Mary sınavda hile yapmak için zaman makinesini kullandı.Mary used her time machine to cheat on the exam.
Sanırım o zamanda hiçbirimiz zaman makinesine oldukça inanmıyordu.I think that at that time none of us quite believed in the Time Machine.
Eğer bir zaman makinesi yoksa, birinin annesinden daha yaşlı olması imkansızdır.It's impossible for someone to be older than his mother, unless he has a time machine.
Tom'un bir zaman makinesi var.Tom has a time machine.
Tom bir zaman makinesi yaptı.Tom built a time machine.
Tom bir zaman makinesi inşa etti.Tom built a time machine.
Sonlu bir zaman makinesi yapmak için, negatif enerji gerektiğini kanıtlayabilirim.”demiştir.I can prove that to build a finite time machine, you need negative energy."
Sovyet oyuncusu, Müttefiklerin zaman makinesini çalması için göreve getirilir.A Soviet strike team manages to capture the Allied time machine.
Yuri zaman makinesiyle geçmişe gitmeye çalışır.Megan then tries to get the Time Machine working.
Sonra kertenkelelerin koçu bir zaman makinesi bulacaklarını söyler.He walks and suddenly find a time machine.
Zaman Makinesi - H. G. Wells'in romanından 1960'ta uyarlanan ABD filmi.The theme was The Time Machine, from the H. G. Wells novel.
Zaman makinesinde gibi.Way back machine.
Ve bir zaman makinesi yapmak istiyorum"And I want to make a time machine."
Gerçekten bir zaman makinesi.It's really a time machine.
Sonra kertenkelelerin koçu bir zaman makinesi bulacaklarını söyler.Die Menschen wollen die Maschinen ein für alle Mal vernichten.
Diffy ailesi taş devrine gezmeye gittiğinde zaman makinesine gizlice bindi.Cuando los Diffy fueron en sus vacaciones a la Edad de Piedra.
Oyunda zaman makinesiyle geri dönüş yapılır.All'orario previsto viene effettuata la corsa di ritorno.
Yuri zaman makinesiyle geçmişe gitmeye çalışır.Уже дома Стьюи уничтожает машину времени.
Yuri zaman makinesiyle geçmişe gitmeye çalışır.Jesse probeert zijn drugsverleden te vergeten.
Kullandığı zaman makinesinin bir rahim biçimindedir.W walce posługuje się swoją mechaniczną ręką.
Mühendis Şurik evinde bir zaman makinesi yapmaya çalışmaktadır.Uppfinnaren Sjurik bygger en tidsmaskin i sin lägenhet.
Mühendis Şurik evinde bir zaman makinesi yapmaya çalışmaktadır.Inginerul Șurik a inventat o mașină a timpului în apartamentul său.
Yuri zaman makinesiyle geçmişe gitmeye çalışır.Yuri ehtii kuitenkin paeta varastamallaan aikakoneella menneisyyteen.
Albert Einstein geçici bir savunma aleti (zaman makinesi) icat etti.Onneksi Albert Einstein on saanut juuri valmiiksi uuden laitteensa, aikakoneen.
Bu örnek olarak Tipler silindirinin zaman makinesi olarak kullanılamayacağını kanıtladı.この証明は、例えば、有限のティプラー・シリンダーはタイムマシンとして使うことができないことなどを明らかにした。
Sonlu bir zaman makinesi yapmak için, negatif enerji gerektiğini kanıtlayabilirim.”demiştir.난 유한한 타임머신을 작동시키기 위해서는 음의 에너지가 반드시 필요함을 증명할 수 있다."라고 말했다.
Sonra kertenkelelerin koçu bir zaman makinesi bulacaklarını söyler.Po apsižodžiavimo Sleidas prasitaria, kad užmuš lapiuką progai pasitaikius.
Diffy ailesi taş devrine gezmeye gittiğinde zaman makinesine gizlice bindi.Kui naaber perekonda hoiatas, õnnestus neil küüditamise ajaks varjuda.
Gerçekten bir zaman makinesi.Benar-benar sebuah mesin waktu.
