Yatağa yatmanın zamanı geldi.It is high time you were in bed.
Kalkma zamanın geldi de geçti.It is time that you got up.
Ne zaman meşgulsün?When are you busy?
Onu ne zaman gördünüz ?When did you see him?
Japonya'ya ne zaman geri dönersin?When do you go back to Japan?
Japonya'ya ne zaman geri döneceksin?When will you go back to Japan?
Tokyo'dan ne zaman döndün?When did you come back from Tokyo?
Mektubu yazmayı ne zaman bitirdin?When did you finish writing the letter?
Beni ne zaman arayacaksın?When are you going to call me?
Okula ne zaman geri döneceksin?When will you come back to school?
Eve ne zaman vardın?When did you get home?
Her zaman kocandan şikâyet ediyorsun.You are always complaining about your husband.
Her zaman aynı odayı tutuyorsun.You always reserve the same room.
Kahvaltıda her zaman kahve içer misin?Do you always have coffee with your breakfast?
Her zaman geç kalıyorsun.You are always late.
Her zaman mükemmel olmak zorunda değilsiniz.You don't have to be perfect all the time.
Ne zaman piyano uygulaması yaparsın?When do you practice the piano?
New York'u ne zaman ziyaret ettin?When did you visit New York?
Ne zaman sigarayı bırakacaksın?When are you going to quit smoking?
İși ne zaman bitirdin?When did you finish the work?
Ne zaman raporu yazmayı bitirdin?When did you finish writing the report?
Ne zaman golf oynamaya başladın?When did you begin playing golf?
Jim'in patronu ona "tatile çıkmanın zamanı geldi" dedi."It's high time you took a vacation," Jim's boss said to him.
"Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur.""I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
"Ne zaman döndün?" "Ben önceki gün geri döndüm.""When did you return?" "I came back the day before yesterday."
Her ne zaman başım dertte olsa erkek kardeşim hâlâ beni destekler.My brother still stands by me whenever I am in trouble.
Kenji her zaman okula ilk olarak gelir.Kenji is always the first to come to school.
Gerçeklerle yüzleşmek her zaman kolay değildir.It is not always easy to face reality.
Birçok eski filmlerde kahraman her zaman ölen biridir.In many old movies the heroine is always the one to die.
Son zamanlarda eski Çin hakkında yeni gerçekler gün ışığına çıktı.New facts about ancient China have recently come to light.
Seni bu öğleden sonra ne zaman arayayım?When shall I call on you this afternoon?
Ne kadar kısa zamanda varacağız.How soon are we going to arrive?
Zamanın uçtuğunun söylenildiğini çoğunlukla duyarız.We often hear it said that time flies.
Zaman bir ok gibi uçar.Time flies like an arrow.
Bazı insanlar, park bankları üzerinde rahatlayarak zaman öldürüyorlar.Some people are killing time relaxing on park benches.
Bu yıl ne zaman tatile gidiyorsunuz?When are you going on holiday this year?
En meşgul insanlar en fazla boş zamana sahiptirler.The busiest people have the most leisure.
Son zamanlarda hiç film izlediniz mi?Have you seen any movies lately?
Son zamanlarda ilginç bir şey okudun mu?Have you read anything interesting lately?
Son zamanlarda tembelleştim.I've been sluggish recently.
Son zamanlarda tembellik ediyorum.I've been sluggish recently.
Son zamanlarda miskinleştim.I've been sluggish recently.
Son zamanlarda onu fazla görmedim.I haven't seen much of him recently.
Yakın zamanda bir araba kazası geçirdim.I was recently in an automobile accident.
Son zamanlarda hiç iştahım yok.Recently I have had no appetite.
Son zamanlarda sıkça depremler yaşamamız beni korkutuyor.It scares me that we have frequently had earthquakes lately.
Son zamanlarda solucanlar arttı.Recently the number of worms increased.
Son zamanlarda ondan hiç haber aldın mı?Have you heard from him recently?
Son zamanlarda ondan haber almadım. Umarım hasta değildir.I haven't heard from him of late. I hope he is not sick.
Yakın zamanda öldü.He died lately.
Onu yakın zamanlarda pek görmedim.I have not seen much of him recently.
Son zamanlarda onu çok görüyor musun?Have you been seeing a lot of him recently?
Son zamanlarda onunla temas kurdun mu?Have you been in contact with him recently?
Son zamanlarda onu gördüm.I saw him recently.
Son zamanlarda onu görmedimI have not seen him lately.
Son zamanlarda onun konuşma tarzına alıştım.I have recently become accustomed to his way of speaking.
Son zamanlarda yeni bir iş başlattı.Recently he launched a new business.
Son zamanlarda ondan haber aldın mı?Have you heard from her recently?
Ben son zamanlarda onu görmedim.I have not seen her lately.
Son zamanlarda onu görmedik.We haven't seen her of late.