Senin parana ihtiyacım yok. İhtiyacım olan senin zamanın.I don't need your money. What I need is your time.
Tom tepki vererek zamanı boşa harcamak istemedi.Tom didn't waste time responding.
Daha fazla zamanımız yok.We don't have more time.
Fazla zamanımız olmayacak.We won't have much time.
Zamanın yok.You don't have the time.
Zamanınız yok.You don't have the time.
Belli ki senin zamanın yok.You obviously don't have time.
Zamanında oraya varamadım.I didn't get there in time.
Üzerimi değişmek için zamanım yoktu.I didn't have time to change.
Onun için zamanım olmadı.I didn't have time for that.
Ona zamanım olmadı.I didn't have time for that.
Senin için her zaman zamanım var.I always have time for you.
İşi zamanında yaptırmanın tek yolunun o olduğunu varsayıyorum.I assume that was the only way to get the job done in time.
Kirayı zamanında ödeyebileceğimize sizi temin ederim.I assure you we'll be able to pay the rent on time.
Bu raporu toplantıdan önce bitirmek için neredeyse zamanım yoktu.I barely had time to finish this report before the meeting.
Onun hakkında düşünmek için neredeyse zamanım yoktu.I barely had time to think about it.
Tom'un buraya zamanında gelmeyeceğini neredeyse garanti edebilirim.I can almost guarantee that Tom won't get here on time.
Faydalı bir şey yapmak için bu zamanı kullanabilirim.I could be using this time to do something useful.
Eve gelme zamanı olduğuna karar verdim.I decided it was time to come home.
Oturma odasını temizlemeyi bitirmek için zamanım yoktu.I didn't have time to finish cleaning the living room.
Bugün duş almak için zamanım yoktu.I didn't have time to take a shower today.
Onu düşünmeye zamanım yoktu.I didn't have time to think about it.
Oraya zamanında varacağımı düşünmedim.I didn't think I'd get there in time.
Çok fazla zamanım yok.I don't have a whole lot of time.
O tür zamanım yok.I don't have that kind of time.
Başka bir şey için zamanım yok.I don't have time for anything else.
Bu saçmalığa ayıracak zamanım yok.I don't have time for this nonsense.
Şimdi bunun için zamanım yok.I don't have time for this now.
Her şeyi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain everything.
Şimdi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain it now.
Ne kadar zamanımız olduğunu bilmiyorum.I don't know how much time I've got.
Onu zamanında yaptım.I made it on time.
Tom'un raporu yazmayı bitirmek için gerçekten yeterli zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has enough time to finish writing the report.
Tom'un yardım etmek için gerçekten zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom really has time to help.
Fazla zamanımız olduğunu sanmıyorum.I don't think we have much time.
Çok zamanımız olduğunu sanmıyorum.I don't think we've got much time.
Bunun için zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my time on this.
Birlikte harcadığımız zamanın tadını çıkarırım.I enjoy the time we spend together.
Zamanında orada olmanızı bekliyorum.I expect you to be there on time.
Sanırım gitme zamanım.I guess it's time for me to go.
Yapmam gerekeni düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think about what I had to do.
Düşünmek için biraz zamanım vardı.I had some time to think.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Buraya zamanında gelmek için bu sabah ilk trene yetişmek zorundaydım.I had to catch the first train this morning to get here in time.
Zamanımı israf etmekten nefret ederim.I hate to waste my time.
Zamanımın olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether I have time or not.
Senin sahip olduğun kadar çok zamanım var.I have as much time as you do.
Senin için bütün zamanımı tasarruf ediyorum.I've been saving all my time for you.
Doğru zamanı bekliyorum.I've been waiting for the right moment.
Doğru zamanı beklemekteyim.I've been waiting for the right time.
Zamanımla yapacak daha iyi şeylerim var.I have better things to do with my time.
Şu anda biraz ekstra zamanım var.I've got a little extra time right now.
Onu yapmak için zamanım yok.I've got no time for that.
Şimdi çok zamanım var.I've got plenty of time now.
Çok az zamanım var.I've got very little time.
Pratik yapacak çok zamanım oldu.I've had a lot of time to practice.
Herhangi bir dekorasyon yapacak zamanım yoktu.I haven't had time to do any decorating.
İstediğini arayacak zamanım yoktu.I haven't had time to look for what you wanted.
Pratik yapacak zamanım vardı.I've had time to practice.