Ana içeriğe geç
Sözlük

zaman zarfı ile cümle

zaman zarfı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Bu zaman zarfında l’École Nouvelle de Neuilly'de öğretmenlik yaptı.During some of this time, he also taught at l'École Nouvelle de Neuilly.
Aynı zaman zarfında Theodore Roosevelt'in vestiyeri sinema salonuna dönüştürüldü.Around the same time, Theodore Roosevelt's coatroom became the movie theater.
April'in apartmanında kendinin olduğu İkinci Zaman Zarfından kalma antika dükkanı bulur ve işletir.April's apartment is located above the Second Time Around antique store which she owns and operates.
Bu zaman zarfında Mach, psiko-fizik ve duygusal algı alanındaki çalışmalarına devam etti.During that period, Mach continued his work in psycho-physics and in sensory perception.
Bu zaman zarfında da nehirden karayolu olarak faydalanılır.This spelling came to be used for the river as well.
Eğer iki gezegen aynı zaman zarfında keşfedilmişse yıldıza en yakın olanı sıradaki harfi alır.If a star is in-between two stars, a ship would appear at the closest one.
Emina Sandal, albüm kayıtlarını iki yılın üzerinde bir zaman zarfında tamamlamıştır.Emina recorded the album over the past two years.
Bu zaman zarfında Komünist Parti yönetimindeki politik değişiklik sonucu NEP de dağıldı.Virtually overnight the political lines of the Communist parties of the world shifted.
Böylece alışılmış sel seviyesi, çok kısa zaman zarfında 9 metreyi aşmıştır.If it does, ocean levels would rise by a few metres in a very short period of time.
Ama bunun, şu an ile kasım arasındaki zaman zarfında mümkün olacağına inanıyorum.But I do believe that between now and November, it is possible.
Ve eğer bu zaman zarfında bir şey gelmiyorsa, bekleyip durmayın.In the meantime if something doesn't come along don't be waiting!
Ve bu zaman zarfında iki tane kızım oldu.And in the intervening years I had two daughters.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.I'm not quite sure how long it will be, but for the time being, I appreciate your assistance.
Bu zaman zarfında, Çinli girişimci ABD'ye 100 oyuncak bebeği gönderecek.In this time period, this Chinese guy is going to ship over 100 dolls to the United States.
Yani bu 60 yıllık zaman zarfındaki büyüme trendini incelerler. -So they'll be looking for trend in growth over this 60-year period.
Arşiv zaman zarfı okuma işleminde hata.Reading archive time stamp failed.
Ayrıca bu zaman zarfında anlaşmaya varamamamız da gayet olasıdır."It is also quite possible that we do not reach an agreement within this time."
Bitkiler, daha sonra hayvanlar ve muhtemelen ilkel mantar türleri bu zaman zarfında oluşur.Plants, later animals and possibly earlier forms of fungi form around this time.
Bu zaman zarfında çok sayıda küçük patlamalar gerçekleşir.Zahlreiche kleinere Explosionen fanden in dieser Zeit statt.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.200 000 personnes meurent au cours de ces déplacements.
Bu zaman zarfında Hindistan ve İran arasında düşük seviyede kültürel alışverişler de yaşandı.También tuvieron lugar durante este periodo intercambios culturales de menor nivel entre la India y Persia.
Aynı zaman zarfında Theodore Roosevelt'in vestiyeri sinema salonuna dönüştürüldü.En la misma época, el guardarropa de Theodore Roosevelt se transformó en el cine familiar.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.Alrededor de la misma época Kapranos enseñó a su amigo, Bob Hardy, cómo tocar el bajo.
Bu zaman zarfında grupla beraber birçok albüm yaptı.Desde entonces ha grabado varios exitosos álbumes con el grupo.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Alrededor de 600 personas murieron en ese momento.
Standartlaştırma 5 yıl süren bir zaman zarfında tamamlanmıştır.Cada fase toma alrededor de 5 semanas en ser completada.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Per cui in mezzo alla campagna sorgevano oratori.
Çok uzun. Bu zaman zarfında kahve yapalım mı?Слишком длинно. За это время можно кофе сварить.
Bu zaman zarfında kış ayları için hazırlıklar yapılır.Это связано с тем, что в это время года определялись работы по подготовке к зиме.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Ночь на территории, занятой митингующими, прошла спокойно.
