Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanda ile cümle

zamanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu zamanda Yakup 100 yaşını geçmişti.By then Jacob had become over 100 years old.
Harita aynı zamanda bulunduğunuz yerde, herhangi varsa, yakındaki WiFi-noktaları gösterir.The map also shows nearby WiFi-hotspots, if any available, in your location.
O zamandan beri hem bir coğrafya öğretmeni, hem de bir senarist oldu.He since became a geography teacher, as well as a screenwriter.
Pozitif bir kozmolojik sabit olduğu müddetçe, aynı zamanda kapalı evren modelinde de yaşanabilir.With a positive cosmological constant, it could also occur in a closed universe.
2003 Sineplex ile sözleşme imzaladı, bu imzayla aynı zamanda yönetmen de oldu.In 2003 she signed a contract with Sineplex, for whom she also directed.
Şehir aynı zamanda binlerce kişinin çalıştığı bir savunma sanayi merkezidir.The city is a center for the defense industry which employs thousands.
Aynı zamanda Apple Intel-tabanlı Mac Pro ve Xserve sistemleri duyurdu.At the same time Apple announced the release of the Intel-based Mac Pro and Xserve systems.
Aynı zamanda, Suriye'de Baas Partisi gücünü ve etkisini artırmıştır.Simultaneously, the Ba'ath Party in Syria increased its power and influence.
Bunların toksisitesi akut faz ile sınırlı değildir, ancak kronik etkiler uzun zamanda gözlemlenir.Their toxicity is not limited to the acute phase, however, and chronic effects have long been noted.
Sangza aynı zamanda Hui azınlığın yaşadığı Çin'in diğer bölgelerinde de yenilmektedir.Sangza is also eaten in other areas of China where the Hui minority live.
O zamandan sonra birçok kısa öykü koleksiyonu ve iki roman daha yayınladı.Since then, he has published several more short story collections and two novels.
1965 ve 1968 yılları arasında aynı zamanda Moskova'da Somali askeri ataşesi olarak görev yaptı.Between 1965 and 1968, Ahmed also served as Somalia's military attaché to Moscow.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.The number of French immigrants is also on the rise.
Aynı zamanda kısa bir kısmı Utah'daki Monument Vadisi'nde çekildi.It was also briefly shot in Monument Valley, Utah.
Akademinin aynı zamanda bir Altıncı Biçim Okulu da vardır.The school also has a sixth form centre.
Çalışmaları aynı zamanda feminizmle ilgilidir.Her work also references feminism.
Bu aynı zamanda Güneydoğu Avrupa'da düzenlenen en büyük LGBT onur yürüyüşü olmuştur.It turned out to be one of the biggest LGBT Pride marches ever in Southeastern Europe.
Pryor yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söylemiştir.Summer tells Cho she was in the wrong place at the wrong time.
Aynı zamanda 2009 yılında Kazakistan, dünyada 8. en büyük kömür ihracatçısı da olmuştur.In 2009 Kazakhstan was world 8. top coal exporter.
Aynı zamanda e-postaya erişmek için kullanılabilir.It could also be used to access E-mail.
Aynı zamanda Avrupa’da pek çok orkestrayı yönetti.Since then, he has conducted many orchestras in Europe.
Üçgen tasarımı aynı zamanda Yunan deniz tanrısı Poseidon'un sembolüdür.The trident is also a symbol of the Greek sea god, Poseidon.
Aynı zamanda saat hesap makinesi de satmaya başladı.It also began selling calculator watches during this time.
O zamanda diğer birçok ülkeye satıldı ve daha uzun yıllar görev yaptı.At that time many were sold to other nations, where they served many more years.
Aynı zamanda yeni bitki türlerinin geliştirilmesine de yol açtı.It has also led to the development of new types of plants.
Aynı zamanda, yerel Arapça ve İngilizce yazı ile Jif olarak Irak'ta da bulunmakdadır.It is also still traded in Iraq as Jif, with local Arabic and English writing.
Aynı zamanda, özel bir olay UnionPay sponsor ilk kez.It was also the first time that UnionPay sponsored the event exclusively.
Detaylı olarak, herhangi bir zamanda yayılan ışığın profili bozulmuş olacaktır.In detail, at any point in time the profile of the emitted light is going to be distorted.
Filmde aynı zamanda Fransız futbolcu Djibril Cissé'de rol almaktadır.The film also features French footballer Djibril Cissé.
Aynı zamanda Fonksiyon işlevleri ve kompozisyonları ile de uğraşma yeteneğine sahiptir.It is also capable of dealing with functions and compositions of them.
Sonlu elemanlar yöntemi, aynı zamanda cam şekillendirme işlemleri için de uygulanabilir.The finite element method may also be applied to glass forming processes.
