Oyunda ilerledikçe modern zamana geliyoruz.Сюжетът се развива в модерни времена.
O zamana kadar Kempka 40 araçlık bir filoyu denetledi.До този момент Корбин е режисирал 19 клипа на Депеш.
Ne zamana kadar burada yaşamayı planlıyorsun?Докога планираш да живееш тук?
71 kez şampiyona düzenlenmesine karşın, bu zamana kadar 9 farklı takım şampiyonluk yaşamıştır.Usprkos tome što je do sada prvenstvo odigrano 76 puta, a samo 9 klubova je osvajalo to natjecanje.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Vrijeme i za razmišljanja.
Bu zamana kadar gökada merkezinin yapısı ve konumu kesin olarak bilinmiyordu.Sve dotad struktura i smještaj galaktičkog središta nisu bili dovoljno poznati.
Bu zamana kadar, bu etkinin deneysel sonuçlarının kanıtlandığını gösteren sonuç ortaya çıkarılamamıştır.Danas je nemoguće reći je li taj pokušaj donio ikakve rezultate.
Zaman çizelgesi, kronolojik olayların zamana göre sıralı bir listesini görüntüleyen bir yoldur.Svaka epizoda traje točno sat vremena te kronološkim redoslijedom opisuje događaje.
Bu zamana kadar hiçbir deney yapılmamıştır.Niti jedna od njih nije dotad testirana u bitci.
Köyün adı yakın zamana kadar Söfker idi.Ime Duvno za grad se upotrebljavalo tek u novije vrijeme.
Bu da o zamana kadar görülmemiş bir şeydir.Iza toga uslijedilo je ono što se dosad nikad nije dogodilo.
Özgürlükleri ve ekonomik durumları zamandan zamana ve yerden yere farklılıklar gösterdi.Status "sloboda" se je mijenjao vremenom i ozemljem.
Bu zamana kadar Yahudilerin durumu genel olarak iyiydi.Od toga trenutka mijenja se i položaj Židova.
Güler Duman'ın bu zamana kadar beş bine yakın öğrencisi olmuştur.Za ulogu razmaženog studentskog bogataša Hoffman je morao doći na audicije čak pet puta.
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.Vtedy tu žilo 14 000 obyvateľov.
O zamana kadar, Kızıl Ordu Finlandiya'daki önemli stratejik noktaları almak için savaşmıştı.Do tej doby bojovala Červená armáda s cieľom zabrať celé Fínsko.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Myslím si, že je potrebný čas, aby sa to dalo povedať.
Takımın bu zamana kadar elde ettiği en büyük başarı 2002 Dünya Şampiyonası'ndaki 9.'luktur.Najlepším výsledkom národného tímu je 9. miesto na svetovom šampionáte z roku 2003.
Albümün hazırlık aşaması iki yıl sürerken stüdyo kayıtları ise bir buçuk yıllık bir zamana yayıldı.Na ďalšieho albumového pokračovateľa si fanúšikovia museli počkať vyše dva a pol roka.
Bu zamana kadar birçok çift yıldız ölçüldü ve kataloglandı.V minulosti bolo opísaných a klasifikovaných iba zopár hornín.
O zamana kadar bu düşünceyi uygulamada kimse başarılı olamamıştı.V tej dobe takúto možnosť hocikto neponúkal.
Şimdi düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.Želi nekaj dni časa za odgovor.
Bu zamana kadar hiçbir deney yapılmamıştır.Doslej ga še niso našli s poskusi.
Ancak o zamana kadar Praejecta çoktan evlenmişti.V tistem času je bil z Anistonovo že poročen..
Mahallede elektrik şebekesi zamana yenik düşmeye başlamış.Staro mestno jedro je medtem pričelo propadati.
Roma Cumhuriyeti'nin o zamana kadar takip edilen stratejik ve taktik tutumu bundan sonra değiştirildi.Skozi čas se je podoba in taktika rimske vojske spreminjala.
O zamana kadar, hastalık için farklı insanlar farklı isimler kullanmışlardı.Tekom stoletij je naselbina nosila različna imena.
Fue saç ekimi günümüzde ilk tanımlandığı zamana göre çok değişmiştir.Na začetku ni imel tako dolge dlake, kot jo poznamo danes.
Yarışta 2005 Fransa Bisiklet Turu'ndan bu yana ilk kez takım zamana karşı etabına yer verildi.Prvič so ga kot zamenjavo za Kolesarski svetovni pokal uvedli leta 2005.
Yarışmada 5. olarak Kıbrıs'a o zamana dek en iyi sonucu getirmiştir.Na prvi tekmi doseže s petim mestom najboljšo uvrstitev do takrat.
