Sen son zamanlarda herhangi bir film izledin mi?Have you seen any movie lately?
O zamanlar geri gelmeyecek.Those times will not come back.
O zamanlar geri dönmeyecek.Those times will not return.
O zamanlar geri gelmiyor.Those times aren't coming back.
Bir zamanlar konuşulan sözler asla geri alınamaz.A word once spoken can never be recalled.
Bir zamanlar söylenmiş sözler geri alınamaz.Words once said can't be taken back.
Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.Tom has been neglecting his work lately.
Bir zamanlar ordudaydım.I was in the army once.
Sen bir zamanlar içinde bulunduğum aynı durumdasın.You're in the same situation that I was once in.
Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.In times of abundance, remember the times of famine.
Ben bazı zamanlar sinemaya giderim.I sometimes go to the cinema.
Hayatın karayolunda bazen böcek olacaksın başka zamanlar ön cam olacaksın.On the highway of life, sometimes you'll be the bug, other times you'll be the windshield.
Tom bir zamanlar birini gördü.Tom saw one once.
O bir zamanlar bir tane gördü.She saw one once.
Her seri katil, bir zamanlar birinin bebeğiydi.Every serial killer was somebody's baby once.
"Pretty Woman" filmi tüm zamanların klasiklerinden biridir.The movie "Pretty Woman" is one of the all-time classics.
Son zamanlarda biri burada.Someone's been here recently.
Bu o zamanlardan biri.This is one of those times.
Tom'un son zamanlardaki davranış tarzı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the way Tom has been behaving lately?
Son zamanlarda birçok şeye bakışımı değiştiren kitabı okuyorum.Lately I read the book that changed my insight into many things.
Son zamanlarda Tom'dan haber aldın mı?Have you heard from Tom lately?
O zamanlar nasıl Fransızca konuşacağımı bilmiyordum.I didn't know how to speak French at that time.
O zamanlar nasıl yüzeceğimi bilmiyordum.I didn't know how to swim at that time.
Son zamanlarda yüzmüyorum.I haven't been swimming recently.
O zamanlar yemek yemek için eve giderdim.I used to go home to eat back then.
Tom o zamanlar hapisteydi.Tom was in jail at the time.
Tom'un iş kalitesi son zamanlarda arttı.The quality of Tom's work has improved lately.
Son zamanlarda uyku sorunu yaşıyorum.Recently, I've been having trouble sleeping.
Son zamanlarda çok uyumuyorum.I haven't been getting much sleep lately.
Son zamanlarda Tom'u gördün mü?Have you seen Tom recently?
Son zamanlarda Kahire'deki bir camide bir ateist ile açık bir tartışma gerçekleşti.An open discussion with an atheist took place recently in a mosque in Kahir.
Ben de bir zamanlar benzer bir deneyime sahiptim.I had a similar experience once.
Tom son zamanlarda kendisi gibi davranmıyor.Tom hasn't been himself lately.
Bir zamanlar Boston'da yaşadım.I once lived in Boston.
O son zamanlarda zayıflamış görünüyor.It seems he's gotten thinner lately.
Benim adet sancılarım son zamanlarda korkunç oldu.My menstrual cramps have been horrible lately.
Son zamanlarda Tom hakkında çok düşünüyorum.I've been thinking a lot about Tom lately.
Sülfürik asit bir zamanlar kezzap yağı olarak bilinirdi.Sulfuric acid was once known as "oil of vitriol."
Bu son zamanlarda oldukça fazla oluyor.This has been happening quite a lot lately.
Bir zamanlar benzer bir şey başıma geldi.Something similar once happened to me.
Son zamanlarda hisse senedi fiyatlarını kontrol ettin mi?Have you checked our stock price recently?
Tom son zamanlarda Boston'da güzel bir ev aldı.Tom recently bought a nice house in Boston.
Son zamanlarda Boston'a geri döndün mü?Have you been back to Boston recently?
Bir zamanlar bir panda gördüm.I saw a panda once.
Son zamanlarda çok fazla uyumuyorum.I haven't been getting a lot of sleep lately.
Eski zamanlar hakkında konuşalım.Let's talk about old times.
Tom'un son zamanlarda bahsettiği tek şey onun yeni evidir.The only thing Tom has been talking about recently is his new house.
O zamanlar beyaz ekmek ve et, lüks olarak kabul edilirdi.At that time, white bread and meat were considered a luxury.
Sadece bir zamanlar bana söylediğin bir şey hakkında düşünüyordum.I was just thinking about something you once told me.
Tom çoğunlukla uygun olmayan zamanlarda aptalca şeyler söylüyor.Tom often says stupid things at inappropriate times.
Son zamanlarda çok daha iyimser görünüyorsun.You seem to be much more optimistic lately.
Eğer doğru hatırlıyorsam, sen o zamanlar oldukça iyimserdin.If I remember correctly, you were quite optimistic at that time.
Son zamanlarda ne kadar çok uyusamda asla yeterli görünmüyor.Recently, no matter how much I sleep, it never seems to be enough.
Son zamanlarda yeni arkadaşlar edindin mi?Have you made any new friends recently?
Son zamanlarda evimizin üstüne yeni bir çatı kurduk.We've recently put a new roof on our house.
Son zamanlarda müşterilerimiz artmakta.Recently, we've been getting a lot of new customers.
Bir zamanlar hepimiz çocuktuk.We were all children once.
Önümüzde bazı zor zamanlarımız var.We have some tough times ahead.
Bazı iyi zamanlar geçirdik.We did have some good times.
Son zamanlarda meşguldüm.I've been busy lately.