Zaten kütüphane kartı başvurusunda bulundunuz mu?Have you already applied for a library card?
Vatandaşlığa zaten başvurdunuz mu?Have you already applied for citizenship?
Elias'ın zaten bir dairesi var.Elias already has an apartment.
Zaten tokum.I'm already full.
HEAC zaten bir Amerikan şirketi idi.HEAC was already an American company.
Zaten filmler ne kadar gerçektir ki?"How real are films anyway?"
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."As a descendant of the sorceress, it is your obligation.
Bu sıralarda Whitman zaten Poe'nun öykülerinin hayranıydı.By this time, Whitman was already an admirer of Poe's stories.
Üretim düzeyi zaten Birleşik Krallık ve Almanya'da daha yüksektir.Production levels are already higher than in Britain and Germany.
Çünkü o tarzı duymuşsanız, zaten pop müziğin aynısı, değil mi?Because if you've heard of it, it's sort of pop music, right?
Bu talimatlardan dolayı birliklerimiz Sina’da doğu sınırlarımızda zaten hazır.Due to these instructions our troops are already concentrated in Sinai on our eastern border.
1999 yılına gelindiğinde, çoğu ülke zaten krizden kurtulmuştu.By 1999, most countries had already recovered from the crisis.
Hugh zaten evliydi, fakat Hugh ve Marozia evlenebilmeleri için bu evlilik iptal edildi.Hugh was already married, but had that marriage annulled so that Hugh and Marozia could be wed.
Daha sonra Maria ve Mike'ı bulan Zayn, onlara zaten iki kez özür dilediğini söyledi.Later, Zayn found Maria and Mike and said that he had already apologized twice.
Ermenistan'ın Bizans bölümü zaten 638–639'da fethedilmişti.Byzantine Armenia was already conquered in 638–639.
Zaten bir süre sonra da polis sirenleri duyulur.We hear police sirens all the time.
Ortaklaşa performans sergiledikleri müzik geleneği zaten Helmholtz evinde kurulmuştur.The tradition of jointly performing music had already been established in the home of Helmholtz.
I. Hüsrev zaten geniş olan ticaret ağını daha da büyüttü.Khosrau I further extended the already vast trade network.
Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.''Indeed, Allah guides not the wrongdoing people."
Bununla birlikte bazı eski istemciler ve sunucular zaten TLS 1.0 ve üzerini desteklememektedir.However, some old clients and servers do not support TLS 1.0 and above.
Suyu ve çayı önceki adımlarda kimin içtiğini zaten ortaya çıkardık.The boat arrived in which we had (earlier) been drinking.
Film yıldızı olacağını zaten biliyor ve bu nedenle her ziyaretde imza atıyor.She already knows she is going to become a movie star and therefore gives signed autographs away.
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.He had already left the Jewish community on 1 July 1914.
Çok öncesinde Zacharias ve Ramsey zaten atom saati yapmıştı.Before long Zacharias and Ramsey had built such atomic clocks.
Sanırım şu anda bunu söylememde sakınca yok, çünkü zaten gerçekleşmeyecek”.I think it's safe to say that now because it's not going to happen”.
Kasaba bu kampın etrafına yayılmış olmalı; Batlamyus zamanında, zaten önemliydi.The town must have sprung up around this camp; in the time of Ptolemy it was already important.
Zaten herkes İsrail halkının Suriye ile barış istediğini biliyor," diyerek sözlerini tamamladı.Everyone knows that the Israeli people want peace with Syria".
1800'den önce, Hollanda'da zaten küçük de olsa bir konserve somon endüstrisi vardı.Before 1800, there was already a small industry of canned salmon in the Netherlands.
Zaten devlet devrimci Fransa Cumhuriyeti'nin silahlı desteği ile kurulmuştu.Nevertheless, it clearly was founded with the armed support of the revolutionary French Republic.
Çünkü kendim zaten solisttim.Because I was already a soloist.
Bir değişkeni zaten biliniyorsa, bir alıcı ile sadece üç uydu kullanılarak konum belirlenebilir.If one variable is already known, a receiver can determine its position using only three satellites.
Ancak çoğu kimseye göre, umutsuzluk, zaten o beklentinin önündeki en büyük engellerden biridir.In fact, most of them were exclaves of Moravia, but in one case its foreland.
Zaten pis evleri seçermiş.But he had poor houses.
Gerisi zaten kontrolünde!They were now in control.
Roma-Sassani ilişkisinde zaten biraz sürtüşme vardı.The Roman-Sasanian relationship already had some friction.
O zaten sizindir.It is now yours.
Hagen susar, zaten bu sırada cenaze alayı hole girmiştir.Hagen arrives ahead of the funeral party.
Araştırma ve geliştirme tesisleri zaten 2.000'den fazla kişiyle doludur.Its research and development facilities are occupied by more than 2,000 people.
Romalılar bir prizmanın gökkuşağı renklerini oluşturabildiğini zaten biliyorlardı.The Romans were already familiar with the ability of a prism to generate a rainbow of colors.
Evlenmiş kadınlar mülk sahibi olamazdı, ki onlar zaten kocalarının mülküydü.Their marriage is without passion: he has sworn chastity.
Onlar gelecekse, zaten gelecektir." dedi.If they come they should bring their own security."
Gerekçesi ise grubun zaten bir bateristi vardır: The Rev.The subtitle is: Ein Festgeschenk (a present).
Yasa'nın kabul edilmesinden önce bu eyaletler ve bölgelerde 3.000 tane eşcinsel çift zaten evlendi.Before passage of the Act, more than 3,000 same-sex couples had already married in those areas.
Zaten hepimiz onun yeteneklerini biliyoruz.We already know his talents.
Çünkü o zaten bir ölüdür.However, he has already died.
Aynı anda "googol"u önerdiğinde, zaten büyük sayı için bir ad bulmuştu: "Googolplex".At the same time that he suggested "googol" he gave a name for a still larger number: "Googolplex".
Biz de zaten bunu böyle açıkladık.We made that clear.
Mavi dekorlu tip kullanan yumuşak porselen zaten dönemin fayanslarından faydalanıyordu.The soft porcelain used blue designs of the type already used in the faiences of the period.
Aslında Rumen 3. Ordusu 17 Temmuz'da zaten Dinyester'i geçmişti.The Romanian Third Army had already crossed the Dniester on 17 July.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.They were found innocent by the jury.
O zamanda zaten üniversite seviyesinde matematik bilgisine sahipti.By that time, he had already mastered university-level mathematics.
Ancak bu tarihten önce parfümün ön siparişi zaten bulunmaktaydı.However, before this date the perfume was already out for pre-order.
Zaten denizi artık kim tutabilirdi?!Who will take over the marina?
Zaten, kim yaşıyor ki? " der.Who, indeed?"
Çoğu da sahtedir zaten sattıkları mücevherlerin.Most of those indicted were members who actually sold illicit items.
Caligula'nın sadık Germen muhafızı karşılık verdiğinde İmparator zaten ölmüştü.By the time Caligula's loyal Germanic guard responded, the Emperor was already dead.
Ancak Dük ve Vittorio zaten başkalarıyla evlidir.Both Revuelta and Castro were married to other people.
Zaten paraya çok ihtiyacı vardır.He is very fond of money.
Elbette bunları bir tahrik eden vardır, zaten bir-iki kişiden biz işkilleniyoruz.But we're really one divided being, even though you see two of us.
Hep geri dönersin zaten.' der.He always returns."