Dick Dick terbiyeli ve mizah anlayışına sahiptir, aynı zamanda güvenilirdir.Dick Dick has a cheeky sense of humour, but is also dependable and kind in nature.
Bu kule aynı zamanda İzmir'deki ilk saat kulesidir.This clock tower became the first in İzmir.
Sistem aynı zamanda 128 MB düşük güçlü tek kanal RAM (Mobil DDR) içerir.The system also has 128 MB of low power single channel RAM (Mobile DDR).
Bateristleri Frost aynı zamanda bir Satyricon üyesidir.Drummer Frost is also a member of Satyricon.
Nitro helikopterler aynı zamanda ticari ve ev yapımı kitleri ile elektrik enerjisi dönüştürülmüştür.Nitro helicopters have also been converted to electric power by commercial and homemade kits.
Albert aynı zamanda Floransa'daki Rucellia Sarayı'nın ön cephesini dizayn etmişti.Alberti had also designed the façade for the Rucellai Palace in Florence.
Olds aynı zamanda Florida'da Ormond ve Daytona sahillerinde yarışmasıyla da ünlüdür.Olds was also famous for his auto racing on the beaches of Florida at Ormond and Daytona.
Aynı zamanda İrlanda'nın en güzel ulusal hazinelerinden biri olarak tanınır.It is also widely regarded as Ireland's finest national treasure.
İmajının bir parçası haline gelen aksanı, aynı zamanda oynayabileceği rolleri de kısıtlamaktaydı.His accent, while a part of his image, limited the roles he could play.
Luka aynı zamanda tetrark'ı İsa'nın duruşmasında rolü olduğuna inanır.Luke also credits the tetrarch with a role in Jesus' trial.
Aynı zamanda bir döngü içinde not çalabilir veya ters çevirebilir.It can also play notes in a loop or reversed.
Vlaai sözcüğü ile ilişkilidir ve o zamandan beri bir tür pastadan bahsetmeye başlamıştır.The word vlaai is related and has since come to refer a type of pie.
Aynı zamanda tanrının dikilitaşın içinde var olduğuna inanılırdı.It was also thought that the god existed within the structure.
Aynı zamanda süper ölçekliydi, fakat getirdiği asıl yenilik sıra dışı işleyişindeydi.It was also superscalar, but its major innovation was out-of-order execution.
Chris, Quagmire ile geçirdiği zamandan hoşlanmaz ve golf egzersiz sahasına geri döner.Chris does not enjoy his time with Quagmire, and they later head to a strip club.
Aynı zamanda Bluetooth uyumludur.It is also Bluetooth compatible.
Aynı zamanda bir futbol oyuncusuydu ve bir kez Polonya için forma giymiştir.He was also a football player, capped once for Poland.
Bu zamanda, mikroçiplerdeki metal bağları yaklaşık 10 mikrometre genişliğinde idi.At the time, the metal interconnects in ICs were still about 10 micrometres wide.
Aynı zamanda 2007 modelinde daha az görünür mekanik değişikliklere gidildi.The 2007 model also includes less visible mechanical changes.
Valens aynı zamanda Roma devletinin kısa bir tarihinin yazımını da emretmiştir.Valens is also credited with the commission of a short history of the Roman State.
Aynı zamanda profesyonel bir Ukraynalı müzisyendi ve yurtdışında da performans verdi.He also sang in Ukrainian and was a professional musician-bandurist, and performed as such abroad.
Aynı zamanda Yukarı Mısır'ın on yedinci nomunun bir tanrıçasıdır.She is also a goddess of the seventeenth nome of Upper Egypt.
Aynı zamanda Brest Kalesi Beyaz Rusya'daki Brest şehrinin sembolü olarak kullanılmıştır.The Brest Fortress is used as a symbol of the Belarussian city of Brest.
Bu nedenle,LQG sadece önemli tahmin değil, aynı zamanda uzayın kendisi bir atomik yapı'ya sahiptir.Therefore, LQG predicts that not just matter, but also space itself, has an atomic structure.
Aynı zamanda Aktris Gabriele Jacoby'nin annesidir.She is the mother of actress Gabriele Jacoby.
Aynı zamanda bir bilimciydi ve tıp doktorası vardı.He was also a scientist and a Doctor of Medicine.
Dört oğlu da aynı zamanda yazardır.All three sons also became writers.
Savaşı oluşturacak olan beyinlerimiz aynı zamanda barışı da oluşturacak kapasiteye sahip.The same species who invented war is capable of inventing peace.
Zamansal uyumluluk ise zamanda farklı anlarda gözlemlenen dalgalar arasındaki ilişkiyi tanımlar.Temporal coherence describes the correlation between waves observed at different moments in time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zamanda ile cümle - Sayfa 18 - zamanda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App