Gerçekten bir zaman makinesi.C'est véritablement une machine à voyager dans le temps.
Gerçekten bir zaman makinesi.Das Eis ist wahrhaftig eine Zeitmaschine.
Gerçekten bir zaman makinesi.Đó thật sự là một cỗ máy thời gian.
Gerçekten bir zaman makinesi.E cu adevărat o maşină a timpului.
Gerçekten bir zaman makinesi.Es realmente una máquina del tiempo.
Gerçekten bir zaman makinesi.Het is echt een tijdmachine.
Gerçekten bir zaman makinesi.In realtà è una macchina del tempo.
Gerçekten bir zaman makinesi.Je to skutečný stroj času.
Gerçekten bir zaman makinesi.Je to vlastne stroj času.
Gerçekten bir zaman makinesi.말 그대로 타임머신입니다.
Gerçekten bir zaman makinesi.Se on itse asiassa aikakone.
Gerçekten bir zaman makinesi.To wehikuł czasu.
Gerçekten bir zaman makinesi.Είναι πραγματικά μία χρονομηχανή.
Gerçekten bir zaman makinesi.Това е наистина една машина на времето.
Gerçekten bir zaman makinesi.Это настоящая машина времени.
Gerçekten bir zaman makinesi.זו באמת מכונת זמן.
Gerçekten bir zaman makinesi.انها آلة رائعة جدا
Gerçekten bir zaman makinesi.活動のピークだった今年のはじめには
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.Điều cuối cùng tôi muốn cho bạn thấy, cỗ máy hành vi theo thời gian mới nhất,
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.제가 마지막으로 당신에게 보여드릴 것은, 마지막 '행동적 타임 머신'입니다. 할 헐시필드(Hal Hershfield)와 함께 제작하였는데,
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.Het laatste dat ik je toon, de laatste gedragstijdsmachine, is iets dat ik met Hal Hershfield heb gemaakt.
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.И последняя программа на сегодня — современная поведенческая машина времени.
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.הדבר האחרון שאראה לכם -- מכונת הזמן האחרונה להתנהגות -- הוא דבר שיצרתי עם האל הרשפילד,
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.آخر شيء سوف أعرضه عليكم هو أحدث آلة زمن سلوكية شيء قمت بتصميمه مع هيرشفيلد هال،
Size göstereceğim son şey, son davranışsal zaman makinesi, bu Hal Hershfield ile birlikte yarattığım bir şey.生涯の最後にとる行動が分かるタイムマシーンです。 これは、先に紹介したプロジェクトの相棒から 紹介された金融行動の専門家であるハーシュ=フィールドと共に
Tardis adındaki Zaman Makinesi'nde zamanın içinde geçmişe ve geleceğe yolculuk yapan Zamanın Efendisi.במכונת זמן דמויית עמדת משטרה, קטנה מבחוץ, מסיבית מבפנים בשם טארדיס.
Ve bir zaman makinesi bulup o çocukla konuşabilseniz, kendinize ne derdiniz?여러분이 과거로 가는 타임머신을 만들어 타고가서 그 아이한테 말할 수 있다면 여러분은 자신한테 뭐라고 말하고 싶나요?
Ve bir zaman makinesi bulup o çocukla konuşabilseniz, kendinize ne derdiniz?Si pudieras hacer una máquina del tiempo para viajar al pasado y hablar con aquel chico, ¿qué te dirías?
Ve bir zaman makinesi bulup o çocukla konuşabilseniz, kendinize ne derdiniz?ואם הייתם יכולים לבנות מכונת זמן כדי לנסוע לעבר ולדבר עם הילד הזה, מה הייתם אומרים לעצמכם?
Ve bir zaman makinesi bulup o çocukla konuşabilseniz, kendinize ne derdiniz?وإذا كان بالامكان بناء آلة الزمن للسفر عائداً والتحدُّث مع ذلك الطفل، ماذا كنت تقول لنفسك؟
Ve bir zaman makinesi bulup o çocukla konuşabilseniz, kendinize ne derdiniz?何と声をかけますか? 私の場合は簡単です