Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)Tôi không nghĩ rằng điều đó sẽ xảy ra. Và tôi không nghĩ -- (Cười)
Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)Vous voyez, je ne pense que ça va se produire. Et je ne pense pas -- (Rires)
Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)Знаете ли, според мен няма да стане така.
Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)Я не думаю, что это случится.
Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)אני לא חושב שזה יקרה. ואני לא חושב -- (צחוק)
Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)لا أعتقد أن ذلك سيحدث ولا أعتقد... (ضحك)
Bunun gerçekleşeceğini sanmıyorum ve zannetmiyorum ki -- (Gülüşmeler)そして... (笑) 故意に危険なロボットを作るということは
Bunun verdiği ruhani hislerden daha derin bir his olabileceğini zannetmiyorum.E non conosco nessun profondo sentimento spirituale più di questo.
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.Och anledningen till varför jag gör som är att det verkar om jag faktor ut ett x här, I get ett x plus y.
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.Powód, dla którego to robię jest taki, że jeśli wyłączę tutaj x, dostanę x dodać y.
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.이렇게 하는 이유는, x를 밖으로 끄집어 내면, x+y를 얻게 되기 때문입니다.
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.(x+y)の項が得られます。 つまり、μ"(x)x(x+y)です。
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.Y la razón de por qué estoy haciendo es porque parece que Si factor fuera una x aquí, voy a un x y y.
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.והסיבה שאנו עושים זאת היא כיוון שנראה שאם נוציא את פקטור X כאן, נקבל X פלוס Y.
Bunu yapmamın nedeni zannedersem burda bir x i dışarı alırsam,bir x artı y elde edicem.والسبب فى أننى قمت بهذا بسبب أنها تبدو تشبه لو أنى سحبت عامل مشترك من خارج X هنا , سوف أحصل على X+Y
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Ich weiß nicht, ob alle hier mit meinen Fotos vertraut sind.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Ik weet niet of iedereen hier bekend is met mijn foto's.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Je ne suis pas sûr que chacun ici connaisse mes photos.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.여기 계신 분들이 제 사진을 보셨는지 잘 모르겠습니다.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Não estou certo de que todas as pessoas aqui estejam familiarizadas com as minhas fotografias.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Nejsem si jist, zda všichni znáte mé fotky.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Nem vagyok benne biztos, hogy minden jelenlévő ismeri a képeimet.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Nie jestem pewien, czy wszyscy znają moje zdjęcia.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.No estoy seguro de que cada persona aquí esté familiarizada con mis fotografías.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Non sono sicuro che ognuno di voi qui conosca già le mie foto.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Nu sunt sigur dacă tuturor celor de aici le sunt cunoscute fotografiile mele.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Tôi không chắc chắn rằng tất cả mọi người ở đây đều rành về những bức ảnh của tôi.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Δεν είμαι σίγουρος πως όλοι εδώ γνωρίζουν τις φωτογραφίες μου.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Сумніваюсь, що всі присутні тут люди знайомі з моїми фотографіями.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.Я не уверен, что всем присутствующим знакомы мои фотографии.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.אני לא בטוח שכל אחד ואחד כאן מכיר את הצילומים שלי.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.أنا لست متأكد بأن كل شخص هنا على دراية بصوري.
Buradaki herkesin, benim resimlerime aşina olduklarını zannetmiyorum.私の写真をご存知でしょうか まずは何枚か ご覧ください
Burası Avrupa olduğunu mu zanettiniz?¿Os creéis que esto es Europa?
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Alla fine di quell'anno pensavo che sarei impazzita.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Am crezut că o să înnebunesc la sfârşitul acestui an.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.J'ai cru que j'allais devenir folle à la fin de cette année.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.시도하면서 말입니다. 저는 올해 말에는 미칠거라고 생각했었습니다.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Myślałam, że zwariuję.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Pensé que me volveria loca para el fin de año
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Πίστευα ότι θα τρελαθώ στο τέλος του χρόνου.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Мислех, че ще полудея в края на тази година.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.Я думала, что я сойду с ума к концу года.
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.עד שכמעט בכיתי חשבתי שאני עומדת להשתגע בסופה של אותה שנה
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.إلى حد أنني كنت أذرف الدموع وكنت أعتقد أنني سأجن بنهاية السنة
Bu yılın sonunda delireceğim zannettim.年の暮には発狂するかと思いました 我々は馬鹿なプレゼンをして
Büyükannesi şizofrenmiş. Fare olduğunu zannediyormuş.Sa grand-mère était schizophrène, elle se prenait pour une souris.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Cred că l-au lovit pe celălalt mai puțin tare decât în realitate - ca la gâdilat.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Czyli wydaje im się, że uderzają słabiej niż w rzeczywistości, tak jak przy łaskotaniu.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.따라서 그들은 그들이 상대방에 비해 더 약하게 때렸다고 생각하게 됩니다. 간지럼 때처럼요.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Por isso, acreditam que bateram com menos força do que fizeram — tal como as cócegas.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Quindi in realtà pensano di avere colpito la persona meno forte di loro - un po' come nel solletico.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Takže si myslia, že druhého buchli slabšie podobne ako to bolo so šteklením.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Ze denken dat ze de persoon minder hard raken dan in werkelijkheid - een beetje zoals het kietelen.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Έτσι πιστεύουν ότι χτύπησαν τον άλλον λιγότερο δυνατά -- κάπως σαν το γαργαλητό.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Они думают, что бьют слабее, чем на самом деле — как со щекоткой.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.Так що вони насправді думають, що вони ударили людину менш жорстко, ніж отримали - як лоскіт.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.לכן הוא למעשה חושב שהוא היכה פחות חזק מאשר בפועל -- בערך כמו הדיגדוג.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.لذلك فانهم يعتقدون فعلا انهم قاموا بضرب الشخص أقل حدّة مما كانت يجب عليهم -- وليس مثل الدغدغة.
Bu yüzden de vurdukları kişiye daha az sert vurduklarını zannediyorlar -- tıpkı gıdıklamada olduğu gibi.くすぐりのときのように 一方たたかれるほうは