Ben zaten bu öğrenci ile konuştum.I already talked to this student.
Tez konunuz üzerinde zaten karar verdiniz mi?Have you already decided on your thesis topic?
Ben filmi zaten izledim.I've already seen the film.
Sen gelmeden önce ben zaten çıkmıştım.By the time you came back, I'd already left.
O zaten konuşmaya başlıyor.He's already beginning to talk.
Daha önce zaten buraya geldim.I've already come here before.
Benim zaten bir zarfım var.I already have an envelope.
Zaten akşam yemeği yedin mi?Have you had dinner already?
O zaten orada mı?She's there already?
Bazılarınız beni zaten tanıyor.Some of you already know me.
Zaten iki saattir bekliyorum. Daha fazla bekleyemem.I've already waited two hours. I can't wait any longer.
Onun dövüş sanatları kahramanlığı zaten yüce mükemmellik seviyesine ulaştı.His martial arts prowess has already reached a level of sublime perfection.
Senin gözlerinde ben zaten ölüyüm.In your eyes, I am already dead.
Zaten orada oturan 20'den fazla kişi vardı.There were already over 20 people sitting there.
Zaten Lucy aradı mı?Has Lucy already called?
Zaten hayır dedim.I've already said no.
Ben zaten o şarkıyı bir zamanlar duymuştum.I had already heard that song once.
Her durumda, ben zaten tamamen sizi affettim.In any case, I've already entirely forgiven you.
Huş ağacı yaprakları zaten sarardı.The birch leaves have already turned yellow.
Sen zaten seçtin mi?Have you already chosen?
Sen zaten oy verdin mi?Have you already voted?
Ben zaten hazırım.I'm already ready.
Ben zaten tokum, teşekkür ederim.I'm already full, thank you.
Eve ulaştığında saat zaten on ikiydi.It was already twelve when he reached home.
O zaten varmış olmalı.He should have arrived already.
Kahretsin. Zaten gelmek üzereyim.Fuck. I'm about to come already.
Beş yaşındayken zaten kayabiliyordum.At five I was already able to ski.
Yeter zaten!Enough already!
Saat zaten 7:00'dir.It's already 7 o'clock.
Zaten 07:00.It's already 7:00.
Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.If looks could kill, I'd be dead by now.
Mark'ın maskaralığı zaten Rosa'yı hasta ediyor.Mark's foolery is already making Rosa sick.
Shishir zaten yatmaya gitti.Shishir already went to bed.
Ben zaten onu aradım.I already called him.
Onlar zaten evlendiler.They already got married.
O ona binmeye çalışırken otobüs zaten hareket halindeydi.The bus was already in motion when he tried to board it.
Komşularım bana zaten Björk'ün kim olduğunu açıkladılar.My neighbours have already explained to me who Björk is.
Zaten Çince yazabiliyorum.I can already write in Chinese.
Ben zaten kahve içtim.I've already had a coffee.
Onlar boşanalı zaten iki yıl oldu.He's been divorced for 2 years already.
Mary zaten ayrıldı.Mary has already left.
Ben onu zaten aldım.I already bought it.
Babasını zaten gördün.You have already seen his father.
Ben yataktan çıktığımda, zaten güneş gökyüzünde yüksekti.When I got out of bed, the sun was already high in the sky.
Rezervasyon zaten yapıldı.The reservation is already made.
Zaten Avrupalı müttefiklere karşı güçlü bir mücadele ile karşı karşıya kaldı.It already faced a strong fight against the European Allies.
Bu sabah onu görmedim. Belki de o zaten toplantıya gitti.I haven't seen him this morning. Maybe he's already left for the meeting.
En kötüsü zaten bitti.The worst is already over.
Kanalizasyonlar ile ilgili sorun olmasaydı, biz zaten evi inşa etmiş olurduk.If it weren’t for the problem with the sewers, we would already have built the house.
Sana başka hiçbir şey söyleyemem. Zaten çok fazla konuştum.I can tell you nothing more. I've already said too much.
Sen zaten ev ödevini yaptın mı?Have you already done your homework?
O, ona zaten âşık olmuştu.She was already in love with him.
Odanda sigara içmemeni zaten sana söyledim.I already told you not to smoke in your room.
Ben zaten bir restoranda çalışmıştım.I was already employed at a restaurant.
Mutluluk muhtemelen zaten sahip olduğunu istemektir, istediğine sahip olmak değil.Happiness is probably wanting what you already have, not having what you want.
Ben zaten Amerika Birleşik Devletleri ziyaret ettim.I have already visited the United States.
Partiye gitmeden önce zaten yemeğimi yemiştim.I had already eaten before I arrived at the party.
Ben zaten geciktim.I'm already late.
Zaten çok geç kaldım.I'm already so late.
Ben zaten biletimi aldım.I've already bought my ticket.