Ana içeriğe geç
Sözlük

zan ile cümle

zan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Bien sûr, je pense que, dans des parcs d'attraction, on pourra toujours le faire.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Dĩ nhiên, tôi nghĩ nó giống như trong những công viên giải trí.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.E di sicuro, penso possiate farlo come passatempo.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.물론 여러분이 놀이동산에 가셔서 그걸 즐기는 것도 괜찮습니다.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Natürlich wird man das in gewissen Gebieten auch noch dürfen.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Předpokládám, že stejně jako existují přírodní rezervace, i toto byste si mohli občas užít.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Przypuszczam, że w parkach rekreacyjnych nadal będziecie mogli polatać.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Veți mai putea să faceți asta în parcurile de distracție.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Y por supuesto, supongo que como entretenimiento, aún podrás hacerlo.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Разбира се, предполагам, че в някои паркове за отдих все пак може да се прави това.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.Я предполагаю, будут парки отдыха, где вы всё-таки сможете это делать.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.וכמובן, אני מניח שבפארקי שעשועים עדיין אפשר לעשות זאת
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.وبطبيعة الحال, اعتقد ان مثل المتنزهات الترفيهية لا يزال بإمكانك القيام بذلك.
Ve tabii ki, hala bunu yapabileceğiniz eğlence parkları olduğunu zannediyorum.ただし車自体は非常に管理された環境で使われるものです。
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.Dan saya rasa kita tahu bagaimana melakukanya.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.E penso che sappiamo come fare.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.És azt hiszem, tudjuk, hogy kell csinálni.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.Et je pense que nous savons comment le faire.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.Ich glaube wir wissen was zu tun ist.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.Si mai cred ca stiu cum s-o facem.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.Và tôi nghĩ chúng ta biết làm sao đạt đc.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.Acho que sabemos como o fazer.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.Chyba damy radę.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.En ik denk dat we weten hoe we het kunnen doen, en daar laat ik het bij.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.그리고 저는 우리가 이미 어떻게 하는 지를 알 것이라고 봅니다. 저의 이야기는 여기까지입니다.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.Y creo que sabemos cómo hacerlo, y me detendré ahí.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.ואני חושב שאנחנו יודעים איך לעשות את זה. ואני אעצור כאן.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.وأظنّ أنّنا نعلم تماماً كيف نحصل عليها، وسأتوقّف هنا.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum. Ve orada duracağım.ありがとうございました
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.Και νομίζω ότι ξέρουμε πώς να το κάνουμε.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.И мисля, че знаем как да го направим.
Ve zannedersem onu nasıl yapacağımızı biliyorum.И я полагаю, мы знаем, как это осуществить.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Bis dahin lebten die Menschen also im Grunde dort, wo ihre Arbeit war.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Donc, jusqu'à ce moment-là, les gens vivaient sur leur lieu de travail.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Do tego czasu ludzie żyli otoczeni swoim zawodem.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Egészen addig az emberek a saját kereskedéseik felett laktak.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Entonces, hasta ese momento, las personas básicamente vivían encima de sus oficios,
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Hingga saat itu, orang-orang hidup dengan hasil dagangannya sendiri.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Khi đó, mọi người sống hết mình vì công việc,
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.그래서 그때까지는, 기본적으로 사람들은 그들의 교류를 기반으로 살고 있었죠.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Portanto, até aí, as pessoas viviam muito perto dos seus negócios.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Quindi, fino ad allora, sostanzialmente la gente viveva dove lavorava.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Tot dan leefden mensen eigenlijk bovenop hun vak.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.Έτσι, λοπόν, μέχρι τότε, βασικά οι άνθρωποι κατοικούσαν ακριβώς πάνω από το χώρο εργασίας τους.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.А дотогава хората всъщност живеели над занаятите си.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.עד אז, אנשים חיו במקום עבודתם.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.لذا، حتى ذلك الحين، كان الناس يعيشون في الأساس على تجارتهم.
Yani o zamana kadar insanlar özünde kendi zanaatları üzerinden geçiniyorlardı.肉体労働をしている土地や
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Bueno, los hacedores de cosas: ellos hacen las cosas más bellas, más elegantes, más cómodas que los artesanos.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Dinge-Macher: Sie machen Dinge schöner, eleganter, bequemer als die normalen Kunsthandwerker.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Dingenmakers: ze maken dingen mooier, eleganter, comfortabeler dan de ambachtslieden doen.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.'사물'을 만드는 사람은, 기능공들이 만드는 것보다는 보다 더 아름답고, 기품있고 사용하기에 더 편리한 사물을 만드는 사람입니다.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Những người tạo ra sản phẩm: họ làm cho nó đẹp hơn, tao nhã hơn, tiện lợi hơn những người thợ thủ công.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Nos, a dolgok készítői: ők sokkal szebb, elegánsabb, kényelmesebb tárgyakat készítenek, mint az iparosok.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.А ние, създателите на неща правим нещата по красиви, по елегантни, по удобни, отколкото занаятчийте.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.Творці роблять речі більш красивими, витонченими, більш зручними, ніж просто ремісники.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.ובכן, יוצרים של דברים: הם עושים דברים יותר יפים, יותר אלגנטיים, יותר נוחים ממה שבעל מלאכה בלבד היה עושה.
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.بالمقابل، صانعو الأشياء، يصنعون الأشياء بجمالية أكثر، بأناقة أكثر براحة أكثر مما يفعل الحرفيون
Yapımcılar birşeyleri zanaatkarların yaptığından daha güzel, daha zarif, daha konforlu yaparlar.より心地よいものをつくります 言いたいことが沢山あるから ちょっと考えをまとめないと
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor."É assim o Iémen". E isso não é justo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod