Ana içeriğe geç
Sözlük

zamanı ile cümle

zamanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım biraz zayıflamamın zamanıdır.I think it's time for me to lose some weight.
Sanırım bazı yeni arkadaşlar edinmemin zamanıdır.I think it's time for me to make some new friends.
Sanırım daha küçük bir eve taşınmayı düşünmemin zamanıdır.I think it's time for me to move into a smaller home.
Sanırım benim için harekete geçme zamanıdır.I think it's time for me to move on.
Sanırım varoşlara taşınmamın zamanıdır.I think it's time for me to move to the suburbs.
Sanırım çimi biçmemin zamanıdır.I think it's time for me to mow the lawn.
Sanırım bir parti düzenlememin zamanıdır.I think it's time for me to organize a party.
Sanırım oltaya yeni bir yem takmamın zamanıdır.I think it's time for me to put new bait on the hook.
Sanırım nasıl yaşadığımı yeniden gözden geçirmemin zamanıdır.I think it's time for me to reconsider how I've been living.
Bence bu reçeteyi tekrar doldurmamın tam zamanı.I think it's time for me to refill this prescription.
Sanırım benim emekli olma zamanımdır.I think it's time for me to retire.
Sanırım Boston'a dönmemin zamanıdır.I think it's time for me to return to Boston.
Sanırım hoşça kal dememin zamanıdır.I think it's time for me to say goodbye.
Sanırım gerçekten ne düşündüğümü söylememin zamanıdır.I think it's time for me to say what I really think.
Sanırım kalemimi açmamın zamanıdır.I think it's time for me to sharpen my pencil.
Sanırım gitmemin zamanıdır.I think it's time for me to shove off.
Sanırım onu uygun olarak nasıl yapacağını sana göstermemin zamanıdır.I think it's time for me to show you how to do that properly.
Sanırım ne düşündüğümü açıkça söylememin zamanıdır.I think it's time for me to speak up.
Sanırım çocuklarımla biraz zaman geçirmemin zamanıdır.I think it's time for me to spend a little time with my children.
Sanırım biraz daha odun yarmamın zamanıdır.I think it's time for me to split some more firewood.
Sanırım benim için ayrılma zamanıdır.I think it's time for me to split.
Sanırım akşam yemeği pişirmeye başlamamın zamanıdır.I think it's time for me to start cooking dinner.
Sanırım sorumluluklarımı ciddiye almaya başlamamın zamanıdır.I think it's time for me to start taking my responsibilities seriously.
Sanırım benim için çekilme zamanıdır.I think it's time for me to step aside.
Sanırım onun her zaman istediğini yapmasına izin vermeyi durdurmamın zamanıdır.I think it's time for me to stop allowing her to always have her own way.
Sanırım benim için çalışma zamanıdır.I think it's time for me to study.
Sanırım bu sorun hakkında patronla konuşmamın zamanıdır.I think it's time for me to talk to the boss about this problem.
Sanırım küçük bir parti yapmamın zamanıdır.I think it's time for me to throw a little party.
Sanırım TV'i kapatmamın zamanıdır.I think it's time for me to turn off the TV.
Sanırım radyoyu açmamın zamanıdır.I think it's time for me to turn on the radio.
Sanırım bu kargaşadan uzaklaşmamın zamanıdır.I think it's time for me to walk away from this mess.
Sanırım arabamı yıkamamın zamanıdır.I think it's time for me to wash my car.
Bu gömleği yıkamamın zamanıdır.I think it's time for me to wash this shirt.
Sanırım anneme bir mektup daha yazmamın zamanıdır.I think it's time for me to write my mother another letter.
Sanırım bir anlaşmaya varmamızın zamanıdır.I think it's time for us to come to an agreement.
O kadar önemli olmayan şeyler hakkında endişelenerek zamanının çoğunu harcar mısın?Do you spend most of your time worrying about things that don't matter so much?
Evi temizlemem için geçen zamanı büyük ölçüde azaltmak istiyorum.I would like to drastically decrease the amount of time it takes me to clean the house.
Yaşamak için bir haftan daha olsaydı, zamanını ne yaparak geçirirdin?If you only had one more week to live, what would you spend your time doing?
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.She spends a majority of her time taking care of her children.
O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.She spends all her time thinking about boys.
O, zamanının üçte birini evrak işleri yaparak geçirir.She spends over a third of her time doing paperwork.
Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.Spend your time wisely and you'll always have enough of it.
Trompet çalmak için harcadığın zamanın süresi sana kalmıştır.The amount of time you spend practicing the trumpet is up to you.
Zamanının çoğunu hangi etkinliği yaparak geçirirsin?What activity do you spend most of your time doing?
Zamanınızın çoğunu ne yaparak geçirirsiniz?What do you spend most of your time doing?
Hoşlandığın bir şeyi yaparak zamanını geçirmeyi tercih etmez misin?Wouldn't you rather spend your time doing something you enjoy?
O, boş zamanını oyuncak bebekler yaparak harcar.She spends her free time making dolls.
Şimdi senin zamanındır.Now is your time.
Hâlâ zamanımız var.We still have time.
Uyku zamanı.It's time to sleep.
O bir saatli radyo ile zamanı ölçer.He measures the time with a clock radio.
Bana yardımcı olmak için zamanın var mı?Do you have time to help me?
Bu restoranda ilk yemek yediğin zamanı hatırlıyor musun?Can you remember the first time you ate at this restaurant?
The Beatles'ı ilk dinlediğin zamanı hatırlayabiliyor musun?Can you remember the first time you heard the Beatles?
İlk karşılaştığımız zamanı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember the time we first met?
Benim zamanımı israf ettiğimi düşünüyor musunuz?Do you think I'm wasting my time?
Sizce ben zamanımı boşa harcıyor muyum?Do you think I'm wasting my time?
Birlikte pikniğe gittiğimiz zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the time when we went on a picnic together.
Benim senin parana ihtiyacım yok. Sadece senin zamanına ihtiyacım var.I don't need your money. I just need your time.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod