Ana içeriğe geç
Sözlük

zaman ile cümle

zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bıçak seninse, o zaman benimkini kaybettim.If this is your knife, then I have lost mine.
Uzun zamandır istediğim fotoğraf makinesi budur.This is the very camera I've wanted for a long time.
Bu çoğu zaman yetişkinler tarafından okunan bir kitap.This is a book often read by adults.
En kısa zamanda bu kitabı iade et.Return this book as soon as you can.
Bir zamanlar best seller olan bu kitap artık baskı dışıdır.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bir zamanlar bir best seller olan bu kitabın artık baskısı kalmamış.This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bu kitap sadece ilginç değil, aynı zamanda öğreticidir.This book is not only interesting but also instructive.
Son zamanlarda, bu çevrede birçok hırsızlıklar var.Recently, there are a lot of burglaries around here.
Soğuk algınlığımı atlatmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to get over my cold.
Bu uçak Narita'ya ne zaman varacak?When does this plane reach Narita?
Bu uçağa binersek ne zaman Sapporo'ya varacağız?What time shall we arrive at Sapporo if we take this plane?
Bu programın ne zamana kadar devam edeceğini merak ediyorum.I wonder when this program will continue till.
O kalıntılar bir zamanlar görkemli bir saraydı.Those ruins were once a splendid palace.
Bu kış her zamankinden daha çok kar vardı.We have had more snow than usual this winter.
Bu mağaza her zaman 20:00'de kapanır.This store always closes at eight.
Bu caddede yürürken,çoğu zaman arkadaşlarımdan birini görürüm.Walking along this street, I often see a friend of mine.
Bu üniversite ne zaman kuruldu?When was this university founded?
Bu deneyim her zaman belleğimde kalacak.This experience will always remain in my memory.
Çin'e gittiğim en son zaman, Şangay'ı ziyaret ettim.The last time I went to China, I visited Shanghai.
Kyoto'yu en son ne zaman ziyaret ettiniz?When did you visit Kyoto last?
Seni en son gördüğümden beri uzun bir zaman oldu.It is a long time since I saw you last.
Seni en son ne zaman gördüğümü hatırlıyor musun?Do you remember when I saw you last?
Dünyanın savaştan özgür olacağı bir zamanı düşünebiliyor musun?Can you imagine a time when the world is free of war?
Bu dünyanın ne zaman var olduğunu bilmiyoruz.We don't know when this world came into being.
Bu yeni yöntemi benimserseniz zaman kazanırsınız.You will save time if you adopt this new procedure.
Ne zaman bu romanı okusam bana hep çok ilginç gelir.Every time I read this novel, I find it very interesting.
Bu otoyol bize çok zaman kazandırır.This highway saves us a lot of time.
Gelecek defa sizi ne zaman görebilirim?When can I see you next time?
Bu onun normal geldiği zamandır.This is the time he normally arrives.
Bunu ayrıntılı olarak açıklayacak zamanım yok.I have no time to explain this in detail.
Arkadaşım burada sadece bir piyanist değil fakat aynı zamanda bir besteci de.My friend here is not only a pianist, but also a composer.
Bu işin zamanımın çoğunu alacağından korkuyorum.I fear this work will take up most of my time.
Bazı tilkilerin burada bu dağda yaşadıklarını son zamanlarda öğrendim.We found out recently that some foxes live here on this mountain.
Bu günlerde zaman geçirmek için bahçe işleriyle uğraşıyorum.I am gardening these days just to kill time.
Lütfen yapabildiğiniz kadar kısa zamanda bu konuyu araştırın.Please look into this matter as soon as you can.
Bu manzara bana her zaman benim memleketimi hatırlatıyor.This view reminds me of my home town.
Bu eti bana satan kasap her zaman sevecendir.The butcher who sold me this beef is always friendly.
Bu resim her zaman bana memleketimi hatırlatıyor.This picture always reminds me of my hometown.
Bu resim her zaman bana memleketimi hatırlatır.This picture always reminds me of my hometown.
Bu çiçekler sadece güzel değil fakat aynı zamanda güzel kokulu da.These flowers are not only beautiful but also fragrant.
Bu şarkı bana her zaman çocukluğumu hatırlatıyor.This song always reminds me of my childhood.
Bilim adamı sadece Japonya'da değil fakat aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.The scientist is famous not only in Japan but also in foreign countries.
Bu restoran o kadar büyük ki onlar her zaman misafirleri beklemekle meşgul.This restaurant is so large that they are always busy waiting on guests.
Bu tür şeyler zaman zaman olabilir.Such things can happen from time to time.
Bu testin bir zaman sınırı yok.This test doesn't have a time limit.
Bu bilgisayar bir sürü zaman kazandırır.This computer saves a great deal of time.
Son zamanlarda çok sayıda ılıman günler yaşıyoruz.Recently we have had many mild days.
Son zamanlarda iyi hissetmiyorum.I'm not feeling well lately.
Bugünlerde kitap okumak için biraz zamanım var.I have a little time for reading these days.
Bugünlerde okumak için çok az zamanım var.I have little time for reading these days.
Umarım bu iyi hava o zamana kadar devam edecek.I hope this good weather will hold till then.
Bu tapınak ne zaman inşa edildi.When was this temple built?
Ne zaman buraya gelsem, kendimi rahat hissediyorum.Whenever I come here, I feel at ease.
Burada olduğun zaman benimle temasa geç.Please get in touch with me when you are here.
Yılın bu zamanında burada hava soğur.It gets cold here at this time of the year.
Buradan Hilton Oteline gitmek ne kadar zaman alır?How long does it take to go from here to the Hilton Hotel?
Kahveni ne zaman içmek istersin?When would you like to have your coffee?
Ken ebeveynleri tartıştığında her zaman annesini destekler.Ken always stands up for his mom when his parents quarrel.
Ken o zaman çalışıyordu.Ken was running at that time.
John oyun oynadığımız her zaman kazanır.John wins every time we play the game.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
zaman ile cümle - Sayfa 14 - zaman kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App