin zaten onların yanında olacağını düşündük.We thought our family would already be there.
Zaten kesirleri çıkarmakla toplamak birbirine çok benzer işlemler. -So subtracting fractions is very similar to adding fractions.
Bir tanesini zaten biliyoruz.Now, where are the other ones?
Çünkü zaten Tanrı adildir.Because, after all, God is just.
Zaten üçte biri,So one-third of it reprises the stories of Biblical figures
Ne gerek vardı ki zaten?Who needed it though?
Bununla ilgili zaten aklımızda birkaç fikir var.And we can already think about it.
İki tarafa doğru da devam edecektir zaten.It just keeps going on in both directions.
Neyse, bugunlerde hersey Görüntü Arşivleme ve İletişim Sistemlerinde zatenPlease. Well, nowadays everything's on PAX anyway.
"Eh, zaten önemi çok küçük, ama yarın ne yapacak?"Well, that's too little to matter anyhow; but what will you do to-morrow?
Senin zihnin de bu hale gelmeli. Ve aslında bir bakıma öyledir zaten.Your mind has to become like this and in a way it is like this.