Çünkü zararları var, her zaman var.Die haben sie. Die haben sie immer.
Çünkü zararları var, her zaman var.Die hebben ze wel. Ze hebben ze altijd.
Çünkü zararları var, her zaman var.Există. Mereu există.
Çünkü zararları var, her zaman var.Há, sim. Há sempre.
Çünkü zararları var, her zaman var.Il y en a toujours.
Çünkü zararları var, her zaman var.관련이 있지요. 언제나 있습니다.
Çünkü zararları var, her zaman var.Las hay. Siempre las hay.
Çünkü zararları var, her zaman var.Majú. Vždy majú.
Çünkü zararları var, her zaman var.Má. Vždycky jsou následky.
Çünkü zararları var, her zaman var.Vannak. Mindig vannak.
Çünkü zararları var, her zaman var.Zawsze są.
Çünkü zararları var, her zaman var.Υπάρχουν. Πάντοτε υπάρχουν.
Çünkü zararları var, her zaman var.Има. Винаги има.
Çünkü zararları var, her zaman var.Последствия есть всегда. Всегда.
Çünkü zararları var, her zaman var.תמיד יש. תמיד יש השלכות.
Çünkü zararları var, her zaman var.لها تبعات . دائماَ لها تبعات .
Çünkü zararları var, her zaman var.実は今 ばかばかしい思想が
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• ajutor acordat pentru recuperarea prejudiciilor cauzate de dezastre naturale saude evenimente neobișnuite;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• a természeti katasztrófák és egyéb rendkívüli események okozta károk helyreállításárairányuló támogatások;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;— desarrollar regiones consideradas especialmente desfavorecidas de acuerdo conlos criterios comunitarios,
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;Les aides destinées à remédier aux dommages causés par des calamitésnaturelles.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• podporu určenú na náhradu škôd spôsobených prírodnými živlami alebomimoriadnymi udalosťami;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• podpory určené k náhradě škod způsobených přírodními pohromami nebo jinýmimimořádnými událostmi;
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• pomoc w likwidacji szkód powstałych w wyniku klęsk żywiołowych bądźnadzwyczajnych okoliczności,
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;Stöd för att avhjälpa skador som orsakats av naturkatastrofer eller av andraexceptionella händelser.
Doğal afetlerin ya da bazı istisnai durumların yol açtığı zararlar için yapılanyardımlar;• държавни помощи за възстановяване на щети, причинени от природнибедствия или други извънредни обстоятелства;
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.우리는 지구를 황폐화시키고 여러 방법으로 우리 스스로를 불리하게 만드는데 우리가 얻어온 식량을 사용했습니다.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.Nós danificámos o nosso planeta e depois usámos a comida que obtivemos para nos prejudicar de várias formas.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.Pustošíme zemi a pak používáme potraviny, které získáváme abychom se znevýhodnili více způsoby.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.Spustošili sme našu planétu, a potom sme získané jedlo použili tak, že sme ešte viac pokazili svoju situáciu.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.Vi har härjat vår jord och sen använt maten vi har samlat till att belasta oss själva på mer än ett sätt.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.Λεηλατήσαμε τη γη μας και μετά χρησιμοποιήσαμε την τροφή που μας έδωσε εις βάρος μας, με κάθε τρόπο.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.Мы разорили нашу планету, а затем истощили все пищевые ресурсы, чтобы оказаться у разбитого корыта.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.בזזנו את העולם והשתמשנו במזון שהפקנו כדי להטיל בעצמו מומים בכמה וכמה דרכים.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.لقد قمنا بتدمير الأرض ثم استخدمنا الطعام الذي أنتجناه لتقويض أنفسنا بأكثر من طريقة.
Dünyayı yağmaladık, ve bulduğumuz gıdaları kendimize çok çeşitli zararlar vermek için kullandık.誤り 色々なな形で自らに 負の影響を与えてきました 私はこれまでの食事は完全な誤りだと考えます
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatıDružba 11 ali 12.000 kantina kissling natančno
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatıFöretaget elva eller 12 tusen cantina Kissling exakt idag till en andra behandling swing få vinge bero på att
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatı당신이 볼 수로 표시 손해에게 생명을 수집 사회적 기술
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatıSpolečnost jedenáct nebo 12000 Cantina Kissling přesně dnes druhém čtení houpačce si křídlo závisí na tom
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatıמוצג כפי שאתה יכול לראות לאסוף ניזקי חייו כישורים חברתיים
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatıعرض كما ترون تحصيل تعويضات حياته المهارات الاجتماعية
Gördüğünüz gibi görüntülenir zararlar hayatını toplamak sosyal beceriler psikopatı損害賠償は命を集める 社会的スキル 精神病質者と
İklim Değişikliği ve kamu sağlığının ve ekosistemlerin uğradığı zararların azalması10 miljardilla eurolla sekä kansanterveydelle ja ekosysteemeille
İklim Değişikliği ve kamu sağlığının ve ekosistemlerin uğradığı zararların azalmasıKlimatets för för än dr in ändring g storleksordningen 10 miljarder euro per år liksom minskade kostnader
İklim Değişikliği ve kamu sağlığının ve ekosistemlerin uğradığı zararların azalmasıOdzivanje na podnebne spremembe vpliva tudi na drugeokoljskeizzive
İklim Değişikliği ve kamu sağlığının ve ekosistemlerin uğradığı zararların azalmasıRăspunsul la schimbările climate afectează, de asemenea, alte provocări de mediu
İklim Değişikliği ve kamu sağlığının ve ekosistemlerin uğradığı zararların azalmasıZměna klimatu znečišťujících ovzduší v řádu 10 miliard EUR za rok a snížení škod na
İklim Değişikliği ve kamu sağlığının ve ekosistemlerin uğradığı zararların azalmasıΚλιματική αλλαγή ετησίως και μείωση της ζημίας στον τομέα της δημόσιας υγείας και στα
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.A tak vyšiel izraelský kráľ a porazil kone i vozy a porazil Sýrov veľkou porážkou.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Entonces salió el rey de Israel, atacó los caballos y los carros, y ocasionó a los sirios una gran derrota
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.E saindo o rei de Israel, destruiu os cavalos e os carros, e infligiu aos sírios grande derrota.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Împăratul lui Israel a eşit, a lovit caii şi carăle, şi a pricinuit Sirienilor o mare înfrîngere.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.In kralj Izraelov pride iz mesta in potolče konje in vozove in porazi Sirce z velikim pobojem.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.이스라엘 왕이 나가서 말과 병거를 치고 또 아람 사람을 쳐서 크게 도륙하였더라
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Le roi d`Israël sortit, frappa les chevaux et les chars, et fit éprouver aux Syriens une grande défaite.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Potem wyciągnął król Izraelski, i pobił konie i wozy, a poraził Syryjczyka porażką wielką.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Potom vytáhl král Izraelský, a pobil koně i vozy zkazil, a tak porazil Syrské ranou velikou.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Så drog Israels konge ut og slo hestene og stridsvognene og voldte et stort mannefall blandt syrerne.
İsrail Kralı atlarla savaş arabalarına büyük zararlar vererek Aramlıları ağır bir yenilgiye uğrattı.Und der König Israels zog aus und schlug Roß und Wagen, daß er an den Syrern eine große Schlacht tat.