zamanları ile cümle

zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Näyttää dialogin, jossa voit muokata valitun tehtävän parametreja.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Questo farà comparire una finestra dove puoi modificare i parametri per l' attività selezionata.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.To bo odprlo pogovorno okno, kjer lahko urejate parametre za izbrano opravilo.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Toto zobrazí dialóg, kde je možné upraviť parametre vybranej úlohy.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Visar en dialogruta där du kan redigera den markerade aktivitetens parametrar.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Zobrazí dialog s možností editování parametrů vybrané úlohy.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Zostanie otwarte nowe okno, gdzie możesz edytować opcje zaznaczonego zadania.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Εμφάνιση ενός πλαισίου διαλόγου όπου είναι δυνατή η επεξεργασία των παραμέτρων της επιλεγμένης εργασίας.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Редактиране на параметрите на избраната задача.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Указание параметров для задачи.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.Це відкриє діалогове вікно, за допомогою якого ви зможете змінити параметри вибраної задачі.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.הצגת תיבת דו- שיח בו אפשר לערוך את הפרמטרים של המשימה הנבחרת.
Karşınıza gelecek olan bir pencereden seçilen görev için isimleri ya da zamanları düzenleyebilirsiniz.選択したタスクのパラメータをダイアログボックスで編集します。
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Adică, preferatul meu e un alt caz cu "vino aici"
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"A mindenkori kedvencem egy másik "gyere ide" jelenet.
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Ich meine, mein unerreichter Klassiker ist eine andere "komm her"-Situation.
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Ik bedoel, mijn favoriete klassieker is een andere "kom hier".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"제 말은, 어디서든 통하는 고전적인 말은 "이리와"라는 것이죠.
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Mi favorita es una historia clásica relacionada con "ven".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Mój ulubiony motyw to znów komenda "chodź".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Mon exemple préféré est encore un "Viens ici".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Quero dizer, o meu clássico de sempre é outro "vem cá".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Uno dei miei classici esempi è di nuovo relazionato al "vieni qui".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Δηλαδή, η κλασική περίπτωση είναι αυτή του "έλα εδώ".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Другой излюбленный классический случай типа "иди сюда".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"Искам да кажа, най-голямата ми класика е още една на тема "ела тук".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"המקרה הקלאסי הוא של "בוא הנה."
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"أقصد، القصة الكلاسيكية الخالدة "تعال هنا".
Kastettiğim, tüm zamanların klasiği başka bir "buraya gel"起こしたくないから、マイクをふさいで言いますけど。公園に行くと、
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Eles esquecem-se das vezes que perdem.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Elfelejtik azt amikor veszítettek.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Họ quên những lần thất bại.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Ils oublient les fois où ils ont perdu.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.그들은 돈을 잃은 것은 기억을 못하죠.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Mereka lupa saat mereka kalah.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Pozabijo kolikokrat izgubijo.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Se olvidan de las veces en que han perdido.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Si dimenticano di tutte le volte in cui perdono.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Sie vergessen die Male, wo sie verloren haben.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Uită toate dățile în care au pierdut.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Zabúdajú na tie prípady, keď prehrajú.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Zapominają o swoich przegranych.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Zapomínají na čas, který promarní.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Ze vergeten hoe vaak ze verliezen.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Ξεχνάνε τις φορές που έχασαν.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Вони забувають про всі ті рази, коли програли.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Забравят пътите, които губят.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.Они забывают о своих проигрышах.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.הם שוכחים את הפעמים בהם הם הפסידו.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.ينسون الأوقات التي يضيعونها.
Kaybettikleri zamanları unuturlar.於是就忘記佐曾經佢地輸嘅時候
Kaybettikleri zamanları unuturlar.脳は忘れるのが得意で
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.A saját idejükben, a saját tempójukban tudják megnézni.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.Chúng có thể xem vào những lúc phù hợp với thời gian biểu và theo tiến độ riêng của mình.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.De kan se dem, når de har tid, og i deres eget tempo.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.De kan titta när de vill och i sin egen takt.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.De kan titta på dem på sin egen tid, i sin egen takt.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.Eles podem assistir no seu próprio horário, no seu próprio ritmo.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.He voivat katsoa sen kun heille sopii, omassa tahdissaan.
Kendi zamanları içinde, kendi adımları ile izlerler.Ils peuvent les regarder à leur propre rythme, quand ils veulent.

İlgili Sayfalar