Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanla ile cümle

zamanla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Son zamanlarda bir çok hileli iğrenç olaylar vardı.Recently there have been a lot of nasty incidents with fraud.
Son zamanlarda sürekli yağmur yağıyor.It's been raining all the time recently.
Son zamanlarda nasıl oldun?How have you been recently?
Hayatta omlette olduğu gibi, zamanlama da önemlidir.In life as with omelets, the timing is important.
Afganistan'da son zamanlarda zengin maden yatakları tespit edildi.Rich mineral deposits have been discovered recently in Afghanistan.
Öğrenci olduğu zamanlar diskoya sadece bir kez gitti.When she was a student, she went to the disco only once.
O zamanlar ben öğrenciydim.I was a student at that time.
Bir zamanlar burada bir köprü vardı.At one time, there was a bridge here.
Son zamanlarda kilo aldım.I've put on weight recently.
Burada bir zamanlar bir kilise vardı.There was a church here once.
O zamanlar çok zengindik.At that time, we were quite rich.
Ben o zamanları hatırlıyorum.I remember those times.
Son zamanlarda çok sayıda hasta insan var mıydı?Have there been a lot of sick people lately?
Annemin o zamanlar sadece iki çocuğu vardı.My mother only had two children at the time.
Bir zamanlar Avrupa'ya gittim.I went to Europe once.
Son zamanlarda nasıl gidiyor?How have you been doing lately?
Ben zaten o şarkıyı bir zamanlar duymuştum.I had already heard that song once.
Son zamanlara kadar neredeydin?What have you been up to lately?
Bir zamanlar bir ağacın içinde kayboldum.Once, I got lost inside a tree.
Ben iş başındayken boş zamanlarımda sık sık çizgi romanlar okudum.I often read comic books in my spare time at work.
Uzun zaman önce terkedilmiş küçük kasaba zamanla donmuş gibi görünüyor.The small town, abandoned long ago, seems frozen in time.
Bir zamanlar, dışarı çıkardık ve her türlü yasa dışı şeyler yapardık.Back in the day, we'd go out and do all kinds of illegal stuff.
Son zamanlardaki olaylar sebebiyle, kendimi işime vermem tamamen imkansız.Due to recent events, it is completely impossible for me to focus on my work.
O zamanlar kendimi çok iyi hissettiğimi hatırlıyorum.I recall feeling so good at that time.
Son zamanlarda, o çok fazla içki içiyor.Recently, he's been drinking too much.
Bir zamanlar Kyoto'daydım.I was at Kyoto once.
Yağmur yağdığı zamanlar dışında her gün yürüyüşe çıkıyorum.I go for a walk every day, except when it rains.
Son zamanlarda yaptığın en çılgınca şey nedir?What's the craziest thing you've done lately?
Son zamanlarda, ona maaş çekini zamanında vermiyorlar.Recently, they have not been giving her her paycheck on time.
Son zamanlarda herhangi bir yere seyahat ettin mi?Have you travelled anywhere recently?
Son zamanlarda bir yere seyahat ettin mi?Have you recently taken a trip anywhere?
Ulus son zamanlarda bağımsızlığını ilan etti.The nation recently declared its independence.
Otel bir zamanlar restorandı.The hotel was once a restaurant.
Son zamanlarda James'i gördüm.I have recently seen James.
Bir zamanlar İngiltere'de kötü bir kral vardı.Once upon a time, there was a bad king in England.
Arkadaşınız son zamanlarda ne yapıyor?What has your friend been doing recently?
Seni gerçekten ilginç bulduğum zamanlar var.There are times when I find you really interesting.
O son zamanlarda bu civarda değildi.He hasn't been around lately.
Onu aramak için zamanları yoktu.They did not have time to search for it.
O zamanlarda, bölge İspanya'ya aitti.At that time, the territory belonged to Spain.
Bay Clinton, o zamanlar Arkansas'ın valisiydi.Mr. Clinton was governor of Arkansas at the time.
Petrol eski zamanlardan beri önemli olmuştur.Petroleum has been important since ancient times.
Son zamanlarda oraya gittim.I went there recently.
Daha önce bir zamanlar onunla karşılaştığım için, onu derhal tanıdım.Since I had met him once before, I recognized him right away.
Bütün bu dünyevi bilgelik bir zamanlar herhangi bir bilge adamın sevimsiz sapıklığıydı.All this worldly wisdom was once the unamiable heresy of some wise man.
Amerika bir zamanlar soyutlanma politikasını tercih etti.America once favored a policy of isolationism.
Shishir son zamanlarda bir sürü cümle düzeltmektedir.Shishir has been correcting a lot of sentences lately.
Biz son zamanlarda konuştuk.We have spoken lately.
İddia edildiğine göre, bir zamanlar babası Çin'e ihanet etti.Supposedly, his father once betrayed China.
Mali sıkıntılar nedeniyle evlilikleri son zamanlarda gerildi.Their marriage has been strained lately because of financial problems.
Öğretmen bir zamanlar Emma'ya birlikte bir çocuk sahibi olmaları gerektiğini önerdi.The teacher once suggested to Emma that they should have a child together.
Zamanlaman gerçekten berbat.Your timing really sucks.
O, onunla sadece son zamanlarda görüştü.She met him only recently.
Son zamanlarda, ekonominin hızla geliştiğine dair sinyaller bulunmaktadır.Recently, there have been signs that the economy is picking up steam.
Son zamanlarda uykusuzluktan muzdarip oluyorum, bu yüzden cildim ufalanıyor.Recently, I've been suffering from lack of sleep, so my skin is crumbling.
Tüm zamanların en sevdiğiniz filmi nedir?What's your favorite movie of all time?
Pek çok genç İtalyan kızı zamanlarını ne yaparak geçiriyor?What do most young Italian girls spend their time doing?
Hemşireler zamanlarının çoğunu ne yaparak harcarlar?What do nurses spend most of their time doing?
Son zamanlarda aklımda çok şey vardı.I've had a lot on my mind lately.
Son zamanlarda herkes mutlu görünüyor.Lately everyone seems happy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod