O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Jest ona pełna wdzięku, tajemnicza i niezwykła, a są to główne wyznaczniki glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.그녀는 우아합니다. 그녀는 신비롭고 초월적으로 보입니다. 그것들이 매력의 핵심 특성입니다.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Ze is sierlijk, mysterieus en transcendent, en dat zijn de centrale kwaliteiten van glamour.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Она изящна, загадочна и удивительно не похожа на других. А это и есть главные черты гламура.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.Тя е грациозна, мистериозна и съвършена, и това са основните качества на бласъка.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.היא חיננית, היא מסתורית והיא נָעַלה. ואלו המאפיינים המרכזיים של זוהר.
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.إنها رشيقة، إنها غامضة، إنها متعالية وهذه هي المركزيات في الابهار
O aynı zamanda zarif, gizemli, yüce, ve bunlar da cazibenin temel nitelikleri.これがグラマーの本質です 眼は見えません 下を向いています
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.Annyival kifinomultabb, annyival bensőségesebb, mint például, hogy mi látható és mi nem.
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.É muito mais subtil, muito mais visceral, o que é visível, e o que não é.
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.E mult mai subtil şi visceral unele lucruri sunt vizibile, altele nu.
O daha zarif, çok daha fazla duygusal -- biliyorsunuz, görülebilir ne, ne değil.Nó .... hơn và thực thi hơn rất nhiều lần. ta có thể thấy rõ được cái nào ra cái nấy.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalC'est tellement plus subtil, tellement plus viscéral
O daha zarif, çok daha fazla duygusalEr ist viel raffinierter, und sehr viel handfester
O daha zarif, çok daha fazla duygusalEs mucho más sutil, mucho más visceral... ya saben, lo que es visible, lo que no.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalJe mnohem propracovanější, mnohem fyzičtější
O daha zarif, çok daha fazla duygusal책상은 훨씬 미묘하고, 또 훨씬 직관적입니다.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalLebih luwes dan mudah.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalTastbaarder - je weet wat er is, en wat niet.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalTo o wiele subtelniejsze i instynktowne.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalVad som är synligt och inte till exempel.
O daha zarif, çok daha fazla duygusalΕίναι πιο οξυδερκής και βασίζεται στο ένστικτο
O daha zarif, çok daha fazla duygusalВін невловиміший і набагато інтуїтивніший
O daha zarif, çok daha fazla duygusalОн более неуловимый и намного более интуитивный
O daha zarif, çok daha fazla duygusalТо е толкова по-изтънчено, толкова по-задълбочено
O daha zarif, çok daha fazla duygusalהיא הרבה יותר מותאמת לי, והרבה הרבה יותר אינטואיטיבית
O daha zarif, çok daha fazla duygusalأنه ممتلئ للغاية، ومحشو بشدة
O daha zarif, çok daha fazla duygusal見えるもの見えないものも含めて
O halde hücre zarının enine kesitini çiziyorum.Ini akan benar-benar berguna dalam lebih signifikan koreksi Saya ingin membuat.
O halde hücre zarının enine kesitini çiziyorum.유용하게 쓰일 겁니다.
O halde hücre zarının enine kesitini çiziyorum.Ten rysunek przyda się do wyjaśnienia poważniejszego błędu, który zrobiłem.
O halde hücre zarının enine kesitini çiziyorum.Vimos que bombea por cada dos a tres sodiums potassiums que bombea en.
O halde hücre zarının enine kesitini çiziyorum.التي سأجريها
Ökaryot-yani çekirdek zarı olan- canlılarda, provirüs lisojenik döngüden geçer. . .Normalmente un provirus sperimenta un ciclo lisogeno in cellule eucariote in organismi con membrana nucleare.
Ökaryot-yani çekirdek zarı olan- canlılarda, provirüs lisojenik döngüden geçer. . .Головним чином, провірус проходить через лізогенний цикл в еукаріотах, організмах, чиї ядра мають оболонку.
Ökaryot-yani çekirdek zarı olan- canlılarda, provirüs lisojenik döngüden geçer. . ."الدورة المستذيبة" (غير المحللة) وعادة ما تكون الفيروسات المحترفة، ذات دورات غير محللة في حقيقيات النواة
Ökaryot-yani çekirdek zarı olan- canlılarda, provirüs lisojenik döngüden geçer. . .溶原変換 eurkaryotes 有機体であります。 原子膜があります。 通常とき人々 は溶原について話します。
Oldukça zarif.Fajne, co?
Oldukça zarif.Довольно просто.
Oldukça zarif.טוב מאד.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Fa danzare di dolore la mia colonna vertebrale, e i miei timpani vibrano di allegria.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Faz a minha espinal-medula dançar com o sofrimento e os meus tímpanos estremecer de alegria.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Hace que mi columna vertebral baile con pesar y que mis tímpanos se estremezcan de alegría.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Mój rdzeń kręgowy tańczy smutno, a bębenki w uszach radośnie wibrują.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Ryggraden dansar av sorg- -och trumhinnorna darrar av glädje.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Rygraden danser af sorg, - - og trommehinderne dirrer af glæde.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Selkärankani tanssii surusta, ja tärykalvoni värisevät riemusta.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Κάνει τη ραχοκοκαλιά μου να χορεύει θλιβερά, και τα τύμπανά μου να πάλλονται χαιρέκακα.
Omurgamı kederle dans ettiriyor, kulak zarımı coşturuyor.Мой позвоночник танцует от грусти, а барабанные перепонки дрожат от ликования.
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.- i stwarza to subtelne połączenie między nimi- ten pomost
Örtünün oluşturduğu bu zarif kavis, anne ile çocuk arasında bir köprü gibi, ikisini birbirine bağlıyor.Vytváří to mezi nimi oblouk, most.
O zaman birinci zarın ne olduğunu umursamıyorum.3かもしれないし、4かもしれないし、5かもしれません。
O zaman birinci zarın ne olduğunu umursamıyorum.Então não me importa o que deu nesse primeiro dado.
O zaman birinci zarın ne olduğunu umursamıyorum.Mogła to być 3, albo 4 czy nawet 5.
O zaman zarı bir olarak da yuvarlayabilirim veya da altı olarak yuvarlayabilirim.1, 혹은 6이 나올 수 있지요.
O zaman zarı bir olarak da yuvarlayabilirim veya da altı olarak yuvarlayabilirim.Cioè potrei ottenere un 1 o potrei ottenere un 6
O zaman zarı bir olarak da yuvarlayabilirim veya da altı olarak yuvarlayabilirim.Donc je pourrais tomber sur un 1 ou sur un 6.
O zaman zarı bir olarak da yuvarlayabilirim veya da altı olarak yuvarlayabilirim.Jadi saya bisa mendapatkan angka satu, atau angka enam.
O zaman zarı bir olarak da yuvarlayabilirim veya da altı olarak yuvarlayabilirim.Mogę wyrzucić jedynkę lub szóstkę.
O zaman zarı bir olarak da yuvarlayabilirim veya da altı olarak yuvarlayabilirim.Môže padnúť jednička, alebo šestka.