Bu zamana kadar birçok çift yıldız ölçüldü ve kataloglandı.Skozi čas je bila marsikatera kategorija opuščena ali preimenovana.
Şehrin o zamana kadar 15.000-30.000 kişilik bir nüfusu vardı.Leta 1300 je imelo mesto že 50.000-55,000 prebivalcev.
Bu, o zamana kadar hiçbir tablo için ödenmemiş bir miktardı.V tistem trenutku še niso plačevali honorarjev vsem skupinam.
O zamana kadar sadece bir kimlik kartı bu amaç için kabul ediliyordu.Vedeti je potrebno, da so do tega časa kataloge uporabljali le za popis imetja.
O zamana kadar Amerika, şarkının remix bölümlerini dinleyebildi.V Združenih državah Amerike so kot dodatni singl izdali remix pesmi.
Bu zamana kadar en popüler cezalandırma yöntemi insanları sürgüne göndermekti.Iki tol populiariausia bausmė buvo tremtis.
Adada tarih öncesi zamana ait insan izleri bulunmuştur.Saloje aptikta ilgalaikio žmonių buvimo pėdsakų.
1977 yılında şirket o zamana kadar mevcut bulunan bira tekelinden ayrıldı.1977 m. Utenoje pradėjo veikti „Utenos“ alaus darykla.
Süreçsel: Zamana bağlı yapılardır.Perfekt – sudėtinis esamasis atliktinis laikas.
Polonya'nın bu sonucu bu zamana kadar aldığı en kötü sonuçtur.Ligi šiol tai išliko Lenkijos geriausias rezultatas.
Yakın zamana kadar inci kefali yavrusu sanılan yeni bir balık türü belirlenmiştir.Pastarosios ekspedicijos metu aprašė gėlavandenės žuvies rūšį Squalius latus.
Ne Zschäpe ne de Mundlos, o zamana kadar suç işlememişlerdi.Jakobas pastebėjo, kad iki to laiko jie nebuvo išversti.
71 kez şampiyona düzenlenmesine karşın, bu zamana kadar 9 farklı takım şampiyonluk yaşamıştır.Nors lyga įkurta 1927 metais, vos 9 klubai iki šiol yra laimėję čempionų žiedus.
Birçok parça için, süper bilgisayarlar bu zamana kadar çok farklı işletim sistemlerine sahipti.Selle ajani olid superarvutitel enamasti väga erinevad operatsioonisüsteemid.
Simülasyon gerçek dünya içerisindeki bir işlemin veya sistemin zamana bağlı taklitidir.Simulatsioon on reaalmaailma protsessi või süsteemi jäljendamine ajas.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Samaaegselt klaasi leiutamisega võtsid egiptlased kasutusele ka frittglasuuri.
Bunun için ekstra çalışmaya, zamana ve sabıra ihtiyacı var. "See kõik vajab aga aega ja raha."
O zamana kadar, 14 milyon evde mevcuttu.Selleks ajaks elas linnas juba 14 900 inimest.
Çünkü artık kadın o zamana ait değildir ve yok edilmesi gerekmektedir.Nüüdisajal on härrastemaja eravalduses ning seda on restaureeritud.
O zamana kadar ise, bu hak ailedeydi.Selleks ajaks oli linn juba sinna rajatud.
Bu zamana kadar en popüler cezalandırma yöntemi insanları sürgüne göndermekti.Kõige populaarsem ründaja karistusmeetod on hetkel panuse konfiskeerimine.
Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.See on protsessi lõpetamise tähtaeg.
Çünkü böyle bir olay o zamana kadar ne duyulmuş ne de görülmüştür.Sellise saavutuseni pole keegi ei enne ega pärast teda jõudnud.
Dolayısıyla yere ve zamana göre değişir.Kuid see on väga muutlik, olenevalt piirkonnast ja ajast.
Bu o zamana kadar hiçbir hard rock grubunun başaramadığı bir başarıydı.See on saavutus, mida teised meesmäesuusatajad pole seni suutnud ületada.
Kuzey Dakota'da bu zamana kadar hiç deprem olmamıştır.Lõuna-Norras ei ole kahel viimasel sajandil olnud ühtki tähelepanuväärset maavärinat.
Doğduğu yer ve zamana ait bilgiler kesin değildir.Tema sünnikoht ega -aeg ei ole siiani täpselt teada.
12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.규정된 순서에 따라 시간을 측정하면서요.
12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.כנגד זמן בסדר מסויים.
12 fincanı belirlenmiş bir sırayla zamana karşı dizip sonra kaldırıyorsunuz.في أقصر وقت ممكن وفي ترتيب معيّن.