Ana içeriğe geç
Sözlük

zat ile cümle

zat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u zaten tanıyorsun gibi görünüyor.It looks like you know Tom already.
Tom'a kimsenin söylemesine gerek yoktu. O zaten biliyordu.Nobody had to tell Tom. He already knew.
Tom zaten neyin yanlış olduğunu biliyordu.Tom already knew what was wrong.
Onu zaten yaptığını sanıyordum.I thought you already did that.
O zaten iki yıldır göz hapsi altında.He's already been under house arrest for two years.
Tom zaten benimle bunun hakkında konuştu.Tom has already spoken to me about it.
Tom o konuda zaten benimle konuştu.Tom has already spoken to me about it.
Tom etrafına baktı, ama Mary zaten gitmişti.Tom looked around, but Mary was already gone.
İlk elmalar zaten düşmeye başladı.The first apples have already started to fall.
Noel ağacınızı zaten düzenledin mi?Have you put up your Christmas tree already?
Zatürreye yakalanacaksın.You'll get pneumonia.
Onun olduğunu zaten görebiliyorum.I can already see that happening.
Zaten gündüz. Uzun gece bitti.It's already day. The long night is over.
Sanırım Tom zaten başlamıştı.I think Tom has started already.
Sen zaten daha önce gittin mi?Are you intending to go already?
Zaten yaz olduğuna inanamıyorum.I can't believe it's summer already.
O zaten uyumaya gitti.He already went to bed.
Tom, dün Mary'nin ona verdiği kitabı okumayı zaten bitirdi.Tom has already finished reading the book that Mary gave him yesterday.
Tom nasıl yapacağını bilseydi zaten onu yapardı.Tom would've done it already if he knew how.
Para zaten tükenmeye başlıyor.The money is already beginning to run out.
Başvurular zaten kabul ediliyor.Applications are already being accepted.
Zaten tanıtımlar yapıldı.Introductions have already been made.
Heyecan zaten gelişiyor.The excitement is already building.
Zaten olmamız gereken yerdeyiz.We're already where we need to be.
Tom'un zaten hakkında endişe edecek yeterince şeyi var.Tom has enough to worry about already.
Tom'la tanıştığımda zaten bir yetişkindim.I was already an adult when I met Tom.
Muhtemelen sarhoştular zaten.They were probably drunk anyway.
Halk zaten bizi güvenmiyor.The public already distrusts us.
Süreç zaten başladı.The process has already started.
Tom zaten ameliyat geçirmiş.Tom has already undergone surgery.
Zaten ondan haberdarız.We're already well aware of it.
Tom'un eşsiz olduğunu zaten biliyoruz.We already know Tom is unique.
Tom zaten ileriyi düşünüyor.Tom is already thinking ahead.
Zaten yaşlı bir vatandaşım.I'm already a senior citizen.
Zaten kıdemli bir vatandaşım.I'm already a senior citizen.
Tom, 2013 yılında zatürreeden öldü.Tom died in 2013 of pneumonia.
İnsanlar zaten konuşuyorlar.People are already talking.
Onu zaten hazırladım.I've already prepared that.
Sonucu zaten biliyordum.I already knew the outcome.
Zaten çoktan öldük.We're almost dead already.
Tom'un zaten bir hayran kitlesi var.Tom already has a fan base.
Beni zaten kaybettin.You've lost me already.
Tom zaten çalışıyor mu?Is Tom already employed?
Tom zaten yürüyor.Tom is walking already.
Zaten içerideyiz.We're already inside.
Tom, konuyla ilgili zaten onunla konuştuğunu söylüyor.Tom says that he's already talked to you about that matter.
Tom zaten bu gece üç türkü söyledi.Tom has already sung three ballads tonight.
Biz o şarkıyı zaten söyledik.We already sang that song.
Zaten asla aynı yatakta değiller.They're never in the same bed anyway.
Biz zaten yaşlıyız.We're already old.
Dans etmeyi zaten biliyorum.I already know how to dance.
Tom zatürreeden öldü.Tom died from pneumonia.
O şarkıyı bu akşam zaten üç kez söyledin.You've already sung that song three times tonight.
Tom'a bunu yapmayı planlamadığımı zaten söyledim.I've already told Tom that I don't plan to do that.
Beni zaten altı kere yendin.You've already beaten me six times.
Neden bu şeyi öğrenmek zorundayım? Zaten asla onu kullanmam gerekmeyecek.Why do I have to learn this stuff? I'm never going to need to use it anyway.
O beni zaten tanıyor.He knows me already.
Ben o şarkıyı zaten bir kez söyledim.I sang that song once already tonight.
Nasıl dans edileceğini bilmediğimi zaten söyledim.I already said I don't know how to dance.
Zaten çok yaşlı olduğunu düşündüğü için artık öğrenmek istemiyor.He does not want to learn anymore as he thinks he's already too old.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod