Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanda ile cümle

zamanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Soya aynı zamanda lesitini ile de hazır gıda sektörünün çok kullandığı bir gıda.A bee can only communicate the location of the most recent food source it has visited.
Tarif o zamandan beri değişmeden kaldı.The recipe has remained unchanged since.
Aynı zamanda Belçika pasaportu da bulunmaktadır.He also holds a Belgian passport.
Buna aynı zamanda dünya görüşü de denilir.This mount is also referred to as the World’s View.
"Tövbekar" aynı zamanda sözlerini yazdığı ilk şarkı oldu."Falling Leaves" is also the only song she wrote herself.
Aynı zamanda orman köyüdür.He also owned forest.
Bu single aynı zamanda da başarılı kariyerine bir başlangıç olmuştur.He decided it was also time to begin a solo career.
UNCAF üyesi federasyonlar aynı zamanda CONCACAF'ın da bir parçasıdır.Its member associations are part of CONCACAF.
Aynı zamanda ikisi birlikte Scotty 2 Hotty'i elediler.After that, Mordecai faced Scotty 2 Hotty.
Bu zamandan 1950'lerin ortasına kadar İzlanda'da iki Yahudi cemaati bulunmaktaydı.Until the mid-1950s, there were two Jewish congregations in Iceland.
Aynı zamanda bu Aş Günü diğer insanlara da açıktır.This board in the meantime will remain open to everyone.
Yazı aynı zamanda bazı eleştirel cevaplar da almıştı.The project has also received some more critical responses.
Aynı zamanda Birleşik Krallık'ta 5x platinle sertifikalandırıldı.It was also certified 5× Platinum in the United Kingdom around the same time.
Aynı zamanda paşanın yalısında imamlık da yapmaya başlar.From this point, too, navigation on the Padus seems to have begun.
Bölge aynı zamanda deprem bölgesindedir.The area also lies within the Southern Downs region.
Yönetmeni Stanislav Govorukhin, aynı zamanda senaryosunu da yazmıştır.It was directed by Stanislav Govorukhin, who also penned the script.
Şarkı aynı zamanda Madden NFL 08 oyununda kullanıldı.The song was featured in Madden NFL 09.
Doni, aynı zamanda İtalyan pasaportuna da sahip.Doni also holds an Italian passport.
CONMEBOL üyesi tüm federasyonlar aynı zamanda FIFA üyesidir.All CONMEBOL associations are affiliated with FIFA.
Aynı zamanda bu fotoğraflar her yıl hazırlanan yıllıkta toplanarak altı dilde yayınlanır.Similar language appears through the six days of creation.
Aynı zamanda olay, yerel bir televizyon kanalı tarafından kaydedildi.The incident was recorded by a local television station.
4. sezonun finali aynı zamanda dizinin finali olacağı açıklanmıştır.The fourth season is confirmed to be the final of series.
Bu olay Belçika’nın elli yıldan fazla bir zamandan sonra en kötü demiryolu kazasıdır.It was Britain's worst rail disaster in a decade.
O zamandan beri Microsoft, hizmetleri Outlook Web'deki kendi web uygulamasına dönüştürdü.Microsoft has separated the services into its own web app in Outlook on the web.
Kısa zamanda Hilde buna isyan etti ve ailesine o derslere katılmak istemediğini söyledi.She soon rebelled against this, and told her parents that she did not wish to attend the classes.
Till Lindemann aynı zamanda bir şairdir.Kenneally is also a poet.
Aynı zamanda Airbus A321'in dahil olduğu en ölümcül kazadır.It is the first fatal accident involving an Airbus A321 and Pakistan's worst air disaster.
Yeni sürüm aynı zamanda iki yeni renkte mevcuttur: beyaz ve bordo.The newer version is also available in two new colors: white and burgundy.
Aynı zamanda Formula Atlantik yarışçısıdır.At the time, the race was contested with Formula Atlantic cars.
O zamandan beri Amerika Birleşik Devletleri'nde ikamet başvurusunda bulundu.It has remained in US custody ever since.
