Ana içeriğe geç
Sözlük

zari zari ile cümle

zari zari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Narin, zarif çiçekler çiçek açmış.The delicate, graceful flowers are in bloom.
Çirkin ördek yavrusu zarif bir kuğu oldu.An ugly duckling became a graceful swan.
O zarif bir görünüme sahip.He has a slender figure.
Onun tüm hareketleri zarifti.All her motions were graceful.
O güzel ve ayrıca çok zarif.She is beautiful, and what is more, very graceful.
Kulak yolu ses dalgalarını kulak zarına iletir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Kulak kanalı, kulak zarına ses dalgaları gönderir.The ear canal sends sound waves to the eardrum.
Adam zariftir.The man is elegant.
Zarı at.Throw the dice.
Buz pateni zarif ve güzel olabilir.Ice skating can be graceful and beautiful.
O, odanın etrafında zarif bir şekilde yürüdü.He sashayed around the room.
Mary zariftir.Mary is graceful.
Zarı yuvarla.Roll the dice.
Bu oldukça zarif.That's pretty neat.
O zarif bir biçimde dans eder.He dances gracefully.
O zarif ve kibardır.She's elegant and refined.
Araç durumu Rus dilinin en zarif yönlerinden biridir.The instrumental case is one of the most graceful aspects of the Russian language.
Zarif bir çözüm var.There is an elegant solution.
Mary herkese karşı zarif.Mary is gracious to everyone.
Tom zarı yuvarladı.Tom rolled the dice.
Tom zarı attı.Tom threw the dice.
Sen çok zarifsin.You're very gracious.
Yeni model, selefinden daha büyük, daha hızlı ve daha zarifti.The new model was larger, faster and more refined than its predecessor.
O çok zarif.That's very elegant.
Ne zarif bir yat!What an elegant yacht!
Ben bir pamuklu çubukla kulak zarımı patlattım.I punctured my eardrum with a cotton bud.
Çoğu bakirenin sağlam bir kızlık zarı vardır.Most virgins have an intact hymen.
Bir kız ilk kez seks yaptığında, onun kızlık zarı parçalanır ve kanar.When a girl has sex for the first time, her hymen ruptures and bleeds.
Mukoza zarı çok hassastır.The mucous membrane is very sensitive.
Foklar karada sakar ve hantal, suda ise çok zariftir.Seals are clumsy and ponderous on land, but very graceful in the water.
Tom gerçekten zarifti.Tom was really gracious.
Tom özrümü zarif bir şekilde kabul etti.Tom accepted my apology graciously.
Genç adam zarif giyinmişti.The young man was dressed elegantly.
O çok zarif değil.That's not very elegant.
Layla'nın çok zarif özellikleri vardı.Layla had very delicate features.
Fadıl, zarif Leyla'yı acımasız bir dünyadan kurtarmak istedi.Fadil wanted to save the delicate Layla from a harsh world.
Bugün Mary zarif dekoratif gözlük takıyor.Today Mary is wearing elegant decorative glasses.
Fok balıkları karada sakar ve gariptir, ancak suda çok zariftir.Seals are clumsy and awkward on land, but very graceful in the water.
Bir çift zarın var mı?Do you have a pair of dice?
Tom yenilgide zarifti.Tom was gracious in defeat.
Tom zarif bir adamdır.Tom is an elegant man.
Tom akciğer zarı iltihabından öldü.Tom died of pleurisy.
Salla zarını.Roll your dice.
Neshat ayrıca Zarin gibi daha geleneksel anlatı kısa filmleri de yapmıştır.Neshat has also made more traditional narrative short films, such as Zarin.
Bu yüzden zarın kapasitesi neredeyse sabittir ve direnci oldukça değişkendir.Thus, the capacitance of the membrane is more or less fixed, but the resistance is highly variable.
Hücre zarının kalınlığı yaklaşık olarak 7-8 nanometre civarındadır.The thickness of a plasma membrane is estimated to be about 7-8 nanometers.
Geride genç karısı Zarina ve üç yetim çocuğunu bıraktı.He left behind his young wife, Zarina, and three children.
Bu okullar Zarifiye diye adlandırılırdı.This school was called The Scholasticate.
Buda bu durumun zarif bir mutluluk (pīti ve sukha’dan daha yüce) olduğunu belirtmiştir.On hearing these words, Drupada answered:-, Thou art of noble soul and great prowess.
Kahverengi ve siyah gaga uzun, düz ve zarifçe incedir.The brown and black bill is long, straight and fairly slender.
Zarif ve zorlu bir Golden Retriever'dır.Max, a golden retriever.
Bapat, Zarin Daroowala Sharma, K.G. Ginde ve Pandit Wamanrao Sadolikar'dan eğitim aldı.Bapat studied under Zarin Daruwala Sharma, K. G. Ginde and Wamanrao Sadolikar.
En çok tanındığı eserleri zarif genç kadınları konu aldığı portreleridir.He was best known for his elegant portraits of young women.
Büyük sayılar yasası bir zarın peş peşe atılması ile örneklenebilir.Most magic clubs will charge a fee for membership.
Böylece, enerji zarın iki tarafındaki iki gradyanın bileşimi olarak depolanır.This is why energy can be stored as a combination of these two gradients across the membrane.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.The doctors said it didn't appear that her brain could even register pain."
Bu sözlükte zarif çıkış problemi olarak bilinir.This is known in literature as the graceful exit problem.
Bezemelerde zarif, gösterişli ve egzotik bir üslup egemendir; ışık kullanımı ise kısıtlıdır.His colour was strong, somewhat excessive in the use of green; his touch light.
Kuyruk: Vücuda göre kısa, aşağıdan konumlu, uca doğru zarifçe incelir.Tail: Short in comparison to its body size, low and tapering toward the tip.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod