Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanlar ile cümle

zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birleşik zamanların diğerlerine oranı.The proportion of composed tenses to the others.
Süreklilik zamanlarının diğerlerine oranı.The proportion of continuous tenses to the others.
Mesaj zamanlarını göstermeWhether to show the time of the messages
Mesaj bölümünde alınan mesajları zamanları ile birlikte göstermeWhether show the messages with the time in the message pane
Zamanları korurken dizinleri atlaOmit directories when preserving times
Dizin listeleme zamanları önbellekleme:Use Unicode when communicating with the server
İstisna ZamanlarException Times
Arap Dünyası: Devrim Zamanlarında TeknolojiArab World: Technology in the Time of Revolution · Global Voices
Bengladeş sinema endüstrisi en kötü zamanlarını yaşıyor.The Bangladeshi cinema industry is going through its worst time.
Heykelin arkasındaki nina bir zamanlar ünlü Gülistan sinemasıydı.The building behind the sculpture was once the famous Gulistan Cinema Hall.
Bir zamanlar sinemaya gitme düşüncesi heyecan vericiydi.Once the thought of going to movie theaters was an exciting thing.
Son zamanlarda cinsel taciz yasaları konusunda birçok tartışma yaşanıyor.Recently there has been a lot of discussion about sexual abuse laws.
Bir zamanlar 13 katlı minare olan kule, 1934'te depremde yıkılmıştı.The tower, once a 13-story minaret, was brought down by an earthquake in 1934.
Ve Nneka bu zamanlarda "funk" dediği hâline giriyor.And that's when Nneka gets into what she calls her "funk."
Ve sanat bu zamanların zorluklarına cevap veriyor.And art is responding in kind to the challenge this time presents.
Gayrimenkul müteahhidi olan Barrow, son zamanlara dek Gambiya siyasetinde bilinen bir isim değildi.Barrow, a real estate developer, was an unknown figure in Gambian politics until very recently.
Yazma zamanlarınızı kutsallaştırın.Make your writing time sacred.
"Durdurulduğum zamanların sayısı çılgınca"“It is absolutely insane the amount of times I’ve been stopped.”
Son zamanlarda atılan önemli adımlara rağmen Yunan toplumu hala ataerkil kalmakta.Greek society, despite the important steps forward in recent years, remains mainly patriarchal.
Bütün bunların dışında kalan zamanlarda cinsel tacizi bildirmelisin.All other times you ought to report it.
"Yüksek-riskli gruplar" AIDS'in ilk zamanlarında sıklıkla kullanılan bir kelimeydi."High-risk groups" were a buzzword in the early days of AIDS.
Son zamanlarda, azınlıklara yönelik ayrımcılık hükümet içerisinde de ortaya çıktı.Most recently, discrimination against minorities has also cropped up in government.
Ancak son zamanlarda, bankalar pazarın geri kalanı için de sıkı bir rekabete girmiş durumdalar.Recently, however, banks have been competing fiercely for the remaining market.
O zamanlarki Yugoslavya için burası temel bir kazanç merkeziymiş.Tourism here was a major money-maker for what was then Yugoslavia.
Dinkiç, G17 Plus'ın bir zamanlar müttefik olan DSS ve DS arasında arabuluculuk yapmasını önerdi.He proposed that G17 Plus mediate between one-time allies DSS and DS.
Duyuru, Türkiye'de son zamanlarda yaşanan bir dizi saldırının sonrasında geldi.The announcement comes in the wake of a series of recent attacks in Turkey.
AK'nin terörizme karşı son zamanlarda yaptığı vurgu bölge içinde önemli bir olgu niteliği taşıyor.The CoE's recent emphasis on anti-terrorism also has an important impact on the region.
"Kriz zamanları aynı zamanda fırsat zamanları."Times of crises are also times of opportunities.
SEEBRIG o zamanlar NATO üyesi olmayan ülkelerin çabalarını koordine etmek amacıyla kurulmuştu.SEEBRIG was created to co-ordinate efforts among countries that were not NATO members at the time.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan bir zamanlar AB'ye "Hıristiyan Kulübü" demişti. [Reuters]Deputy Prime Minister Ali Babacan once described the EU as a "Christian Club". [Reuters]
Bir zamanlar hayal bile edilemeyecek şeyler şimdi gerçek oluyor.What used to be unimaginable is now becoming regular practice.
SETimes: Son zamanlarda ortaya çıkan önemli sorunlardan birisi de seçmen listeleri.SETimes: One of the key issues recently raised is the voters' list.
