zamanlara ile cümle
zamanlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Son zamanlara kadar onun hakkında bir şey bilmiyordum.I didn't know about that until quite recently.
Son zamanlara kadar neredeydin?What have you been up to lately?
'Yedi Denizler' ifadesinin kökenleri eski zamanlara kadar izlenebilir.The origins of the phrase 'Seven Seas' can be traced to ancient times.
Simha Tora ismi, yakın zamanlara kadar kullanılmıyordu.The name Simhat Torah was not used until a relatively late time.
Tek sağlık aslında yeni bir tabirdir ancak tek sağlık konsepti oldukça eski zamanlara dayanır.One Health is a new phrase, but the concept extends back to ancient times.
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu.In the early periods, there was no clear separation between architecture and engineering.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.He always wanted to be a singer.
Bu nedenle kışın meydana gelen kazalar, diğer zamanlara göre daha fazla olmaktadır.More CAP cases occur during the winter than at other times of the year.
Heykel ve heykelciliğin tarihi eski zamanlara kadar uzanır.The phrase and concept date to ancient times.
Erişim tarihi: 21 Kasım 2009. ^ "Çağların içinden gelecek zamanlara".NOU 2002: 1: Fortid former framtid.
Bu tepkinin kökleri, tehditin "bir mamut tarafından kovalanmak" olduğu zamanlara dayanıyor.And, comes from a time when that threat was being chased by a wooly mammoth.
Ve merak ederseniz, niçin O tüm zamanlara benzemez?And you wonder, why can't it be like that all the time?
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.Barrow, a real estate developer, was an unknown figure in Gambian politics until very recently.
Bu onların zor zamanlara dayanmalarına yardımcı olabilir," şeklinde uyardı.This could help them survive facing hard times."
Araştırmaları çok erken zamanlara kadar dayanır.His researches went back to very early times; Pliny (Nat.
Yakın zamanlara dek Mani köylerinin çoğuna sadece deniz yoluyla ulaşılabiliyordu.Until recent years many Mani villages could be reached only by sea.
Hatta bazılarının bazı kırsal alanlarda modern zamanlara kadar inanılıyor.Some of them are even believed in down to modern times in some rural areas.
Oyunun yaratılışı, çevrimdışı olduğunda tarih öncesi zamanlara atıfta bulunmaktır.The creation of the game is to reference prehistoric times when going offline.
Bazen, sadece 'pazarlama' maksadıyla veya bir sistemi modern zamanlara uyarlamak için yapılır.Sometimes, it is done simply for 'marketing' reasons or to adjust a system to modern times.
Hipparchus'un doğrudan çalışmasının nispeten küçük bir kısmı modern zamanlara kadar hayatta kaldı.Relatively little of Hipparchus's direct work survives into modern times.
Daha önceki zamanlara atıfta bulunarak, Kore her zaman fermente gıdalarıyla tanınırdı.Referencing earlier times, Korea has always been known for their fermented foods.
Kökleri çok eski zamanlara dayanmaktadır.Its roots date back to ancient times.
Değişme özelliğinin üstü kapalı olarak kullanımına ilişkin kayıtlar eski zamanlara kadar gider.Records of the implicit use of the commutative property go back to ancient times.
Simha Tora ismi, yakın zamanlara kadar kullanılmıyordu.Der Name Sinixt geriet bald außer Gebrauch.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Dabei trat er später immer öfter als Sänger auf.
Ayrıca son zamanlara kadar Hermes House Band'ın bir üyesiydi.También fue, hasta hace poco, miembro destacado de Hermes House Band.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Desde siempre ha querido ser cantante.
Resmin kime ait olduğu yakın zamanlara kadar kesin değildi.No se ha logrado comprobar hasta la fecha cual versión fue la correcta.
Simha Tora ismi, yakın zamanlara kadar kullanılmıyordu.Il nome Simchat Torah non entrò nell'uso per molto tempo.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Occasionalmente è stato anche cantante.
Aksum'un İslam'la olan bağları çok eski zamanlara dayanır.Il contatto di Axum con l'Islam è molto antico.
Laz müziğinin geçmişi çok kadim zamanlara dayanmaktadır.I tempi della solidarietà latina sembravano svaniti per sempre.