Aynı zamanda Ann Taylor ve Macy's'de de çalışmıştır.He has also worked at Ann Taylor, Bloomingdale's, and Macy's.
Aynı zamanda sanatçıdır.He is also an artist.
Aynı zamanda birçok popüler şarkının ve edebi metin yazılarının yazarıdır.He was also the author of several popular songs and written texts.
Aynı zamanda elektron göçüne daha az duyarlıdır.It is also intrinsically less susceptible to electromigration.
Bu aynı zamanda All star organizasyonunun ilk defa ABD dışında yapılacağı anlamına gelmektedir.He was also named to the American League All-Star team for the first time.
Aynı zamanda sivilleri de katletmektedirler.You're fighters, too.
Kendisi aynı zamanda piyanist olup konserler vermektedir.He also performed as a concert pianist and accompanist.
Aynı zamanda bir fabrikada çalışmaktadır.He also briefly worked in a factory.
Aynı zamanda Baranovski Mühimmat Fabrikasında da görev alır.Some also had to go to the Hildebrand munitions factory.
Aynı zamanda hocalık yapıyordu.He was also shoplifting.
Marion aynı zamanda karanlık bir iş yapmadan önce arınmaktadır.Marian the secretary prepares coffee before leaving as well.
Bir kentin baş rahibi, aynı zamanda o kentin başkanıydı.He served on the Primrose Town Board and was also the town chairman.
Ludwig aynı zamanda 853'te kızkardeşi Hildegard için Fraumünster manastırını inşa ettirdi.Louis also founded the Fraumünster abbey in 853 for his daughter Hildegard.
Çin, o zamandan başlayarak Ay ile ilgili yeryüzündeki araştırmalara odaklanıyor.China has since turned its focus to extraterrestrial exploration starting with the Moon.
Aynı zamanda Tacikistan Atletizm Federasyonu başkanlığını da yapmaktadır.He is also the president of the Athletics Federation of the Republic of Tajikistan.
Uygun bir zamanda, bitirdiğimde, çıkaracağım." şeklinde bir açıklama yaptı.At an appropriate time, when I'm done, I'll release them."
Aynı zamanda, Avustralya edisyonu da bulunmaktadır.For comparison, Australia is also shown.
Aynı zamanda Demokrat Liberal Parti başkanıdır.He is also the chairman of the Liberal Party.
Aynı zamanda Kuzeybatı Yünnan, güneydoğu Tibet ve kuzey Myanmar'da da yaşarlar.It is also found in southeastern Tibet and northern Myanmar.
Aynı zamanda yalancı ve ikiyüzlüdür.Birçok kadınla beraber olmaktadır.He is a playboy and fools around with a lot girls.
Aynı zamanda filmin müzikleri ise Hans Zimmer tarafından yapılmıştır.The film music was composed by Hans Zimmer.
Desimasyon aynı zamanda düşman askerleri için de kullanılmıştır.It has the same effect on enemy soldiers, though.
Aynı zamanda büz de denilir.They also call while perched.
Lyme Regis'te kaldığı muhitin adı olan Summerhill, aynı zamanda kurduğu okulun da adı oldu.The house in Lyme Regis was called Summerhill, and this became the name of the school.
Aynı zamanda başhemşiredir.It also means principality.
Mahallede aynı zamanda kültür kavakcılığı’da oldukça yaygındır."In Ukraine, scales of justice often imbalanced".
Aynı zamanda Roger'ı canlandıran da kendisidir.He is also the man that Jerry finds comfort.
Park, aynı zamanda Nijer'deki platoların güney sınırını oluşturmaktadır.The park also constitute the southern limit of tiger bush plateaus distribution in Niger.
Ama aynı zamanda nikotinin kendisi de gerginlik yaratmaktadır.Nicotine itself can also irritate the mucosa.
O zamandan beri iki defa önemli renovasyon yapılıp genişletilmiştir.It has been extensively remodeled and enlarged two times since then.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zamanda ile cümle - Sayfa 29 - zamanda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App