Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .Jadi aku akan zoom in Mari saya membuat sebuah kotak.
Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .이걸 확대할 거에요 상자를 그릴게요
Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .Pozwólcie, że zaznaczę to, co będę przybliżał.
Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .Přiblížím ji.
Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .Увага я збільшую цю квадратну ділянку.
Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .Увеличаваме я. Нека направим една кутийка.
Şimdi ise tilakoidin zarını yakından inceleyelim - çok önemli olduğunu söylemiştik. .لذلك أنا ذاهب لتكبير. اسمحوا لي أن جعل مربع.
Şimdi zarın üzerinde hareket eden komplekslerimiz(bileşen) var.복합체들이 있어요.
Şimdi zarın üzerinde hareket eden komplekslerimiz(bileşen) var.자 그러니까 우리는 막을 관통하는
Sitoplazmada dışında kullanılmak üzere olanlar, belki hücre veya hücre zarı dışında.Do wnętrza ER trafiają białka przeznaczone poza cytozol, poza komórkę lub do wbudowania w błonę komórkową.
Sitoplazmada dışında kullanılmak üzere olanlar, belki hücre veya hücre zarı dışında.Las que seran utilizadas fuera del citosol, fuera de la célula o tal vez en la membrana de la célula.
Sitoplazmada dışında kullanılmak üzere olanlar, belki hücre veya hücre zarı dışında.Orang-orang yang akan digunakan di luar sitosol, luar sel atau mungkin di membran sel.
Sitoplazmada dışında kullanılmak üzere olanlar, belki hücre veya hücre zarı dışında.Εκείνοι που πρόκειται να χρησιμοποιηθούν εκτός του cytosol, έξω από το κελί ή ίσως στη μεμβράνη του κελιού.
Sitoplazmada dışında kullanılmak üzere olanlar, belki hücre veya hücre zarı dışında.細胞の外、細胞膜で使われていく。 なので、タンパク質はここまでたどり着くんだね。
Sınıf arkadaşlarından birinin adı Lenin, Lenin ileride bu küçük, zarif, pahalı nesneleri parçalayacak.Sőt, az egyik osztálytársa egy Lenin nevezetű ifjú, aki később kis, kitűnő, drága dolgokat tesz majd tönkre.
Sınıf arkadaşlarından birinin adı Lenin, Lenin ileride bu küçük, zarif, pahalı nesneleri parçalayacak.Unul dintre colegii săi a fost un tânăr numit Lenin care avea să distrugă acele obiecte mici, fine și scumpe.
Sınıf arkadaşlarından birinin adı Lenin, Lenin ileride bu küçük, zarif, pahalı nesneleri parçalayacak.Один із його однокурсників - юнак на ім'я Ленін, який згодом знищуватиме маленькі, дорогі й вишукані речі.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Anh ấy tạo ra những bức ảnh đẹp và tinh tế này rồi sau đó lặp lại chúng ở quy mô lớn hơn nhiều.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Crea estas imágenes magníficas y delicadas que luego repite a gran escala.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Crea queste immagini raffinate e delicate che poi ripete in scala gigante.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Creează imagini gingașe și delicate, pe care apoi le repetă în compoziții masive.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Er erschafft diese genauen, grazilen Bilder, die er dann in riesigem Maßstab wiederholt.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Finom, aprólékosan kidolgozott képeit ezután hatalmas léptékkel reprodukálja.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Hij maakt fijne, delicate beelden die hij dan op zeer grote schaal vermenigvuldigt.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Il crée ces images fines, délicates, qu'il reproduit ensuite à grande échelle.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.정교하고 세밀한 이미지를 만들어 거대한 화폭에 그것을 반복한 것입니다.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Tworzy drobne, delikatne obrazy, które potem powtarza na wielką skalę.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Δημιουργεί αυτές τις φίνες, λεπτές εικόνες τις οποίες μετά επαναλαμβάνει σε μαζική κλίμακα.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Він створює ці вишукані, делікатні зображення, які потім відтворює у масивному масштабі.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Он создает эти миниатюрные, изысканные картинки, которые потом воспроизводит в громадных размерах.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.Създава тези фини, деликатни образи, които после повтаря в огромен мащаб.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.הוא יוצר את הדמויות המעודנות והעדינות האלה שלאחר מכן הוא משכפל בקנה מידה ענק.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.فهو يقوم برسم هذه الصور البديعة والدقيقة ومن ثم يقوم بعد ذلك بإعادة رسمها تكراراً وعلى نطاق واسع.
Sonrasında daha büyük boyutlara taşıyacağı bu hoş, zarif şekilleri yapmaktadır.それを膨大なスケールで繰り返すのです
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.Anda dapat membayangkan bahwa pada akhirnya, Anda tahu ini hal - katakanlah ini adalah membran luar sel.
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.Och jag ska strax berätta vad det här är för något, men vi ska fortsätta följa membranen.
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.Ty, které budou použity mimo cytosol, mimo buňku nebo možná v buněčné membráně.
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.Vă puteți imagina că, știți chestia asta... ...să prepupunem că aceasta este membrana celulară.
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.Wyobraźcie sobie, że w końcu, pewnie wiecie, o co chodzi, powiedzmy, że to jest błona komórkowa.
Sonunda, bu bildiğiniz hayal edebiliyorum şey diyelim bu hücrenin dış zarı söylüyorlar.これが、細胞膜の外側だとしよう。 かなり単純化して、描くけど。
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Fisicamente, uma ideia muito porreira e elegante que surgiu recentemente.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Físicamente, un realmente agradable y elegante pensamiento que he tenido últimamente.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Fizic, foarte dragut elegant, mod de gandire recent.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Fizikailag egy nagyon menő, elegáns irányvonal került előtérbe mostanában.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Fizycznie, naprawdę fajnego, eleganckiego myślenia, które ostatnio nadeszło.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Hết sức tự nhiên, gần đây một suy nghĩ siêu ngầu và tao nhã đã đến với tôi.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.아주 쿨하고 우아한 최신 제품입니다.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Leibhaftig zeigt sich neulich ein wirklich cooles, elegantes Denken.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Στον φυσικό χώρο, ένας πολύ καλός, καλαίσθητος τρόπος σκέψης που θα δείξω αργότερα.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.В физическом смысле, в последнее время появляются реально классные и простые идеи.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.Физически е много готино, елегантно, мислейки да се върне скоро.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.ואלגנטית, שמתחילה להיתפס כיום.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.طريقة أنيقة للتفكير ظهرة مؤخرا.
Son zamanlarda çıkan fiziksel olarak havalı ve zarif bir düşünce.デジタルカメラで どうやって写真をパソコンに移しますか?
Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.Điều tôi muốn nói là hình ảnh hóa là chìa khóa cho vấn đề và cung cấp những giải pháp thiết thực,
Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.저는 이렇게 말하고 싶습니다. 저에게 디자인이란 문제를 해결하고 우아한 해결책을 제시하는 것입니다.
Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.אני רציתי לומר אני מרגיש שעיצוב הוא פתרון בעיות ולתת פתרונות אלגנטיים
Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.أردت أن أقول أنني أشعر أنّ التصميم يرمي إلى حلّ المشاكل وتوفير حلول أنيقة.
Söylemek istiyorumki tasarım yapmak problem çözmek gibi birşey ve zarif yöntemler bulmak.問題を解決し エレガントな解決法を提供することだと思えます そして情報のデザインというのは
Su, bu zarın gidin ve uzaklaştırabilirsiniz.Agua puede entrar y salir de esta membrana.