Tarihi çok eski zamanlara dayanmaktadır.La storia risale ad epoche molto antiche.
Hatta son zamanlara kadar soyadı çaputçu olan mahallede yaşayan aileler vardı.Ci sono anche quartieri che hanno da poco il loro nome.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.До этого хотел быть певцом.
Araştırmaları çok erken zamanlara kadar dayanır.Делать прогнозы пока рано.
Kâğıdın çok kaliteli bir cinsten olması, kitabın son zamanlara kadar muhafaza edilebilmesini sağlamıştır.Ele, então, teve de ser eternamente um servo até que o livro fosse encontrado.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Tot op heden is hij daar regelmatig te zien als zanger.
Resmin kime ait olduğu yakın zamanlara kadar kesin değildi.Van dit laatste werk is onbekend welk bos precies model stond voor het schilderij.
(Lahana, yakın zamanlara kadar Avrupa'da sevgi ve samimiyet belirten bir sözcük olarak kullanılmıştır).(Luther was zelf Augustijn en is door zijn orde lang beschermd en verdedigd.)
Kuşaklar öncesinden yerleşik bir yaşam olmadığı için eski zamanlara dair bilgiler kalıcı olamamıştır.Opmerkelijk, omdat er toen nog geen resten van menselijke voorgangers geïdentificeerd waren.
Ayrıca son zamanlara kadar Hermes House Band'ın bir üyesiydi.Terry Balsamo was in die tijd ook heel even lid van de band.
Resmin kime ait olduğu yakın zamanlara kadar kesin değildi.Do niedawna nie było jasne, która z nazw powstała jako pierwsza.
Denizin köpüklü oluşu fırtınalı zamanlara uyar.Czas to ocean podczas burzy.
Zamanlaması ABD yayımcılığı için zor zamanlara denk gelmişti.Wybrał bardzo trudny okres w amerykańskiej działalności wydawniczej.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Själv var han förut en sångare.
Erişim tarihi: 21 Kasım 2009. ^ "Çağların içinden gelecek zamanlara".23 листопада 1996. Спогад про майбутнє через подорожі у минуле.
Köyün tarihi oldukça eski zamanlara dayanmaktadır (400 senelik resmî ve 600 senelik gayri resmî kayıtlar).Ostatní nálezy jsou zřejmě výrazně starší (až 640 000 let).
Eski zamanlara nazaran doğumları özendirmek amacıyla çeşitli teşvikler açıklandı.Několikrát se o původu Rychlých šípů dopustil mystifikací hraničících se lží.
Biniciliğin tarihi çok eski zamanlara kadar uzanır.Istoria Botoșaniului începe din vremuri îndepărtate.
Modern zamanlara kadar inşaat mühendisliği ve mimarlık arasında net bir ayrım yoktu.Până în prezent nu exista o distincție clară între arhitect și inginer.
Litvanya'daki şehirlerin çoğu eski zamanlara dayanır.Lista de orașe din Lituania cuprinde și fostele districte din Lituania.
Resmin kime ait olduğu yakın zamanlara kadar kesin değildi.Complement circumstanțial de timp Înaintea cui a ajuns?
Bu Mahallenin tarihi geçmişi oldukça eski zamanlara dayanmaktadır.Az ókori Kelet periodizációja alapvetően relatív időrendeken alapul.
İlde bir zamanlara "Fucino Gölü" adlı İtalya yarımadasının en büyük gölü bulunmaktaydı.A Steeenport nevű kapuhoz legközelebb eső torony volt egykor.
Litvanya'daki şehirlerin çoğu eski zamanlara dayanır.A szerbiai bányászat nagy része elavult.
Litvanya'daki şehirlerin çoğu eski zamanlara dayanır.Useimmat Liettuan kivikauden asumukset olivat sellaisia.
Aksum'un İslam'la olan bağları çok eski zamanlara dayanır.Η σχέση του Αγίου με το νησί ανάγεται στο μακρινό παρελθόν.
Simha Tora ismi, yakın zamanlara kadar kullanılmıyordu.Navnet Hadsund Huse er ikke almindeligt brugt længere.
O zamanlara kadar, hep şarkıcı olmayı istemişti.Kort tid etterpå ble han sanger.
İlgili Sayfalar