Ana içeriğe geç
Sözlük

zarif ile cümle

zarif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Joten hän laittoi neljä kenkiä siro ryhmä nurmikolla ja katselin heitä.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.그래서 그는 잔디밭에서 우아한 그룹에 네 개의 신발을 넣고 바라 보았다.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Maka dia menaruh empat sepatu dalam kelompok anggun di rumput dan menatap mereka.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Så han satte fyra skor i en graciös grupp på gräset och tittade på dem.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.So stellte er die vier Schuhe in einem anmutigen Gruppe auf dem Rasen und sah sie an.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Torej je dal štiri čevlje v Dobrohotan skupine za trate in pogledal na njih.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Vì vậy, ông đặt bốn đôi giày trong một nhóm duyên dáng trên sân và nhìn họ.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Więc włożył czterech buty w eleganckim grupy na murawie i popatrzył na nich.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Έτσι, έβαλε τα τέσσερα παπούτσια σε μια χαριτωμένη ομάδα για την τύρφη και τους κοίταξε.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Така той постави четири обувки в доброто група на трева и ги погледна.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Таким образом, он положил четыре обуви в изящные группы по дерном и смотрел на них.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Таким чином, він поклав чотири взуття у витончені групи з дерном і дивився на них.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.حتى انه وضع الأحذية الأربعة في المجموعة رشيقة على العشب وبدا عليهم.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.や草の間で、そちらを見て、キンミズヒキが湧き、それは突然に発生した
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Bueno, los hacedores de cosas: ellos hacen las cosas más bellas, más elegantes, más cómodas que los artesanos.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Dinge-Macher: Sie machen Dinge schöner, eleganter, bequemer als die normalen Kunsthandwerker.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Dingenmakers: ze maken dingen mooier, eleganter, comfortabeler dan de ambachtslieden doen.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.'사물'을 만드는 사람은, 기능공들이 만드는 것보다는 보다 더 아름답고, 기품있고 사용하기에 더 편리한 사물을 만드는 사람입니다.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Những người tạo ra sản phẩm: họ làm cho nó đẹp hơn, tao nhã hơn, tiện lợi hơn những người thợ thủ công.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Nos, a dolgok készítői: ők sokkal szebb, elegánsabb, kényelmesebb tárgyakat készítenek, mint az iparosok.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.А ние, създателите на неща правим нещата по красиви, по елегантни, по удобни, отколкото занаятчийте.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Творці роблять речі більш красивими, витонченими, більш зручними, ніж просто ремісники.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.ובכן, יוצרים של דברים: הם עושים דברים יותר יפים, יותר אלגנטיים, יותר נוחים ממה שבעל מלאכה בלבד היה עושה.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.بالمقابل، صانعو الأشياء، يصنعون الأشياء بجمالية أكثر، بأناقة أكثر براحة أكثر مما يفعل الحرفيون
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.より心地よいものをつくります 言いたいことが沢山あるから ちょっと考えをまとめないと
Zarif ayakkabılarının yarattığı bu zıtlığı seviyorum.Îmi place contrastul papucilor ei eleganți.
Zarif ayakkabılarının yarattığı bu zıtlığı seviyorum.Me encanta el contraste de sus zapatos delicados.
Zarif ayakkabılarının yarattığı bu zıtlığı seviyorum.Я люблю контраст её изысканной обуви.
Zarif ayakkabılarının yarattığı bu zıtlığı seviyorum.イラクから帰還後に
Zarif BeyazAlb elegant
Zarif BeyazBianco elegante
Zarif BeyazBlanc élégant
Zarif BeyazBlanco elegante
Zarif BeyazBranco Elegante
Zarif BeyazElegancki biały
Zarif BeyazElegáns fehér
Zarif BeyazElegantes Weiß
Zarif BeyazElegant hvid
Zarif BeyazElegantin valkoinen
Zarif BeyazElegantna bela
Zarif BeyazElegantná biela
Zarif BeyazElegantní bílá
Zarif BeyazElegant vit
Zarif BeyazElegant wit
Zarif Beyaz기품있는 흰색
Zarif BeyazMàu trắng thanh lịch
Zarif BeyazΚομψό λευκό
Zarif BeyazЕлегантний білий
Zarif BeyazЕлегантно бяло
Zarif BeyazЭлегантный белый
Zarif Beyazלבן אלגנטי
Zarif Beyazأبيض أنيق
Zarif Beyaz優雅な白
Zarif bir müzik düzenleyiciמנהל מוזיקה אלגנטי
Zarifçe in, kıvrıl ve dön. Böylece hiç ağrıtmayacaktır.Het is een elegante manier van landen, draaien en rollen. ...dan doet het geen pijn.
Zarifçe in, kıvrıl ve dön.Cara yang elegan: mendarat, berputar dan jungkir balik.
Zarifçe in, kıvrıl ve dön.C'est cet élégant petit atterrissage, on se tord et on roule.
Zarifçe in, kıvrıl ve dön.Det er denne elegante lille landing, twist og rul.
Zarifçe in, kıvrıl ve dön.E aterizarea asta elegantă, te rotești și te rostogolești.
Zarifçe in, kıvrıl ve dön.É esta pequena e elegante aterragem, torcer e enrolar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod