zamanım ile cümle

zamanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Keşke bunu bitirmek için biraz daha zamanım olsa.I wish I had a little more time to finish this.
Çok az zamanımız var, onu da boşa harcamayalım.Let's not waste what little time we have.
Zamanımızı boşa harcamayalım.Let's not waste our time.
Bizim fazla zamanımız yok.We haven't got much time.
Gürültüye alışmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to get used to the noise.
Bütün zamanımı bu projeye adamak istiyorum.I want to dedicate all my time to this project.
Bütün zamanımı seninle geçirmek istiyorum.I want to spend all my time with you.
Bunu tekrar yapmaya çalışmak için zamanımı harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time trying to do this again.
Yapmak istediğim her şeye yetecek zamanım olmayacak.I won't have enough time for everything I want to do.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to do all the things I want to do.
Ne kadar meşgul olursam olayım çocuklarım için her zaman zamanım olacak.No matter how busy I become, I'll always have time for my children.
Gitme zamanım geldi.It's about time I was going.
Zamanımız olursa geleceğim.If time permits, I'll come.
Bizim zamanımız sınırlı.Our time is limited.
Zamanımız var.We have time.
Zamanım var.I have time.
Sen giyinirken tırnaklarımı törpüleyecek zamanım olacak.I'll have time to file my nails while you're dressing.
Zamanımı boşa harcamak istemedim.I didn't want to waste my time.
Zamanım yoktu.I didn't have time.
Uzun zamanım yok.I don't have long.
Yeterince zamanım yoktu.I didn't have enough time.
Benim yatacak zamanım yok.I don't have a bedtime.
Fazla zamanım kalmadı.I don't have much longer.
Daha fazla zamanımız yok.We don't have more time.
Fazla zamanımız olmayacak.We won't have much time.
Üzerimi değişmek için zamanım yoktu.I didn't have time to change.
Onun için zamanım olmadı.I didn't have time for that.
Ona zamanım olmadı.I didn't have time for that.
Senin için her zaman zamanım var.I always have time for you.
Bu raporu toplantıdan önce bitirmek için neredeyse zamanım yoktu.I barely had time to finish this report before the meeting.
Onun hakkında düşünmek için neredeyse zamanım yoktu.I barely had time to think about it.
Oturma odasını temizlemeyi bitirmek için zamanım yoktu.I didn't have time to finish cleaning the living room.
Bugün duş almak için zamanım yoktu.I didn't have time to take a shower today.
Onu düşünmeye zamanım yoktu.I didn't have time to think about it.
Çok fazla zamanım yok.I don't have a whole lot of time.
O tür zamanım yok.I don't have that kind of time.
Başka bir şey için zamanım yok.I don't have time for anything else.
Bu saçmalığa ayıracak zamanım yok.I don't have time for this nonsense.
Şimdi bunun için zamanım yok.I don't have time for this now.
Her şeyi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain everything.
Şimdi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain it now.
Ne kadar zamanımız olduğunu bilmiyorum.I don't know how much time I've got.
Fazla zamanımız olduğunu sanmıyorum.I don't think we have much time.
Çok zamanımız olduğunu sanmıyorum.I don't think we've got much time.
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Sanırım gitme zamanım.I guess it's time for me to go.
Yapmam gerekeni düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think about what I had to do.
Düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Zamanımı israf etmekten nefret ederim.I hate to waste my time.
Zamanımın olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether I have time or not.
Senin sahip olduğun kadar çok zamanım var.I have as much time as you do.
Senin için bütün zamanımı tasarruf ediyorum.I've been saving all my time for you.
Zamanımla yapacak daha iyi şeylerim var.I have better things to do with my time.
Şu anda biraz ekstra zamanım var.I've got a little extra time right now.
Onu yapmak için zamanım yok.I've got no time for that.
Şimdi çok zamanım var.I've got plenty of time now.
Çok az zamanım var.I've got very little time.
Pratik yapacak çok zamanım oldu.I've had a lot of time to practice.

İlgili Sayfalar