Çuhaçiçeği Japonya'da çok yaygın görülen zarif bir çiçektir.Yukigassen on erittäin suosittu laji Japanissa.
Geride genç karısı Zarina ve üç yetim çocuğunu bıraktı.Άφησε πίσω τη νεαρή σύζυγό του, τη Ζαρίνα, και τρία ορφανά παιδιά.
Zarif bir hassalığa sahiptirler ve insan figürü içermezler.De måtte udskænke spirituøse drikke og indlogere folk.
Sivri, zarif bir gagası vardır.Giver et pænt, skjult ophæng.
Çuhaçiçeği Japonya'da çok yaygın görülen zarif bir çiçektir.Hvalkød er i Japan en meget eftertragtet delikatesse.
Goran Zarić fırladı, öldü.Men krudtet er løst – han lever.
Âlim, zarif ve ârif bir zat idi.Han hadde et stort horn (Valaróma) og en mektig ganger (Nahar).
Eğitimi bir mimar olarak Zaria'daki Ahmadu Bello Üniversitesi mezunudur.Đại học Ahmadu Bello ở Zaria.
Kimin sevgilisi, daha lâtifse, daha zarifse, özü daha yüceyse, âşığı da daha azizdir.Loài người càng tôn thờ và yêu mến Chúa Kitô thì càng nên tôn kính và yêu mến Đức Mẹ.
Yağcıbedir halılarının eskileri ve iyileri zarif ve güzeldir.門人に稲葉迂斎、跡部良顕らがいる。
Sade ve zarif bir güzelliğe sahip.類希なる美貌と華やかさを持つ。
Bu okullar Zarifiye diye adlandırılırdı.我把它稱為我的學習場。
Buda bu durumun zarif bir mutluluk (pīti ve sukha’dan daha yüce) olduğunu belirtmiştir.佛教宗派以禅宗和淨土宗最為興盛。
O yalnızca güzel ve yetenekli bir oyuncu değil aynı zamanda zarif bir hanımefendiydi.他的母親不僅非常聰明,也是一位美女。
Âlim, zarif ve ârif bir zat idi.안시성의 성주였으며 재주와 용기가 있었다.
Çuhaçiçeği Japonya'da çok yaygın görülen zarif bir çiçektir.오유 환상렬석은 일본에서 매우 저명한 조몬 유적의 하나이다.
Bu durumda pek zarif bir şekilde sarkacak ve destek istemeyecektir.너는 그것들을 경배하거나, 그것들을 섬기지 못한다.
Goran Zarić fırladı, öldü.탕구장군(湯寇將軍)으로 승진하고, 죽었다.
"Red" grubun daha canlı ve cesur, "Velvet" ise grubun daha feminen ve zarif yanını simgeler.레드는 밝고 활기찬 모습이 강한 편이고, 벨벳은 그룹의 부드럽고 조금 더 성숙한, 그리고 우아한 이미지를 담아내고 있다.
Sivri, zarif bir gagası vardır.הנה רעיון נועז, כביר.
Neshat ayrıca Zarin gibi daha geleneksel anlatı kısa filmleri de yapmıştır.נשאט גם מייצרת סרטים נרטיביים מסורתיים, כגון הסרט הקצר Zarin.
Geride genç karısı Zarina ve üç yetim çocuğunu bıraktı.הותיר אחריו את רעייתו רגינה ושלושת ילדיהם.
Birçok insan Ada’yı zarif biri olarak tanımlardı.ישנם רבים שפעולתו של דאלס נראית להם כטיוח.
Ben payımı kullandım, şimdi gitme zamanı ve bunu zarif bir şekilde yapmak istiyorum”.Желая им всичко най-хубаво, но сега е време да продължа моя собствен път".
Ayrıca Kolkhis baltaları zarif ince süslemelerle de bezeniyordu.Освен това бонсайската саксия също станала популярна.
Zaritsa köyünün eski adı Kamerler'dir.Старото наименование на село Зарица е било Камерлер (Camerler).
Craiova Antlaşması ile Zaritza köyü 1940 yılında Bulgaristan'a iade edilmiştir.По силата на Крайовската спогодба село Зарица е върнато на България през 1940 г.
