zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
14
ORT. KELİME
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Und ein Signal würde uns einen Blick in ihre Vergangenheit gewähren, nicht in ihre Gegenwart.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Và tín hiệu đó sẽ hé lộ cho chúng ta một chút về quá khứ của họ, không phải hiện tại của họ.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Το σήμα μας δίνει μια μικρή εικόνα από το παρελθόν, όχι από το παρόν.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.И един сигнал би ни позволил да зърнем тяхното минало, а не настоящето им.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.И сигнал приоткроет нам завесу над их прошлым, а не настоящим.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.ואות כזה נותן לנו הצצה אל העבר שלהם, לא להווה שלהם.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.والإشارة ستعطينا لمحة عن ماضيهم ، وليس حاضرهم .
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.彼らの現在ではありません フィリップ モリソンがSETIを「未来の考古学」と呼んだ所以です
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Alors on a tendance à remplir ces périodes de temps quand les choses devraient vraiment aller vite.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Also neigen wir dazu, diese Zeiträume aufzufüllen, wenn es eigentlich recht schnell gehen sollte.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Así que tendemos a llenar esos tiempos cuando las cosas deberían resolverse más rápidamente.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Dan kita cenderung untuk mengisi waktu-waktu tersebut padahal seharusnya bisa dilakukan secara sangat cepat.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Então tentamos encher este tempo quando as coisas deviam ser logo despachadas.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.És ezért hajlamosak vagyunk arra, hogy semmiségekkel töltsük ki az időt, pedig gyorsan kellene dolgozni.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.일이 정말 빨리 진행되어야 할 때, 우리는 이 시간들을 다 채우는 경항이 있습니다.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Mamy tendencję do wypełniania tego czasu podczas gdy powinniśmy działać szybko.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Nên chúng ta thường lấp thời gian khi việc được giải quyết nhanh.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Og så fylder vi som regel tiden ud når tingene burde gå rigtig stærkt.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Quindi tendiamo a riempire questi lassi di tempo quando si potrebbe fare più velocemente.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Så vi fyller ut dessa tider när det egentligen borde gå väldigt snabbt.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Si astfel suntem obisnuiti sa ocupam acest timp cand lucrurile ar trebui de fapt sa mearga foarte repede.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.To nas nagiba, da zapolnimo celoten čas sestanka, čeprav bi se stvari lahko odvile zelo hitro.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Vypĺňame tieto časové intervaly, práve vtedy, keď je potrebné, aby veci šli rýchlejšie.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Vyplňujeme tyhle časové intervaly, i když ve skutečnosti by to mělo jít mnohem rychleji.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.We hebben de neiging om deze tijd maar op te vullen terwijl onderwerpen ook heel snel kunnen gaan.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Έτσι έχουμε την τάση να γεμίζουμε αυτές τις ώρες, ενώ τα πράγματα θα έπρεπε να κινούνται γοργά.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.Затова се опитваме да запълним времето, когато нещата би трябвало да стават бързо.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.И вот мы пытаемся заполнить это время, хотя все может происходить гораздо быстрее.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.І ось ми намагаємось заповнити цей час, хоча все може відбутись набагато швидше.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.ואז נוטים למלא את הזמן הזה כאשר למעשה דברים צריכים לקחת זמן מועט.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.وهكذا فإن علينا ملء هذه الأوقات متى يجب أن تسير الأمور بسرعة حقا.
Ve biz de o zamanları işlerin gerçekten çok hızlı gitmesi gereken yerde, doldurmaya çalışırız.この時間単位で予定が決まっていきます 『会議と上司』が、特にオフィス環境において
Ve böylece yalnızca çalışma zamanları cinsinden bir denklemimiz olur. -'아기 돌보기를 한 시간'과 '식품점에서 일한 시간'이
Ve böylece yalnızca çalışma zamanları cinsinden bir denklemimiz olur. -VI skal finde ud af, hvad tb og tg er lig med.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.A v čase revoluce a změn jako dnes je velice důležité, aby byla nezávislá média slyšet.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.A w czasach rewolucji lub zmian jak te dzisiaj, ważne jest, by niezależne media miały głos.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.És forradalom vagy változás idején, mint most, nagyon fontos, hogy a független médiának hangja legyen.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.In v časih revolucije ali sprememb, kakršni so danes, je pomembno, da imajo neodvisni mediji svoj glas.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.In Zeiten der Revolution und Veränderungen wie heut ist es wichtig, dass die Medien eine Stimme haben.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.지금같은 혁명과 변화의 시기에는 비편파적인 보도를 하는 것이 매우 중요하지요.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.Y en tiempos de revolución o cambio como ahora es muy importante que los medios independientes tengan una voz.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.Και σε καιρούς επανάστασης ή αλλαγής όπως σήμερα, είναι πολύ σημαντικό τα ανεξάρτητα μέσα να έχουν φωνή.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.И во времена революций или сегодняшних изменений очень важно, чтобы независимые СМИ имели свой голос.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.И във времена на революция и промяна като днешните, е много важно за независимата медия да има глас.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.ובזמנים של מהפכה או של שינוי כמו היום, זה חשוב מאוד שלמדיה החופשית יהיה קול.
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.وفي اوقات مثل هذه الاوقات التي تمر فيها اليمن من الثورة والتغير من المهم جداً ان يكون للاعلام المستقل صوت
Ve bugün gibi devrim ya da değişim zamanlarında, bağımsız medyanın bir sesi olması çok önemli.独立したメディアというのはとても重要です 強調しておきたいのは
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.Alors cette transition est probablement la plus importante transition de tous les temps.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.A tak je tento přechod možná nejdůležitější ze všech přechodů vůbec.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.A tak je tento prechod možno najdôležitejší zo všetkých prechodov vôbec.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.En zo is deze overgang mogelijk de belangrijkste overgang van altijd.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.És így ez az átalakulás talán minden idők legfontosabb átalakulása.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.I ta transformacja jest prawdopodobnie najważniejsza transformacja wszechczasów.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.Por tanto, esta transição é talvez a mais importante transição de todos os tempos.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.Și astfel această tranziție este poate cea mai importantă tranziție din toate timpurile.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.Und so ist dieser Übergang vielleicht der wichtigste Übergang aller Zeiten.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.Και έτσι η μετάβαση αυτή είναι ίσως η σημαντικότερη μετάβαση όλων των εποχών.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.И така този преход е може би най-важният преход за всички времена.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.И этот переход, возможно, является самым важным за всё время.
Ve bu yüzden bu geçiş belki de tüm zamanların en önemli geçiş.ולפיכך המעבר הזה הוא אולי המעבר הכי חשוב בכל הזמנים.