Bence Tom bunu nasıl yapacağını zaten biliyor.I think Tom already knows how to do that.
Tom zaten bunu yapmakta oldukça iyidir.Tom is pretty good at doing that already.
Birisi bunu bizim için zaten yapmış gibi görünüyor.Someone seems to have done that for us already.
"Bunu zaten yaptın mı?" "Hayır, henüz değil.""Have you done that already?" "No, not yet."
Tom bunu yaptığı için zaten özür diledi.Tom has already apologized for doing that.
Tom'un fikrinin ne olduğunu zaten biliyorum.I already know what Tom's opinion is.
Onu Tom'un yaptığını zaten biliyorum.I already know that Tom did that.
Tom'un bunu neden yaptığını zaten biliyorum.I already know why Tom did that.
Tom zaten Boston'a gitti mi?Has Tom already left for Boston?
Bence Tom zaten bunu biliyor.I think Tom already knows that.
İyi ki bunu zaten yaptım.Fortunately, I've already done that.
Senin Fransızcan zaten oldukça iyi.Your French is quite good already.
Tom zaten çok şey öğrendiğini söylüyor.Tom says he's already learned a lot.
Tom'un zaten pazartesi için planları var.Tom already has plans for Monday.
Tom bunu yapacaktı zaten.Tom was going to do that anyway.
Tom bunu öyle ya da böyle yapacaktı zaten.Tom was going to do that anyway.
Tom, Mary'ye ne yiyemediğini zaten söyledi.Tom has already told Mary what he can't eat.
Tom zaten Fransızca çalışıyor.Tom is studying French already.
Tom zaten Mary'nin bunu yapmasını hatırlattı.Tom has already reminded Mary to do that.
Tom Mary'nin bunu zaten yaptığını düşünüyor.Tom thought Mary had already done that.
Ben zaten sırrı biliyorum.I already know the secret.
Tom zaten yine aç.Tom is already hungry again.
Tom ve ben bunu zaten biliyoruz.Tom and I already know that.
Tom zaten Mary'ye bunu yapmasını söyledi.Tom has already told Mary to do that.
Zaten bunun hakkında biliyorum.I know about it already.
Bunu zaten bir kez yaptım.I did that once already.
Ben onun hakkında zaten biliyorum.I already know about it.
Tom zaten bir yetişkin.Tom is already an adult.
Onu zaten yapabilirim.I can do that already.
Ben zaten sipariş verdim.I've already ordered.
Ben zaten işteyim.I'm already at work.
Onunla bunun hakkında zaten konuştuk.We already spoke to him about it.
O zaten uyuyakalmıştı.She had already fallen asleep.
O zaten uykuya dalmıştı.She had already fallen asleep.
Onunla zaten konuştun mu?Have you already talked to him?
Tom zaten erken ayrılmayı planlıyor.Tom already plans on leaving early.
Bunu senin için yapmayı zaten planlamıştım.I'd already planned on doing that for you.
Tom'a bunu neden yapması gerektiğini zaten anlattım.I've already told Tom why he needs to do that.
Tom'a zaten erken gitmemesini söyledim.I've already told Tom not to leave early.
Tom'a bunu nasıl yapacağını zaten gösterdim.I've already shown Tom how to do that.
Ben zaten Tom'a erken ayrılmasını söyledim.I've already told Tom to leave early.
Tom bunu zaten yapmış gibi görünüyordu.Tom seemed to have done that already.
Tom zaten bunun hepsini biliyor gibi görünüyordu.Tom seemed to know all that already.
Tom ve ben sizin bunu yaptığınızı zaten biliyoruz.Tom and I already know you did that.
Tom onu yapmayı zaten kabul etti.Tom has already agreed to do that.
Tom bana bunu zaten yaptığını söyledi.Tom told me he did that already.
Tom zaten burada mıydı?Has Tom already been here?
Tom zaten geldi mi?Has Tom already come?
Tom zaten akşam yemeği yedi.Tom has eaten dinner already.
Tom Mary'nin zaten ne yapacağını bildiği için şaşırdı.Tom was surprised that Mary already knew what to do.
Bunu yaptığını zaten biliyorum.I already know you did that.
Bunu kimin yaptığını zaten biliyorum.I already know who did that.
Tom zaten Mary'ye bunu tekrar yapmamasını söyledi.Tom has already told Mary not to do that again.
Tom Mary'ye erken ayrılmamasını zaten söyledi.Tom has already told Mary not to leave early.
Tom Mary'nin erken ayrılacağını zaten biliyor.Tom already knows that Mary will leave early.
Tom, Mary'nin bunu zaten yaptığını düşündü.Tom thought that Mary had already done that.
Tom zaten kazanmış olabilir.Tom might've already won.
Zaten yapmayı denedim.I've already tried doing.
Bunu zaten bunu yaptım.I have already done that.
Tom zaten Mary'ye erken ayrılmasını söyledi.Tom has already told Mary to leave early.