Bu okullar Zarifiye diye adlandırılırdı.Predstavnici te škole nazvani su Račanima.
Gülünçlü opera, Mozart'la en üstün, en zarif örneklerini kazandı.Sedaj si obrnil kolo najbolj čudovite , nenadkriljive velike dharme.
Kum tilkisi, daha iyi tanıdığımız kızıl tilkiden daha küçük ve daha zariftir.Zelo podobna je bolje poznani vrsti rdečevratke.
Bu okullar Zarifiye diye adlandırılırdı.Neid õpilasi nimetati toomskolaarideks.
Kimin sevgilisi, daha lâtifse, daha zarifse, özü daha yüceyse, âşığı da daha azizdir.Mida paremini inimene oma ligimest tunneb, seda kergem on talle andeks anda ning teda koguni armastada.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.그 후, 불과 40년 이내로 물리학자들은 별빛에 대한 완전한 설명을 평소 실력대로 우아한 수식으로 해냈지요.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Během 40 let fyzici objevili celé vysvětlení, vyjádřené, jako obvykle, elegantními symboly.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.En 40 años los físicos descubrieron la explicación completa expresada, como es usual, en elegantes símbolos.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.En moins de 40 ans, les physiciens ont tout découvert, exprimé, comme d'habitude, en symboles élégants.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.În 40 de ani, fizicienii au descoperit întreaga explicaţie, exprimată, ca de obicei, în simboluri elegante.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Inden for 40 år opdagede fysikere hele forklaringen, udtrykt, som altid, i elegante symboler.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Počas 40 rokov fyzici odhalili kompletné vysvetlenie, vyjadrené, ako obyčajne, v elegantných symboloch.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.W ciągu 40 lat, fizycy odkryli kompletne wyjaśnienie, wyrażone, jak zwykle, poprzez eleganckie symbole.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.Μέσα σε 40 χρόνια, οι φυσικοί ανακάλυψαν ολόκληρη την εξήγηση, εξεφρασμένη, όπως συνήθως, με κομψά σύμβολα.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.За 40 години физиците открили цялото обяснение, изразено, както обикновено, в елегантни символи.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.За 40 лет ученые наши полное объяснение, выраженное, как всегда, изящными символами.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.ותוך 40 שנים, הפיזיקאים גילו את ההסבר המלא, המבוטא, כרגיל, בסמלים אלגנטיים.
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.خلال أربعين سنة أكتشف علماء الفيزياء التفسير كله في شكل رموز راقية كالعادة .
40 yıl içerisinde, fizikçiler bunu bütünüyle açıkladılar, her zamanki gibi zarif bazı semboller ile.全体的な説明を発見した物理学者は いつものように美しい記号でそれを表しました。 しかし記号に関しては気にしないでください。
Ama gezegenin en büyük yaratıkları... ...derin okyanusun zeki ve zarif hakimleri... ...dev balinalar.그러나 지적이며 우아하며 깊은 바다의 주인인 지구상에 가장 큰 생명체는 고래입니다.
Ama zarif bir acı.Mais c'est bon.
Ama zarif bir acı.Un delizioso dolore.
Ama zarif bir acı.Αλλά υπέροχοs πόνοs!
Ama zarif bir acı.Но какая изысканная боль.
Aslında dünyanın en sıkıcı arabaları oldukları kesin. İngiliz arabaları zarif ve şıktır.מכוניות משעממות. למכוניות .הבריטיות יש אלגנטיות וסטייל
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ád a te fejednek kedvességnek koszorúját; igen szép ékes koronát ád néked.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Dá tvojej hlave veniec miloty a obdarí ťa krásnou korunou.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››den sætter en yndig Krans på dit Hoved; den rækker dig en dejlig Krone.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Den skal sette en fager krans på ditt hode; den skal rekke dig en herlig krone.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Diadema de gracia dará a tu cabeza; corona de hermosura te otorgará
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ea îţi va pune pe cap o cunună plăcută, te va împodobi cu o strălucită cunună împărătească.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Ela dará � tua cabeça uma grinalda de graça; e uma coroa de glória te entregará.
Başına zarif bir çelenk, Görkemli bir taç giydirecektir.››Elle mettra sur ta tête une couronne de grâce, Elle t`ornera d`un magnifique diadème.