zamanlara ile cümle
zamanlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Trong thời gian đó, ông luôn là một trong những ca sĩ hàng đầu.
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu.Mối liên hệ giữa hình thức và công năng không còn bị gò bó, cứng nhắc như thời kỳ Kiến trúc Hiện đại.
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu.現代まで、建築家と建築エンジニアの間に明確な区別は無かった。
Laz müziğinin geçmişi çok kadim zamanlara dayanmaktadır.その歌声は時の流れを忘れるほど。
Antik çağlardan modern zamanlara gelene dek savaşın ahlaki boyutu göz ardı edilmeye başlanmıştır.戦争は古代史から近代史まで歴史学の研究の対象とされてきた。
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.現時仍不時為歌手寫曲。
Biniciliğin tarihi çok eski zamanlara kadar uzanır.주바일의 역사는 오래전으로 거슬러 올라간다.
Araştırmaları çok erken zamanlara kadar dayanır.מעט חוקרים מתארכים אותו לזמן מוקדם יותר.
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu.До съвременната епоха не е имало ясно разграничение между архитект и инженер.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Винаги е искал да стане известен певец.
Zamanlaması ABD yayımcılığı için zor zamanlara denk gelmişti.За жалост това са едни най-трудните времена за американското издаване.
Yeldeğirmeni'nin tarihi incelendiğinde jeolojik zamanlara kadar gidilir.Pored vulkanizma, temeljem geoloških datosti često dolazi do potresa.
Zamanlaması ABD yayımcılığı için zor zamanlara denk gelmişti.Jis tam pasirinko sudėtingą laiką Amerikos leidyboje.
Simha Tora ismi, yakın zamanlara kadar kullanılmıyordu.Entil'Zha tiitlit tol ajal ei kasutatud.
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.우리의 국채는 지금 제2차세계대전 수준에 가까워져 갑니다.
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.Chúng ta đang tiến gần đến thời kì nợ nần như trong Thế chiến II,
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.We benaderen het schuldniveau van de Tweede Wereldoorlog, en de babyboomers zijn nog niet eens gepensioneerd.
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.חלקית, בגלל קיצוצי מיסים ללא מימון,
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.ها قد قاربنا ان نواجه ديْن الحرب العالمية الثانية
2. Dünya savaşındaki borçlu kaldığımız zamanlara yaklaşıyoruz.ベビーブーム世代が まだ退職していないのにこの有様で
50.000 yıl önce, insanlar ilk zamanlara göre daha karmaşık aletler yapmaya başladılar.5만년 전에, 사람들은 더 정교한 도구들을 만들기 시작하였고,
50.000 yıl önce, insanlar ilk zamanlara göre daha karmaşık aletler yapmaya başladılar.בערך לפני 50.000 שנה, אנשים החלו ליצור כלים הרבה יותר מתוחכמים
50.000 yıl önce, insanlar ilk zamanlara göre daha karmaşık aletler yapmaya başladılar.منذ 50,000 عام مضى الناس بدأوا بصناعة أدوات أكثر تطور
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.다양한 장소를 방문하고, 다양한 시대를 넘나들 수 있도록 우리는 1950년 부터 2050년 까지의 데이터를 보유하고 있습니다.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.E a possibilidade de visitar locais diferentes e passar por tempos diferentes -- temos dados de 1950 a 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Je kan verschillende plaatsen bezoeken door verschillende tijdsperioden. We hebben gegevens van 1950 tot 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Można odwiedzić różne miejsca w różnych momentach w czasie. Mamy dane od 1950 do 2050 roku.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Och bara att kunna besöka olika platser och gå genom olika tider, vi har data från 1950 till 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Podemos visitar distintos lugares pasando por distintos momentos. Tenemos datos desde 1950 a 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Potete visitare posti diversi e viaggiare negli anni. I dati che abbiamo vanno dal 1950 al 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Putând vizita diferite planete și traversând diferiți ani, avem date din 1950 până în 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.И само можейки да посетим различни места и да преминем през различно време, имаме данни от 1950 до 2050 г.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Можна відвідувати різні місця, мандрувати у різному часі, у нас є дані з 1950 по 2050 роки.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.Можно посещать разные места и передвигаться через разные времена, у нас есть данные с 1950 по 2050 год.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.ורק האפשרות לבקר במקומות שונים ולעבור דרך זמנים שונים, יש לנו נתונים מ1950 עד 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.ومجرد التمكن من زيارة أماكن مختلفة والتنقل خلال أوقات مختلفة، لدينا بيانات من سنة 1950 إلى 2050.
Ayrıca başka yerlere ve başka zamanlara gidebilmek için verilerimiz 1950 ile 2050 arasını kapsıyor.色々な場所へ 色々な時間の設定で行くことができます もちろん入手困難なものもありますので
Bizi insan yapan ilk zamanlara dek gittiğimiz bir yolculuk.מסע שיכול ללכת אחורה לאותם המקורות שבראו אותנו אנושיים מלכתחילה
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.Elle remonte à une époque où la menace était d'être poursuivi par un mammouth.
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.Y esto es así desde la época en la que los humanos éramos perseguidos por mamuts.
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.И идва от времена, когато заплахата е била да те подгони космест мамут.
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.8% من أصوات الناخبين.
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.Barrow, promotor inmobiliario, era una figura desconocida en la política gambiana hasta hace muy poco.
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.Hij zal waarschijnlijk voor een periode van drie jaar een overgangsregering leiden.
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.M. Barrow, un promoteur immobilier, était inconnu en politique en Gambie jusqu'à très récemment.
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.Ο Barrow, ένας εργολάβος ακινήτων, ήταν μία άγνωστη μορφή στην πολιτική της Γκάμπια μέχρι πολύ πρόσφατα.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Chceli ísť späť do čias, keď ešte neboli automobily, ani Twitter ani "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Ils voulaient remonter avant les automobiles ou Twitter ou La Nouvelle Star.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.잘 모르겠지만, 그들 모두 자동차, 트위터, 그리고 아메리칸 아이돌이 없던 과거로 가기를 원했습니다.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Querem voltar ao tempo em que não havia automóveis nem Twitter nem American Idol.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Quieren volver a antes de que hubiera automóviles. o Twitter, o "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Vissza akarnak térni egy korba az autók, a Twitter, vagy az "American Idol" előtt.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Vogliono tornare a prima che ci fossero le auto o Twitter, o "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Vor să se întoarcă înainte de inventarea automobilului, înainte de Twitter sau de "American Idol".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Ze willen allemaal terug naar de tijd voordat auto's of Twitter of "American Idol" bestonden.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Zírám. Chtějí do doby kdy ještě nebyly auta ani twitter ani TV pořad 'Americký Idol'.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Θέλουν να πάνε πίσω, τότε που δεν υπήρχαν αυτοκίνητα ή το Twitter ή το American Idol.
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Они хотят отправиться во времена, когда не было автомобилей, или твиттера, или "Минуты славы".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.Те искат да се върнат преди да е имало автомобили или Туитър, или "Музикален идол".
Hepsi ortalıkta arabaların, Twitter'ın ya da "Amerikan Idol" yarışmasının olmadığı zamanlara dönmek istiyor.אני לא יודע. הם רוצים לחזור לתקופה שלפני המכוניות, או טוויטר, או "כוכב נולד."
İlgili Sayfalar