zamanları ile cümle

zamanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Ker ima rezultat učenja za nas vrednost, jim ne izstavimo računa, saj plačajo s svojim časom.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.듀오링고 유저들은 배우면서 가치를 창조하기 때문에 돈을 지불 할 필요가 없죠. 이미 시간으로 지불하니까요.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Mivel az emberek értéket teremtenek tanulás közben, nem a pénzükkel fizetnek, hanem az idejükkel.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Omdat mensen al lerend waarde creëren, betalen ze niet met geld maar met hun tijd.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Ponieważ ludzie tworzą podczas nauki, nie muszą płacić pieniędzmi, bo płacą swoim czasem.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Vì người ta đang tạo ra giá trị trong khi họ đang học, họ không phải trả tiền, họ trả bằng thời gian của họ.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Visto che la gente crea valore mentre impara, non deve pagare con denaro, bensì con il proprio tempo.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Понеже хората създават нещо стойностно, докато се учат, те не трябва да плащат пари, те плащат с времето си.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.Поскольку люди создают нечто ценное, пока они учатся, они могут платить не деньгами, а временем.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.כיוון שאנשים מייצרים ערך בזמן שהם לומדים, הם לא צריכים לשלם בכספם, הם משלמים בזמנם.
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.بما ان الاشخاص يُنتٍجون قيمة اثناء تعلمهم, لا يترتب عليهم الدفع من اموالهم, هم يدفعون من وقتهم
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.授業料は必要ありません 時間で支払っているのですから そして その時間にしても 語学学習にはどの道必要なもので
İnsanlar öğrenirken değer yarattıkları için, para ödemek zorunda değiller, zamanlarıyla ödeme yapıyorlar.既然佢哋學習嘅時候創造緊價值 佢哋無需付出金錢,而付出佢哋嘅時間。
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.사람들은 생애 90% 이상을 실내에서 보냅니다.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.As pessoas passam mais de 90% da sua vida dentro de edifícios.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Con người dành trên 90 phần trăm cuộc đời ở trong nhà.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.La gente pasa más del 90% de sus vidas en interiores.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Les gens passent plus de 90% de leurs vies à l'intérieur.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Lidé tráví přes 90% svého života v uzavřených prostorech.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Ludzie spędzają ponad 90% życia w pomieszczeniach.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Man verbringt über 90% seines Lebens in geschlossenen Räumen.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Mensen besteden meer dan 90 procent van hun leven binnenshuis.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Noi trascorriamo il 90% della nostra vita al chiuso.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Oamenii îşi petrec peste 90% din viaţă în interior.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Люди проводят в помещениях более 90% жизни.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.Хората прекарват над 90% от живота си на закрито.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.אנשים מבלים 90 אחוז מהזמן שלהם בפנים.
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor..يقضي الناس أكثر من 90% من حياتهم داخل الأماكن المغلقة
İnsanlar zamanlarının yüzde 90'ından fazlasını kapalı mekanlarda geçiriyor.そして喘息の経済的な負担は
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Họ làm việc trong thời gian rỗi, nếu bạn thích.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Ils travaillent pour leur loisir, si vous voulez.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.그들은 여가의 취미생활로 그것을 하고,
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Lavorano per piacere, per così dire.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Lucrează din plăcere dacă vreţi.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Pracują nad swoim hobby.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Pracují se svým koníčkem, chcete-li.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Sie arbeiten wenn ihnen danach ist, wenn man so will.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Trabajan a su placer.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Trabalham por prazer, se quiserem.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Ze werken aan hun vrijetijdsbesteding, om het zo te zeggen.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Δουλεύουν για την ψυχαγωγία τους, αν θέλετε.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Они работают на отдыхе, можно сказать.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.Работят през свободното си време, с други думи.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.הם עובדים בזמנם החופשי, אם תרצו.
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.يعملون في أوقات فراغهم , إذا أحببت
İsterseniz boş zamanlarında çalışırlar.趣味だが真剣に取り組む
İşte Samanyolu Galaksisi, tam ortada ve etrafında yakın galaksiler, ve farklı zamanları ayıran küre.한가운데 보이는 것이 우리가 속해 있는 은하입니다. 주변을 가까운 은하들이 감싸고 있습니다. 구체는 서로 다른 시간의 스케일을 표시합니다.
İşte Samanyolu Galaksisi, tam ortada ve etrafında yakın galaksiler, ve farklı zamanları ayıran küre.周りをハッブルで見たような銀河が囲んでいます 球体は異なる時間スケールを表しています その後ろにあるのはより新しい銀河です
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Ci sono momenti buoni, ci sono momenti interessanti, e ci sono anche dei momenti di tensione.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Er zijn goede momenten, er zijn interessante momenten, en er zijn ook enkele momenten van stress.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Es gibt gute Zeiten, es gibt interessante Zeiten und es gibt auch manchmal stressige Zeiten.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Există vremuri bune, există vremuri interesante și mai există și vremuri stresante.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Hay momentos buenos, momentos interesantes, y también momentos estresantes.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Il y a de bons moments, il y a des moments intéressants, et il y a parfois un peu de stress aussi.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.좋을 때도 있고, 흥미로울 때도 있고 스트레스 쌓일때도 있죠.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Máme dobré časy, zaujímavé časy, a máme tiež aj stresové obdobia.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Są dobre chwile, są interesujące chwile, jak również są też stresujące chwile.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Vannak jó idők, érdekes idők, és vannak stresszes idők is.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Бывают хорошие времена; бывают интересные времена, но бывают также и напряжённые.
İyi zamanlarımız, ilginç zamanlarımız oluyor, ve tabi bazen sıkıntılı zamanlarımız da.Има добри времена, има интересни времена, а има и стресови времена.

İlgili Sayfalar