Zaruri olarak oraya gittim.I went there of necessity.
Verimli toprak tarım için zaruridir.Fertile soil is indispensable for agriculture.
Verimli toprak iyi bir mahsul için zaruridir.Fertile soil is indispensable for a good harvest.
Tuz, pişirme için zaruri bir malzemedir.Salt is an indispensable ingredient for cooking.
“Üniversite Muhtariyetini zarurî kılan sebepler”, Tasvir, 10 Mart, sahife 3. Maksudi, S. (1946).“Üniversite Muhtariyetini zarurî kılan sebepler”, Tasvir, 10 Mart, sahife 3.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.All of this information is obligatory.
Pazartesi günü Üsküp'te yapılan görüşme "zaruri ve yapıcı" olarak nitelendirildi.Monday's meeting in Skopje was described as "essential and constructive".
Fakat katı, gözenekli ise öğütme zaruri değildir.Sie ist (mit den üblichen Axiomen) weder widerlegbar noch beweisbar.
Banliyödeki bir yaşam için araba zaruridir.Une voiture est indispensable à une vie en banlieue.
Oraya bir an önce gitmen zaruridir.C'est indispensable que tu y ailles tout de suite.
Banliyöde yaşamak için araba zaruridir.Une voiture est indispensable pour vivre en banlieue.
Transkripsiyon faktörleri gen ifadesinin düzenlenmesi için zaruridir ve dolayısıyla her canlıda bulunur.A transzkripciós faktorok a génműködés szabályozói és így minden élőlényben megtalálhatóak.
Fakat katı, gözenekli ise öğütme zaruri değildir.Berakal sehat yaitu tidak gila.
Başka bir Kuzey ülkesinde sağlık sigortanız varsa, Finlandiya’da zaruri olan tedaviyi görme hakkınız vardır.Om du har en sjukförsäkring i ett annat nordiskt land har du rätt till nödvändig sjukvård i Finland.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Al denne information er obligatorisk.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Al die informatie is verplicht.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.All diese Informationen ist obligatorisch.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.A všechny tyto informace jsou povinné.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir. Çince bunları görmezden gelmeme müsaade etmez.중국어를 사용하면 무시할 수 없는 내용들이고 필수적으로 따르는 정보예요.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir. Çince bunları görmezden gelmeme müsaade etmez.Semua informasi ini harus disebutkan dan tidak boleh diabaikan dalam Bahasa Cina.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir. Çince bunları görmezden gelmeme müsaade etmez.Без этой информации невозможно выразиться по-китайски.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir. Çince bunları görmezden gelmeme müsaade etmez.כל המידע הזה הוא חובה. הסינית לא מרשה לי להתעלם ממנו.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir. Çince bunları görmezden gelmeme müsaade etmez.كلّ هذه المعلومات ضروريّة. اللّغة الصينيّة لا تسمح لي بتجاهلها.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir. Çince bunları görmezden gelmeme müsaade etmez.中国語で正確に話そうとすると
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Ez mind kötelező információ.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Tất cả những thông tin này là bắt buộc.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Toate aceste informaţii sunt obligatorii.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Toda esta información es obligatoria.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Todas estas informações são obrigatórias.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.To informacje obowiązkowe.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Toutes ces informations sont obligatoires.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Tutte queste informazioni sono obbligatorie.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Όλες αυτές οι πληροφορίες είναι υποχρεωτικές.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Всичката тази информация е задължителна.
Bu bilgilerin tamamının zaruri söylenmesi gerekir.Це обов'язкова інформація.