Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --Arra gondoltam: "Jóég, bárcsak ez a két játékos, vagy legalább egyikük..."
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --제가 생각하기를, "오 저런, 만약 이 두선수들이, 둘중의 하나라도"—
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --Pomyślałem: "O Boże, jeśli ci dwaj, czy choćby jeden z nich..."
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --И си помислих:
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --І я подумав:
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --Я подумал:
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --וחשבתי לעצמי, "אל אלוהים, אם שני השחקנים הללו, כל אחד מהם" --
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --وقد فكرت، " يا كريم، إن لعب أحد هذين اللاعبين، أو أي منهم"--
Ve "ne kadar zarif, eğer bu iki oyuncu, onların herbiri" --同じ歳にうまれていなかったら」って
Ve sonra ben size daha zarif bir yöntem göstereceğim .다음은 내가 영리한 방법이라고 부르는 방법을 보여드릴께요.
Ve sonra ben size daha zarif bir yöntem göstereceğim .Ще ви покажа два начина за решаване на задачи за най-малко общо кратно.
Ve sonra ben size daha zarif bir yöntem göstereceğim .,שהמכפלה המשותפת הקטנה ביותר היא
Ve sonra ben size daha zarif bir yöntem göstereceğim .وبعدها سأريكم ما اسميه بالاسلوب الاكثر اناقة
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Viesturs ZarinsViesturs Zarins
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Alors il a mis les quatre chaussures dans un groupe de gracieuses sur le gazon et les regarda.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Así que puso los cuatro zapatos de un grupo de gracia sobre el césped y los miró.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.A tak dal čtyři boty v půvabné skupině na trávník a podíval se na ně.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.A tak dal štyri topánky v pôvabnej skupine na trávnik a pozrel sa na ne.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Così ha messo le quattro scarpe in un gruppo grazioso sul tappeto erboso e li guardò.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Deci, el a pus cele patru pantofi dintr-un grup graţios pe gazon şi se uită la ei.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Dus hij de vier schoenen in een sierlijke groep op het gras en keek naar hen.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Então ele colocou as quatro sapatos em um grupo gracioso na grama e olhou para eles.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Így hát fel a négy cipő egy kecses csoport a gyepen, és nézte őket.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Joten hän laittoi neljä kenkiä siro ryhmä nurmikolla ja katselin heitä.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.그래서 그는 잔디밭에서 우아한 그룹에 네 개의 신발을 넣고 바라 보았다.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Maka dia menaruh empat sepatu dalam kelompok anggun di rumput dan menatap mereka.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Så han satte fyra skor i en graciös grupp på gräset och tittade på dem.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.So stellte er die vier Schuhe in einem anmutigen Gruppe auf dem Rasen und sah sie an.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Torej je dal štiri čevlje v Dobrohotan skupine za trate in pogledal na njih.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Vì vậy, ông đặt bốn đôi giày trong một nhóm duyên dáng trên sân và nhìn họ.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Więc włożył czterech buty w eleganckim grupy na murawie i popatrzył na nich.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Έτσι, έβαλε τα τέσσερα παπούτσια σε μια χαριτωμένη ομάδα για την τύρφη και τους κοίταξε.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Така той постави четири обувки в доброто група на трева и ги погледна.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Таким образом, он положил четыре обуви в изящные группы по дерном и смотрел на них.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.Таким чином, він поклав чотири взуття у витончені групи з дерном і дивився на них.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.حتى انه وضع الأحذية الأربعة في المجموعة رشيقة على العشب وبدا عليهم.
Yani o çim üzerinde zarif bir grup dört ayakkabıları koymak ve onlara baktı.や草の間で、そちらを見て、キンミズヒキが湧き、それは突然に発生した
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Bueno, los hacedores de cosas: ellos hacen las cosas más bellas, más elegantes, más cómodas que los artesanos.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Dinge-Macher: Sie machen Dinge schöner, eleganter, bequemer als die normalen Kunsthandwerker.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Dingenmakers: ze maken dingen mooier, eleganter, comfortabeler dan de ambachtslieden doen.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.'사물'을 만드는 사람은, 기능공들이 만드는 것보다는 보다 더 아름답고, 기품있고 사용하기에 더 편리한 사물을 만드는 사람입니다.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Những người tạo ra sản phẩm: họ làm cho nó đẹp hơn, tao nhã hơn, tiện lợi hơn những người thợ thủ công.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Nos, a dolgok készítői: ők sokkal szebb, elegánsabb, kényelmesebb tárgyakat készítenek, mint az iparosok.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.А ние, създателите на неща правим нещата по красиви, по елегантни, по удобни, отколкото занаятчийте.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Творці роблять речі більш красивими, витонченими, більш зручними, ніж просто ремісники.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.ובכן, יוצרים של דברים: הם עושים דברים יותר יפים, יותר אלגנטיים, יותר נוחים ממה שבעל מלאכה בלבד היה עושה.