Türk turizmi yalnızca son zamanlarda önüne çıkan engelleri aşmakla kalmadı, altın bir yıl bekliyor.Not only has Turkish tourism overcome recent setbacks, but it is now anticipating a banner year.
"Son zamanlarda Balkan savaş suçu görüntüleriyle beynimiz yıkanıyor." diyorlar."We are being showered with recent Balkan war-crime snuff production," they write.
Bulgaristan bir zamanlar Sovyetler Birliği'nin en sağlam müttefiki idi.Bulgaria was once the Soviet Union's staunchest ally.
Üst düzey Sırp yetkililer son zamanlarda Moskova, Pekin, Tel Aviv ve Atina'yı ziyaret ettiler.Top Serbian officials have visited Moscow, Beijing, Tel Aviv and Athens recently.
O zamanlar General Deliç, BHCO Başkomutanı olarak görev yapıyordu.At the time, General Delic was commander of the Supreme Command of the ARBiH.
Tasovac: Bu program dünya genelinde tüm zamanların en popüler TV formatı.Tasovac: That show is the most popular TV format of all time in global terms.
Avukat, tanığın farklı zamanlarda verdiği ifadeler arasındaki çelişkilere işaret etti.He pointed out discrepancies in statements made by the witness at different times.
Yunanistan'da devlet düzeyinde rüşvet bir zamanlar yaygındı ama artık incelemeye alınıyor. [Reuters]State-level bribery in Greece at one time was common, but is coming under more scrutiny. [Reuters]
Bir zamanlar SDP'de Josipoviç'in çalışma arkadaşı olan Bandiç bağımsız aday oldu.Bandic, who was once a colleague of Josipovic's in the SDP, ran as an independent.
O zamanlar herşeyleri vardı ve çocuklarına bakabiliyorlardı.They had everything and could provide everything to their children.
Bunların en ünlülerinden biri de, bir zamanlar Milan'da oynayan Dejan Saviceviç.One of the best known is footballer Dejan Savicevic, who used to play for Milan.
O zamanlar iktidarda DP vardı.DP was the party in power at the time.
Obranoviç, “Küçük köylerde zor zamanlar geçiriyoruz."We have a difficult time here in small villages.
Arnavutluk ile AB ülkeleri arasındaki ticaret düzeylerinde son zamanlarda düşüş yaşaniyor.The levels of trade between Albania and EU countries have decreased recently.
Santral düzenli olarak çalıştırılmıyor ve kriz zamanlarında kullanılmak üzere yedek tutuluyor.The plant has not been operating on a regular basis and is held in reserve for times of crisis.
Fakat morallerin yüksek olması, Makedonya’nın zor zamanları atlatması için yeterli olacak mı?But will high spirits be enough to get Macedonia through in hard times? Difficult work lies ahead.
Kovaçeviç: Evet, o zamanlar tek sorun buydu.Kovacevic: Yes, it was the only problem then.
Tepe zamanları ise sabah ve öğlen saatleri.Peak times are between morning and noon.
Sanıkların grupla bağlantılarına açıklama getirmeleri için cok zamanlari oldu.They have taken a long time to explain their positions relating to the group.
Ekonomik açıdan zorlu zamanlarda, Karadağlılar değişim için açlık grevlerine başvuruyorlar.In economically challenging times, Montenegrins have embraced hunger strikes to effect change.
Zor zamanlardan geçiyoruz; pek çok kimse işsiz ve yoksul," diyor Hyseni.It's a difficult time; many are unemployed and poor," says Hyseni.
Son zamanlarda kamuoyu bu isim değişikliği konusunda sabırsızlık gösteriyor.Lately, the public seems to be impatient to find out the consequences of this future name change.
Kosova bir zamanlar Sırbistan'ın kültür merkezi kabul ediliyordu.Kosovo was once considered Serbia's cultural centre.
Sırbistan'da, gayrimenkule yönelik talep son zamanlarda artış kaydetti.In Serbia, the demand for housing has recently grown.
Çok kar yağdığı zamanlarda Muhammed camiye ve alışverişe Putko ile gidiyor.When the snow is deep, Muhamed rides Putko to the local mosque and the general store.
BH nüfus sayımı konusundaki anlaşmazlık geçmişteki çok ırklı zamanları hatırlatıyorRow over BiH census evokes bygone multiethnic past
Kendimden örnek vereyim: kötü zamanlar yaşıyoruz, kriz var, iş yok."Take me, for example: these are the bad times; there is a crisis going on and there is no work.
Bosiç, ""Bir zamanlar yiyeceğimizi Macaristan'dan alırdık."There used to be a time when we bought our food in Hungary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod