Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume I yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Awai zanzou ryoume ni yakitsuketeAwai zanzou ryoume ni yakitsukete
Ayrıca, sen kendini bir şey zanneden, aşırı derecede çekilmez genç bir adamsın.Además eres un chico inusualmente insufrible... ...y además eres un creído.
Ayrıca, sen kendini bir şey zanneden, aşırı derecede çekilmez genç bir adamsın.D'ailleurs, tu es un ennuyeux petit monsieur.
Ayrıca, sen kendini bir şey zanneden, aşırı derecede çekilmez genç bir adamsın.Du bist ein unerträglicher Kerl, denkst nur immer an dich.
Ayrıca, sen kendini bir şey zanneden, aşırı derecede çekilmez genç bir adamsın.Du bist ein unerträglicher Kerl, denkst nur immer an dich.
Ayrıca, sen kendini bir şey zanneden, aşırı derecede çekilmez genç bir adamsın.În plus, eºti un tânãr incredibil de nesuferit, care îºi închipuie cã e cineva.
Ayrıca, sen kendini bir şey zanneden, aşırı derecede çekilmez genç bir adamsın.Olet kelvoton pikku herra, joka luulee olevansa jotakin.
Başına bir şey geldi zannettim.Cứ nghĩ có chuyện gì sẽ xảy ra với em.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Det är brottslingen som attackerade fängelset.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Det er forbryderen, der angreb fængslet.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.El criminal que atacó el calabozo oeste está dentro.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.O criminoso que atacou a ala Oeste está preso lá dentro.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Ten, kto zaatakował zachodni areszt.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Vankilaan hyökännyt rikollinen on sisällä.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Ο εγκληματίας που επιτέθηκε στα κρατητήρια είναι μέσα.
Batı ucundaki tutukevine saldıran zanlı içeride.Здесь преступник, напавший на тюрьму в западном крыле.
Bazen hayatta düşersin ve tekrar kalkamayacağını zannedersinBazen hayatta düşersin ve tekrar kalkamayacağını zannedersin
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Ben Zander e Bill Gates potrebbero collaborare e scrivere un'opera sull'AIDS.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Być może Ben Zander i Bill Gates mogliby się dogadać i stworzyć operę o AIDS.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.아마도 벤 잰더(해설: 지휘자)과 빌 게이츠도 힘을 합쳐 에이즈에 대한 오페라를 만들고
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Misschien kunnen Ben Zander en Bill Gates samen een opera over aids maken.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Quizá Ben Zander pueda reunirse con Bill Gates para escribir una ópera sobre la SIDA.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Vielleicht können Ben Zander und Bill Gates zusammenkommen und eine Oper über AIDS machen.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Вероятно Бен Зандър и Бил Гейтс биха могли да се съберат и да направят опера за СПИН.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.Может быть, Бен Зандер и Билл Гейтс соберутся и создадут оперу о СПИДе.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.אולי בן זנדר וביל גייטס יכולים להיפגש וליצור אופרה העוסקת באיידס.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.ربما يمكن أن بن زاندر وبيل غيتس ينسجمان معا. لتقديم أوبرا حول الإيدز.
Belki Ben Zander ve Bill Gates bir araya gelebilir ve AIDS üzerine bir opera yapabilirler.エイズについてのオペラを作ったり アル・ゴアとナチュラリー7が気候変動の歌を作ったり
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Azt gondoljuk, hogy valami be fog következni, de aztán mégis valami más történik helyette.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Chúng ta nghĩ là điều này sẽ xảy ra nhưng thay vì vậy một việc khác lại xảy ra.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Credem că o să se întâmple ceva şi altceva se întâmplă în loc.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Jotain piti tapahtua, mutta tapahtuikin jotain muuta.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Kita berpikir hal ini akan terjadi dan yang terjadi adalah hal yang lain.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.우리는 한가지 일이 발생하리라 생각 하는데 그 대신 다른 일이 생깁니다.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Myslíme si, že sa ide stať jedna vec. a miesto toho sa stane niečo iné.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Myslíme si, že se stane tohleto, a ono se přitom stane něco jiného.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Myślimy, że coś się stanie, a zamiast tego dzieje się co innego.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Nós achamos que vai acontecer uma coisa e, em vez disso, acontece outra coisa.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Nous pensons que cette seule chose va se passer et c'est quelque chose d'autre qui se produit.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Pensamos que eso va a suceder pero sucede otra cosa.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Pensiamo che succederà una certa cosa e invece capita qualcos'altro.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Vi tror at en bestemt ting kommer til at ske og der sker noget andet i stedet for.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.We denken dat dit ding gaat gebeuren en er gebeurt iets anders in de plaats.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Wir denken, diese eine Sache wird passieren und irgendetwas anderes passiert statt dessen.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Νομίζουμε ότι ένα πράγμα θα συμβεί και παρόλα αυτά κάτι άλλο συμβαίνει.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.- Ми гадаємо, що одна річ відбудеться і щось інше стається натомість.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Мы думаем, что произойдет одно, а происходит что-то другое.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.Ние си мислим, че нещо определено ще стане, но нещо друго става вместо него.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.אנחנו חושבים שדבר אחד עומד לקרות ובמקום זה קורה דבר אחר.
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.نحن على الدوام نتوقع ان يحدث شيئاً ما .. واذ يحدث شيءٌ آخر
Belli birşey olacak zannediyoruz ve bunun yerine başka birşey oluveriyor.違う事が起こる ジョージ・ブッシュ元大統領はイラクに侵攻し