zamanları ile cümle
zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tüm zamanların istatistiklerini sil.모든 시간 통계를 지웁니다.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Poistaa kaikki tilastot.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Sletter statistikker over alle tider.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Smazat všechny statistiky.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Șterge toate statisticile de timp.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Ta bort all tidstatistik.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Usuń dotychczasową statystykę
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Διαγραφή στατιστικών όλων των εποχών.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Очистити статистику за весь час.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.Очистить статистику за всё время.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.احذف جميع احصائيات الوقت.
Tüm zamanların istatistiklerini sil.これまでのすべての統計を削除します。
Üçüncü gizem şu: Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Misterio número tres: en la Universidad de Utah empezaron a estudiar los tiempos de algunos maratonianos.
Üçüncü gizem şu: Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Третья загадка вот в чем: ученые из университета штата Юта начали замерять финишное время участников марафона.
Umarım zamanlarını almışlardır.Doufám, že jim to chvíli potrvá.
Umarım zamanlarını almışlardır.Dúfam, že im to chvíľu potrvá.
Umarım zamanlarını almışlardır.Espero que levem o tempo que precisarem.
Umarım zamanlarını almışlardır.Espero que se tomen su tiempo.
Umarım zamanlarını almışlardır.Ich hoffe, sie lassen sich Zeit...
Umarım zamanlarını almışlardır.Ik hoop dat ze er hun tijd voor nemen.
Umarım zamanlarını almışlardır.Jag hoppas dom tar god tid på sig.
Umarım zamanlarını almışlardır.Jeg håber de tager deres tid.
Umarım zamanlarını almışlardır.J'éspère qu'ils prendront leur temps.
Umarım zamanlarını almışlardır.Mam nadzieję, że nie będą się śpieszyć.
Umarım zamanlarını almışlardır.Remélem nem sietnek.
Umarım zamanlarını almışlardır.Spero che si prendano tutto il tempo necessario.
Umarım zamanlarını almışlardır.Ελπίζω να πάνε με την ησυχία τους.
Umarım zamanlarını almışlardır.Надеюсь, что они не будут торопиться.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.All'università dello Utah hanno iniziato a monitorare i tempi finali delle persone che corrono la maratona.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Az Utah-i Egyetemen elkezdték mérni a maratoni futók idejét.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Die Universität von Utah hat Gesamtzeiten von Marathon-Läufen gemessen und ausgewertet.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Di Universitas Utah, mereka mencatat lama waktu orang-orang yang berlari maraton.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.유타 대학에서, 마라톤을 뛰는 사람들의 완주 시간을 추적하기 시작했습니다.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.La Universitatea din Utah, au început să înregistreze timpii pentru cei care participau la maraton.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Universidade de Utah, começaram a registar os tempos de pessoas que correm a maratona.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Univerzitě v Utahu začali sledovat konečné časy lidí běžících maraton.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Univerzite v Utahu začali sledovať konečné časy ľudí bežiacich maratón.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Na Uniwersytecie w Utah śledzi się czasy ludzi biegających w maratonach.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Op de universiteit van Utah houden ze finishtijden bij van mensen die marathons lopen.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.Ở trường Đại học Utah, họ bắt đầu bấm giờ cho những người tham gia chạy ma-ra-tông.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.På Utahs Universitet började de undersöka sluttider för maratonlöpare.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.В университета на Юта започнали да проследяват финалните времена на хората, бягащи маратона.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.באוניברסיטת יוטה התחילו לעקוב אחרי זמני הסיום של רצי מרתון.
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.في جامعة يوتاه .. بدأوا يراقبون السباقات ويراقبون العدائين .. عدائي المارثون
Utah Üniversitesi'nde, maraton koşanların bitiriş zamanlarını izlemeye başladılar.推移を研究しています そしてこの研究で
Uyarılara Kalan Zamanları SaklaEditare alarmă
Uyarılara Kalan Zamanları SaklaSkrij čas do alarma
Uyarılara Kalan Zamanları SaklaСкрыть время & до напоминания
Uyarılara Kalan Zamanları Saklaעריכת תזכורת
Ve bildiğiniz gibi elektronlar sudayken zamanlarının çoğunu oksijende geçiriyorlar.그리고 여러분이 알다싶히, 물에 있으면
Ve bildiğiniz gibi elektronlar sudayken zamanlarının çoğunu oksijende geçiriyorlar.이들은 대부분의 시간을 산소에 이용해요.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Een signaal zou ons een glimp tonen van hun verleden, niet van hun huidige toestand.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.És a jel a múltjukba enged bepillantani, nem a jelenükbe.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Et un signal nous donnerait un aperçu de leur passé, pas de leur présent.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.E um sinal daria um vislumbre do seu passado, não do presente.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.E un segnale ci darebbe un'idea del loro passato, non del loro presente.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Iar un semnal ne-ar da o vaga idee despre trecutul lor, nu despre prezent.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.그리고 그 신호들은 그들의 현재가 아닌 과거를 살짝 보여줄 것입니다.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Sygnał, który odbieramy, to spojrzenie w przeszłość, nigdy w teraźniejszość.
Ve bir sinyal bize onların geçmişleri hakkında bir fikir verebilir, şimdiki zamanları değil.Taký signál by nám poskytol útržok ich minulosti, nie ich prítomnosti.