Bu zaman zarfında dini ilimler üzerine yazılar kaleme almaya başladı ve diğer dinler üzerine çalışmalar yaptı.Находясь в тюрьме, он продолжал писать религиозные статьи и проповедовать всем, кто собирался вокруг.
Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu.Ao viver com os colonos, adaptava-se lentamente ao seu modo de vida.
Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur.Como consequência, durante algum tempo, foi considerado um metal precioso, mais valioso que o ouro.
Bu zaman zarfında Oda Hiroyuki Takei ile tanışmıştır.Hij volgde hierbij Hiroyuki Hosoda op.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.På denna dag dog minst 192 människor.
Uluslararası Af Örgütü, bu zaman zarfı içinde 4.482'den fazla politik mahkûmun öldürüldüğünü bildirdi.Amnesty International har registrerat namn på över 4 482 försvunna fångar.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.Приблизно в той же час, Капранос навчав свого друга Боба Харді грати на бас-гітарі.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Podle tehdejších zpráv zemřelo během několika minut 40 000 lidí.
Bu zaman zarfında Chiarini The Ohio Brewery ve Alberini’s gibi restoranlarda çalışmıştır.În această perioadă a lucrat în restaurante precum „The Ohio Brewery” și „Alberini’s”.
Bu zaman zarfında kış ayları için hazırlıklar yapılır.Acestea vor fi folosite în pregătirea pentru iarnă.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.A plouat abundent toată ziua, timp în care am rămas în casă.
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.Lakói ebben az időszakban tértek át a protestáns hitre.
Bu zaman zarfında İKSV’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev aldı.Az akkori elnök, Rétvári Bence mellett lett az IKSZ regionális alelnöke.
Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu.Meget af hans kunst gjorde grin med den samtidige politik og skikke.
Bu zaman zarfında Norveç ve İsveç'te sürgünde Norveççe ve İsveççe öğrendi.Han lærte seg både norsk og svensk i løpet av oppholdet her.
Melik Tuğluk, tahta geçtikten bir hafta gibi kısa bir zaman zarfında sü-kûneti sağladı.Osten tas så ut av formene for tørrsalting i en uke.
Bu zaman zarfında ekonomik sabitlilik artarken kronik enflasyon da büyük ölçüde düşürüldü.Inflasjonen økte, samtidig som landet hadde en kronisk varemangel.
Bu zaman zarfında Chiarini The Ohio Brewery ve Alberini’s gibi restoranlarda çalışmıştır.Selama selang waktu tersebut Chairini bekerja di restoran seperti The Ohio Brewery dan Alberini.
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.Cùng khoảng thời gian đó, Franz Joseph Muller cũng tạo ra một chất tương tự, nhưng không thể xác định nó.
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.大約就在同時,米勒·馮·賴興斯泰因(Franz-Joseph Müller von Reichenstein)也製造出類似的物質,但卻無法辨識它。
Bu zaman zarfında bölge sakinleri Protestanlardı.早晨,当地居民表示处于平静状态。
Bu zaman zarfında Steve McCurry Gula'ya ulaşmak için girişimlerde bulunduysa da başarılı olamadı.但連續一段時間,祖·高爾並沒有得到上場的機會。
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.同一時間,Alex教他的朋友Bob Hardy玩低音吉他。
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.בערך באותו הזמן, הפיק פרנץ יוזץ מילר חומר דומה, אך לא יכול היה לזהותו.
Bu zaman zarfında Ermenistan Roma ve Sasani imparatorlukları arasında anlaşma sonucu paylaşıldı.בתקופה זו ארמניה חולקה בהסכם בין האימפריה הרומית והסאסאנית.
Aynı zaman zarfında Franz Joseph Muller de tanımlayamadığı benzer bir maddeyi üretti.Приблизително по същото време Франц Йозеф Мюлер достига до подобна субстанция и не успява да я разпознае.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.U to vrijeme, Kapranos je počeo proučavati njihovog prijatelja Boba Hardya kako svira bas-gitaru.
Bu zaman zarfında çok sayıda küçük patlamalar gerçekleşir.Med temi dogodki so se pojavili številni manjši eksplozivni izbruhi.
Bu zaman zarfında 200.000 kişi öldü.Per tą laiką jų čia atvežta 200 000.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod