Böylece zamanaşımı (time-lapse) fotoğraflar çekmeye başladım.Така че започнах да заснемам забавена фотография.
Böylece zamanaşımı (time-lapse) fotoğraflar çekmeye başladım.אז התחלתי לצלם בשיטת הילוך-מהיר.
Böylece zamanaşımı (time-lapse) fotoğraflar çekmeye başladım.لذا بدأت تصوير لقطات متوقفة الزمن .
Bu aynı zamanda- -Plak endüstrisinin Napster'ı ABD'de dava ettiği zamana denk geliyor-Det var precis samtidigt som skivindustrin åtalade Napster i USA.
Bu aynı zamanda- -Plak endüstrisinin Napster'ı ABD'de dava ettiği zamana denk geliyor-Det var precis samtidigt som skivindustrin åtalade Napster i USA.
Bu aynı zamanda- -Plak endüstrisinin Napster'ı ABD'de dava ettiği zamana denk geliyor-이때 미국에서는 음반업계가 Napster를 고소하고
Bu aynı zamanda- -Plak endüstrisinin Napster'ı ABD'de dava ettiği zamana denk geliyor-医療業界がHIV薬コピーで 南アフリカを訴えた頃だ
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.E un sport la liceu, unde ai 12 pahare pe care trebuie să le aranjezi contracronometru în ordinea stabilită.
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.Há 12 copos, para empilhar e desempilhar em contrarrelógio, numa determinada ordem.
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.Striedavo na seba kladiete 12 téglikov a to na čas a v predpísanom poradí.
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.To sport ze szkoły średniej, mamy 12 kubków, które trzeba poprzestawiać na czas w ustalonym porządku.
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.Với môn này, bạn có 12 chiếc cốc để xếp và tách ra ngược chiều kim đồng hồ theo thứ tự cho trước.
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.Це висока спортивна школа де у вас є 12 чашок і ви повинні скласти і розкласти їх за встановлений час.
Bu bir lise sporudur. 12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.Это школьный вид спорта, где вы должны уложить и разложить 12 чашек на время в установленном порядке.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Así es como se ve un espectrograma de un coro de ranas cuando se encuentra en un patrón muy saludable.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Das ist ein Spektrogramm eines Froschgesangs in einem sehr gesunden Muster.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Đây là một spectrogram chorusing trông giống như những gì các con ếch khi nó là một mô hình rất khỏe mạnh.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Dit is een spectrogram van hoe het kwaakkoor klinkt in een heel gezond patroon.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Isto é um espetrograma do coro das rãs quando é registado num ambiente muito saudável.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Itt egy spektrogram, mely a békakórus hangját mutatja, amikor minden a legnagyobb rendben van.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.이것은 개구리떼가 건강한 상태로 함께 울 때를 보여주는 음향 분석입니다.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır. (Kurbağa sesleri)Це спектрограма того, як виглядає спів жаби за нормальних умов.. (Квакання жаб)
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.O spectrogramă a corului de broaște când sunt într-o stare sănătoasă.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Questo è lo spettrogramma che mostra come appare il coro delle rane quando si trovano in circostanze ottimali.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Tämä spektrogrammi esittää sitä, miltä sammakkokuoro kuulostaa, kun se on terve.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.To spektrogram chóru żab, kiedy ma zdrowy charakter.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Voici un spectrogramme qui représente le concert des grenouilles quand elles forment un modèle sain.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.Αυτό είναι ένα φασματογράφημα που δείχνει τη συνάθροιση των βατράχων όταν βρίσκεται σε πολυ υγιή μορφή.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.А вот так выглядит спектрограмма лягушачьего хора, когда они в здоровом состоянии.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.. זה הספקטוגרם שמתאר כיצד שירת המקהלה נשמעת כשזה באופן מאוד בריא.
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.وهذه طيفيه تبين شكل أصوات الضفادع عندما تغني في حالتها الطبيعيه الصحيه
Bu, cok sağlıklı yapıda oldukları zamana ait bir kurbağa spektrogramıdır.とても健康的なパターンを示しています (カエルの鳴き声)
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.A változó hasonlítások problémája még bonyolultabb, amikor ezek a választásokat időrendbe helyezzük.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Het probleem van het verleggen van vergelijkingen wordt nog lastiger als keuzes tijdsafhankelijk worden.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Il problema di spostare i confronti è anche più complicato quando queste scelte sono distribuite nel tempo.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.비교하는 상대를 바꾸는 문제는 시간이 지나며 선택 사항들이 겹겹이 쌓일수록 더욱 더 어려워집니다.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Le problème des comparaisons changeantes est encore plus complexe quand ces choix sont étalés dans la durée.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Problema schimbării termenului de comparaţie este şi mai dificilă când aceste alegeri sunt răspândite în timp.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Problemet med skiftende sammenligninger er endnu svære, når disse valgmuligheder bliver spredt over tid.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Problém odlišného porovnávania je ešte väčší, keď sa rozhodujete v rôznych časoch.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Problém posunu ve srovnávání je daleko obtížnější když se vybírání provádí v různé časy.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Vấn đề chuyển đổi phép so sánh thậm chí còn khó hơn khi các chọn lựa xếp hàng theo thời gian.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Проблема подмены сравнений даже сложнее, если альтернативы отдалены во времени.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.Проблемът със сравненията е по-труден, когато изборите са разпределени във времето.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.הבעיה של השוואות משתנות אפילו יותר קשה כשהבחירות האלה נפרשות לאורך זמן.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.مشكلة المقارنات المتنقلة أصعب من ذلك أكثر عندما تتراكم الخيارات عبر الزمن.
Bu değişen kıyaslama sorunu, seçenekler zamana yayıldığında daha da zorlaşır.時間の間隔が大きいほど より難しくなります 人々は時間差のある出来事に対して
Bu değişim hızı, saniyede 4 metre. x'in zamana göre değişim hızı. -זה קצב השינוי, או זה 4 מטר לשניה זה קצב השינוי של איקס ביחס לזמן
Bu değişim hızı, saniyede 4 metre. x'in zamana göre değişim hızı. -هذه هي نسبة التغير، او ان هذه الـ 4 متر / ثانية هذه نسبة التغير بحيث يتغير x نسبة الى الزمن
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Było to doświadczenie, które żadne inne muzułmańskie państwo na Bliskim Wschodzie nie miało, aż do niedawna.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Das ist eine Erfahrung, die nicht jede muslimische Nation im Mittleren Osten bis vor kurzem hatte.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Dat is een ervaring die andere moslimnaties in het Midden-Oosten nog niet hadden, tot nu toe.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Det är en erfarenhet som inte alla muslimska nationer i Mellanöstern upplevt fram tills mycket nyligen.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Đó là một kinh nghiệm mà không phải tất cả các nước Hồi giáo khác ở Trung Đông có cho tới gần đây.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Esa es una experiencia que no todas las naciones musulmanas de Medio Oriente tuvieron hasta hace poco.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Este o experiență pe care alte națiuni musulmane din Orientul Mijlociu nu au cunoscut-o decât recent.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.É uma experiência que nem todas as nações muçulmanas do Médio Oriente tiveram senão muito recentemente.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.E' un'esperienza che poche nazioni Musulmane in Medio Oriente hanno sperimentato se non molto recentemente.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Ez olyan tapasztalat, amit mostanáig a Közel-Kelet nem minden országa szerzett meg.
Bu deneyim, Ortadoğu'daki diğer Müslüman ulusların çok yakın zamana kadar sahip olmadığı birşeydi.Itulah pengalaman yang tidak dialami negara Islam lainnya di Timur Tengah sampai belakangan ini.